Hindistan Başbakanı Narendra Modi, 17 Haziran’da ABD Başkanı Donald Trump ile yapacağı ikili görüşme öncesinde iki ülke arasındaki ilişkilerde ciddi bir “güven eksikliği” yaşandığı uyarısında bulundu. Geçtiğimiz yıl içinde sadece bir kez bir araya gelebilen iki liderin bu görüşmesinin kısa sürmesi ve büyük açıklamalara sahne olmaması bekleniyor. Modi’nin bu çıkışı, özellikle ticaret tarifeleri, savunma iş birliği ve jeopolitik dengelerdeki pürüzlerin ardından geldi. Hindistan, ABD’nin Hint-Pasifik stratejisinde önemli bir ortak olarak görülse de son dönemde iki ülke arasındaki müzakereler tıkanma noktasına gelmişti.
Gelişmenin arka planı
Hindistan ve ABD arasındaki ilişkiler, özellikle Trump yönetiminin ticaret fazlasına ve Hindistan’ın Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi alımına tepki göstermesiyle gerilmişti. Washington, Yeni Delhi’ye karşı ticaret ayrıcalıklarını kaldırırken, Hindistan da misilleme tarifeleri uygulamıştı. Bu gerginlik, iki ülkenin stratejik bir konumda olmasına rağmen ortak çıkarların sorgulanmasına yol açtı.
Trump yönetimi, Hindistan’ın Çin’e karşı bir denge unsuru olarak önemini vurgularken, Modi yönetimi ise özellikle vize politikaları ve ticaret dengesi konusunda daha somut adımlar bekliyor. Gözlemciler, iki liderin Haziran ayındaki görüşmesinin sembolik olmaktan öteye geçemeyeceğini, ancak diyaloğun devamı açısından kritik olduğunu belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu görüşme aynı zamanda Güney Asya ve Hint-Pasifik bölgesindeki dengeleri de ilgilendiriyor. ABD’nin Çin’e karşı oluşturmaya çalıştığı ittifakta Hindistan kilit bir rol oynarken, güven eksikliği bu planları sekteye uğratabilir. Ayrıca, Rusya-Ukrayna savaşı sonrası Rusya’ya yönelik yaptırımlara Hindistan’ın net bir tavır almaması da Washington’u rahatsız ediyor. Hindistan’ın enerji ve askeri malzeme alımlarında Rusya’ya bağımlılığı, ABD ile iş birliğinin sınırlarını belirliyor.
Diğer yandan, Modi’nin güven eksikliği vurgusu, iç siyasette de popülist bir söylem olarak değerlendiriliyor. Hindistan kamuoyunda ABD’nin her zaman güvenilir bir ortak olmadığı algısı yaygın. Bu nedenle Modi’nin sert duruşu, yerel seçmen nezdinde olumlu karşılanabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin dış politikası açısından önemli bir sinyal taşıyor. Türkiye de S-400 alımı nedeniyle ABD ile benzer bir güven bunalımı yaşamış ve yaptırımlarla karşılaşmıştı. Hindistan’ın benzer bir sorunu yaşaması, ABD’nin müttefiklerine karşı tutarlı bir politika izlemediği yönündeki eleştirileri güçlendiriyor. Türkiye, Hindistan gibi büyük bir ülkenin bu süreçteki deneyiminden ders çıkarabilir. Ayrıca iki ülke arasında Rusya ve Çin ile ilişkiler konusunda benzer zorluklar bulunması, Türkiye’nin alternatif ittifak arayışlarında Hindistan’ı potansiyel bir ortak olarak değerlendirmesine yol açabilir. Bölgesel güç dengelerinde bu tür bir iş birliği, hem Türkiye’nin hem Hindistan’ın çıkarlarına hizmet edebilir.