Nepal'in başkenti Katmandu'da meydana gelen ve 41 Avustralya vatandaşının kaybolmasına yol açan sel felaketinde, arama kurtarma çalışmaları dördüncü gününde devam ederken, kayıpların yakınları hem umut hem de endişe içinde. Yetkililer, morgların dolmaya başlaması nedeniyle kimliği belirlenemeyen kurbanlar için DNA örneği topluyor ve toplu defin planları yapıyor. Eğitim hastanesinin duvarlarında, kimliği belirsiz kurbanların fotoğrafları sergileniyor; aileler sevdiklerini bulmak için hastane koridorlarında umutsuzca bekliyor.
Felaketin Arka Planı
Geçtiğimiz hafta sonu Nepal'in dağlık bölgelerinde etkili olan şiddetli muson yağmurları, ani sel ve toprak kaymalarına yol açtı. Özellikle Katmandu Vadisi'nde birçok yerleşim yeri sular altında kaldı. Ülke genelinde en az 250 kişinin hayatını kaybettiği bildirilirken, kayıp sayısının 100'ü aştığı belirtiliyor. Avustralya Dışişleri Bakanlığı, kayıp vatandaşlarının çoğunun turist olduğunu ve felaket sırasında popüler trekking rotalarında bulunduklarını açıkladı. Bölgede iletişim hatlarının kesilmesi, arama kurtarma çalışmalarını zorlaştırıyor.
Katmandu'daki Tribhuvan Üniversitesi Eğitim Hastanesi'nde kurulan kriz merkezinde, aileler kayıp yakınlarını arıyor. Hastane yetkilileri, kimliği belirsiz cesetlerin fotoğraflarını bir panoya asarak ailelerin teşhis etmesini sağlamaya çalışıyor. Ancak birçok cesedin tanınmayacak halde olması nedeniyle DNA testleri büyük önem taşıyor. Nepal polisi, kayıp kişilerin yakınlarından kan örneği alarak DNA veri tabanı oluşturdu. Morg kapasitelerinin dolması üzerine, hükümet kimliği belirlenemeyen kurbanlar için toplu defin hazırlıklarına başladı.
Avustralya hükümeti, Nepal'e acil arama kurtarma ekibi gönderdi. Başbakan, yaptığı açıklamada "Bu zorlu süreçte Nepal halkının ve kayıp vatandaşlarımızın ailelerinin yanındayız" dedi. Avustralya'nın Katmandu Büyükelçiliği, kayıp kişilerin listesini güncellerken, ailelere düzenli bilgi veriliyor. Ancak arama kurtarma çalışmalarının zorlu arazi koşulları ve olumsuz hava şartları nedeniyle yavaş ilerlediği belirtiliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Nepal'deki bu felaket, Güney Asya'nın iklim değişikliğine karşı kırılganlığını bir kez daha gözler önüne serdi. Bölgede muson yağışlarının şiddeti son yıllarda giderek artıyor; bilim insanları bunu küresel ısınmaya bağlıyor. Himalayalar'daki buzul erimeleri, nehir taşkınlarını tetikleyerek daha büyük felaketlere yol açıyor. Nepal, coğrafi konumu nedeniyle iklim değişikliğinin etkilerine en açık ülkelerden biri olarak değerlendiriliyor.
Dünya genelinde turistlerin gözde rotalarından biri olan Nepal'deki bu tür afetler, turizm sektörünü de olumsuz etkiliyor. Ülke ekonomisi büyük ölçüde turizme bağımlı; felaketler, hem can kaybına hem de ekonomik kayıplara yol açıyor. Uluslararası toplum, Nepal'e yardım etmek için seferber olmuş durumda. Hindistan, Çin, ABD ve AB ülkeleri arama kurtarma ekipleri ve insani yardım gönderiyor. Birleşmiş Milletler, afet yönetimi konusunda Nepal hükümetine teknik destek sağlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Nepal'deki bu felaketin ardından taziye mesajı yayımlarken, arama kurtarma çalışmalarına destek olabileceğini bildirdi. Türk Kızılayı ve AFAD, bölgeye insani yardım ulaştırmak için hazırlık yapıyor. Bu tür afetler, Türkiye'nin afet yönetimi konusundaki deneyiminin uluslararası platformda paylaşılması açısından önem taşıyor. Ayrıca, iklim değişikliğinin yol açtığı doğal afetlerin arttığı bir dönemde, Türkiye'nin bölgesel iş birliği ve afet müdahale kapasitesini güçlendirmesi gerektiği bir kez daha görülüyor. Nepal'deki durum, benzer coğrafi risklere sahip Türkiye için de bir uyarı niteliği taşıyor.