ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nda üçüncü bir petrol tankerinin vurulmasının ardından İran'daki askeri hedeflere yönelik yeni hava saldırıları talimatı verdi. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, saldırıların ABD donanma gemilerine ve müttefik ticari gemilere yönelik devam eden tehditleri bertaraf etmek amacıyla gerçekleştirildiği belirtildi. İran Dışişleri Bakanlığı ise derhal yanıt vererek, ABD'nin bu hamlesine karşı "sert ve orantılı" bir misilleme yapılacağını duyurdu. Böylece Ocak 2020'de General Kasım Süleymani'nin öldürülmesiyle başlayan gerginlik yeni bir boyuta taşınmış oldu.
Saldırıların Ayrıntıları ve Stratejik Hedefler
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından yapılan açıklamaya göre, saldırılar İran'ın güneyindeki askeri tesislere, hava savunma sistemlerine ve füze rampalarına odaklandı. İlk belirlemelere göre en az iki askeri üs ve bir lojistik merkez ağır hasar aldı. İran resmi haber ajansı IRNA ise saldırılarda 12 askerin hayatını kaybettiğini, 30'dan fazla kişinin de yaralandığını bildirdi. Bölgedeki diğer ülkelerden henüz resmi bir açıklama gelmezken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin hava sahalarını ABD uçaklarına kapatmadığı öğrenildi.
Uzmanlara göre, Trump yönetiminin bu hamlesi iki temel amaca hizmet ediyor: Birincisi, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz ticaretinin güvenliğini sağlamak; ikincisi ise İran'ın bölgedeki vekil güçler aracılığıyla yürüttüğü saldırıları caydırmak. Ancak İran'ın saldırılara yanıt olarak Üçüncü Körfez Filosu'nu alarma geçirdiği ve Basra Körfezi'nin kuzeyinde mayın döşeme çalışmalarına başladığı yönünde istihbarat raporları bulunuyor.
Küresel Enerji Piyasalarına Etkisi
Saldırı haberleriyle birlikte petrol fiyatları yüzde 8'in üzerinde yükselerek varil başına 95 dolar seviyesine çıktı. Hürmüz Boğazı'ndan geçen küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20'si olduğu düşünüldüğünde, olası bir boğaz kapatmasının dünya ekonomisinde derin bir resesyona yol açabileceği belirtiliyor. ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA), acil durum petrol stoklarını kullanmaya hazır olduğunu açıklarken, Suudi Arabistan da üretim kapasitesini artıracağını duyurdu. Çin ise tarafsız kalma çağrısı yaparken, Hindistan kendi enerji güvenliği için alternatif deniz yolları arayışına girdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, doğal gaz ve petrol ihtiyacının önemli bir kısmını İran ve Basra Körfezi ülkelerinden karşılamaktadır. Hürmüz Boğazı'nda yaşanacak bir tırmanma, enerji maliyetlerini artırarak Türkiye'nin cari açığını büyütebilir ve enflasyonist baskıyı derinleştirebilir. Ayrıca, İran'la sınır komşusu olan Türkiye, sınıra yakın PKK/PYD unsurlarının artan faaliyetleri nedeniyle güvenlik riskiyle karşı karşıyadır. Diplomatik açıdan, Türkiye hem NATO müttefiki ABD hem de enerji tedarikçisi İran arasında hassas bir denge kurmak zorundadır.