ABD ordusu, İran'ın Hürmüz Boğazı'nda üç ticari gemiye saldırdığı iddiasının ardından İran'a yönelik hava saldırıları başlattı. Pentagon'dan yapılan açıklamaya göre, saldırılar İran'ın güneyindeki askeri tesisler ile Bahreyn ve Kuveyt'teki belirlenen hedeflere eş zamanlı olarak gerçekleştirildi. İlk belirlemelere göre saldırılarda çok sayıda can kaybı yaşandığı bildiriliyor. Bölgede tansiyonun daha da yükselmesinden endişe edilirken, İran yönetimi henüz resmi bir açıklama yapmadı.
Gelişmelerin arka planı
Olay, Hürmüz Boğazı'nda seyreden üç ticari geminin kimliği belirsiz saldırganlarca hedef alınmasıyla başladı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), saldırıların İran tarafından gerçekleştirildiğini duyurarak misilleme yapılacağını açıklamıştı. İran ise suçlamaları reddederek bölgedeki güçlerin savunma amaçlı faaliyet gösterdiğini belirtmişti. ABD'nin saldırıları, özellikle Bahreyn ve Kuveyt'teki hedefleri de kapsayarak bölgesel bir boyut kazandı. Bahreyn'deki ABD Donanması üssü olan Beşinci Filo Karargahı ve Kuveyt'teki askeri tesislerin vurulduğu belirtiliyor. Saldırıların kapsamı ve hedeflerin niteliği konusunda henüz net bilgi bulunmuyor.
Uzmanlar, bu saldırıların ABD ile İran arasında uzun süredir devam eden gerilimi yeni bir boyuta taşıdığı görüşünde. İran, geçmişte Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidinde bulunmuş, bölgedeki petrol tankerlerine yönelik saldırılar düzenlemişti. ABD ise Körfez'deki müttefikleriyle ortak devriyeler artırarak caydırıcılığı artırmaya çalışıyordu.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık üçte birine ev sahipliği yapıyor. Bu nedenle herhangi bir çatışma, küresel enerji piyasalarında büyük dalgalanmalara yol açabiliyor. Petrol fiyatları saldırı haberlerinin ardından yüzde 5'in üzerinde yükseldi. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar gibi Körfez ülkeleri, tansiyonun düşürülmesi çağrısı yaparken, Yemen'deki Husiler de İran'a destek mesajları yayınladı. İsrail ise İran'a yönelik saldırıları memnuniyetle karşıladığını ancak çatışmanın yayılmaması gerektiğini belirtti. Rusya ve Çin, ABD'yi uluslararası hukuku ihlal etmekle suçladı ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin acilen toplanmasını istedi.
Bölgesel güç dengeleri açısından bakıldığında, bu saldırılar İran'ın nüfuz alanını daraltma amacı taşıyor. ABD, Bahreyn ve Kuveyt'i de hedef alarak İran'ın Körfez'deki müttefiklerine gözdağı vermeyi hedefliyor. Ancak İran'ın Misak Havacılık Üssü ve Bandar Abbas askeri limanının vurulması, çatışmanın kapsamını genişletebilir. Tahran, bu saldırılara misilleme yapacağını duyurursa bölgesel bir savaş riski artabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Körfez'de artan gerilimin hem enerji güvenliği hem de bölgesel istikrar açısından yakından takipçisidir. Hürmüz Boğazı'ndaki çatışma, Türkiye'nin ithal ettiği petrol ve doğal gazın yaklaşık yüzde 10'unun geçtiği bir güzergahı etkilemektedir. Krizin derinleşmesi, enerji fiyatlarının yükselmesine ve Türkiye'nin cari açığının artmasına neden olabilir. Ayrıca Türkiye, ABD ve İran arasında arabuluculuk rolü üstlenebilir; ancak Ankara'nın hem NATO müttefiki ABD hem de komşusu İran ile dengeli ilişkiler sürdürme çabası zorlaşacaktır. Bölgedeki krizin yayılması, Türkiye'nin Suriye ve Irak politikalarını da dolaylı olarak etkileyebilir.