NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, bugün Ankara'da başladı. İttifakın 75. kuruluş yıl dönümüne denk gelen zirvede, liderlerin Ukrayna'daki savaştan savunma harcamalarına kadar pek çok kritik konuyu ele alması bekleniyor. Ancak zirvenin açılış konuşmalarında ABD Başkanı Donald Trump'ın Avrupalı müttefiklere yönelik sert eleştirileri, ittifakın geleceğine dair endişeleri yeniden gündeme taşıdı. Trump, NATO ülkelerinin gayri safi yurt içi hasılasının (GSYİH) yüzde 2'sini savunmaya ayırma taahhüdünü yerine getirmediğini belirterek, bu durumun ABD'nin ittifaka olan bağlılığını sorgulamasına neden olduğunu ifade etti. Özellikle Almanya ve Fransa'nın hedef alındığı konuşmada, Trump'ın 'NATO'nun Avrupa ayağı zayıf' sözleri, salonda gerginlik yarattı.
Zirvenin Arka Planı: Birlik Söylemi ve Ayrışmalar
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, zirve öncesinde yaptığı açıklamada ittifakın 'tarihin en büyük savunma yapılanmalarından birini' gerçekleştirdiğini ve üye ülkelerin savunma harcamalarının arttığını duyurmuştu. Stoltenberg'in 'birlik' vurgusuna rağmen, Trump'ın açıklamaları ittifak içindeki derin bölünmeleri su yüzüne çıkardı. ABD'li yetkililer, Trump'ın Avrupa'yı 'bedavacılıkla' suçlayan söyleminin aslında yeni olmadığını ancak bu kez dozunun arttığını belirtiyor. Trump'ın özellikle NATO'nun ortak savunma harcamaları konusunda daha fazla yük paylaşımı talep etmesi, Avrupalı liderler tarafından 'kabul edilemez' olarak nitelendirildi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, zirve öncesi yaptığı açıklamada, 'NATO'nun bir dayanışma ittifakı olduğunu ve bunun bir pazarlık konusu yapılamayacağını' söyledi. Almanya Başbakanı Angela Merkel de, 'Savunma harcamaları konusunda ilerleme kaydettik, ancak bu konuyu bir kriz haline getirmek ittifakın ruhuna aykırı' ifadelerini kullandı.
Zirvede ayrıca Ukrayna krizi, Rusya'nın Baltık bölgesindeki faaliyetleri ve terörle mücadele konuları ele alınıyor. Özellikle Türkiye'nin, Suriye'nin kuzeyindeki PKK/YPG varlığına yönelik endişelerini gündeme getirmesi bekleniyor. NATO'nun Doğu kanadının güçlendirilmesi ve Polonya'daki askeri varlığın artırılması da gündem maddeleri arasında. Stoltenberg, zirvede 'savunma sanayi iş birliği' konusunda yeni bir anlaşmaya varılacağını duyurmayı planlıyor. Ancak Trump'ın sözleri, bu tür iş birliğinin önünde engel oluşturabilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Atlantik Ötesi Gerilim
Ankara'daki zirve, sadece NATO'nun iç dinamikleri açısından değil, aynı zamanda küresel dengeler açısından da kritik önem taşıyor. Trump döneminde ABD'nin NATO'ya karşı takındığı tutum, Avrupa Birliği'nin kendi savunma mekanizmalarını geliştirme çabalarını hızlandırmıştı. Avrupalı liderler, ABD'nin ittifaktan çekilme ihtimaline karşı 'Avrupa Savunma Birliği' projesini hayata geçirmek için somut adımlar atıyor. Fransa ve Almanya'nın öncülüğünde geliştirilen bu proje, NATO'ya alternatif değil, tamamlayıcı bir yapı olarak sunulsa da, Trump'ın eleştirileri projeyi daha da güçlendirebilir. Öte yandan Rusya, NATO'nun iç çelişkilerini yakından izliyor. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, 'NATO'nun bir kriz içinde olduğu açık. Bu, Rusya'nın çıkarlarına hizmet ediyor' açıklamasında bulundu. Uzmanlara göre, Trump'ın yarattığı belirsizlik, Putin'in elini güçlendirebilir ve Ukrayna'da ateşkes müzakerelerini zorlaştırabilir.
Zirvede ayrıca Akdeniz ve Orta Doğu'daki güvenlik tehditleri de ele alınıyor. Libya'daki istikrarsızlık ve İran'ın nükleer programı, NATO'nun güney kanadı için risk oluşturuyor. Türkiye, Libya'da ulusal mutabakat hükümetini destekleyen askeri müdahalesiyle ittifak içinde tartışma yaratmıştı. Bu konunun da zirvede masaya yatırılması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
NATO Zirvesi'nin Ankara'da yapılması, Türkiye'nin ittifak içindeki stratejik konumunu vurguluyor. Ancak Trump'ın Avrupa'ya yönelik sert söylemleri, Türkiye'yi zor bir denklemin ortasına koyuyor. Bir yandan ABD ile olan savunma ve güvenlik iş birliği (özellikle S-400 krizi sonrası gerginlik) diğer yandan Avrupa ile sığınmacı ve terörle mücadele konularındaki bağımlılık, Türk dış politikasının hassas dengelerini oluşturuyor. Türkiye, NATO'nun Doğu kanadında olduğu kadar güney kanadında da kritik bir ülke. Zirvede, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Suriye'deki güvenlik çıkarlarının NATO tarafından ne kadar dikkate alınacağı belirleyici olacak. Ayrıca Trump'ın savunma harcamaları konusundaki baskısı, Türkiye ekonomisi üzerinde yeni bir yük yaratabilir. Bu nedenle, Türkiye'nin zirvede kazan-kazan formülleri geliştirmesi ve hem ABD'yi hem de Avrupalı müttefikleri memnun edecek bir orta yol bulması gerekiyor.