Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Nisan 2018'de İsveç ve Norveç'e gerçekleştirdiği resmi ziyaretlerle yalnızca ticari bağları güçlendirmekle kalmadı, aynı zamanda Hindistan'ın Arktik bölgesindeki varlığını artırma yönündeki stratejik adımını da ortaya koydu. Ancak bu hedefin önünde büyük bir engel var: Rusya.
Ziyaretin Arka Planı ve Ticari Boyutu
Modi, Stockholm'de İsveç Başbakanı Stefan Löfven ile bir araya gelerek iki ülke arasındaki ticaret hacminin 5 milyar dolara çıkarılması hedefini teyit etti. Hindistan ve İsveç, savunma, yenilenebilir enerji ve inovasyon alanlarında iş birliğini derinleştirme kararı aldı. Ardından Norveç'in başkenti Oslo'da Norveç Başbakanı Erna Solberg ile görüşen Modi, iki ülke arasındaki donanma iş birliğini ve Arktik konularını ele aldı. Norveç Dışişleri Bakanı Ine Eriksen Søreide, Hindistan'ın Arktik Konseyi'ndeki gözlemci statüsünü güçlendirmesi için Oslo'nun desteğini vurguladı. Hindistan, 2013'ten beri Arktik Konseyi'nde gözlemci olarak yer alıyor, ancak bölgedeki etkinliği sınırlı.
Arktik Stratejisi ve Rusya Engeli
Modi'nin ziyareti, Hindistan'ın Arktik bölgesinde daha aktif bir rol üstlenme isteğini yansıtıyor. Yeni Delhi, Kuzey Denizi Rota'sının (NSR) küresel ticarette artan öneminin farkında; bu rota, Avrupa ile Asya arasında Süveyş Kanalı'na kıyasla %40 daha kısa mesafe sunuyor. Ancak Arktik'in en büyük oyuncusu olan Rusya, NSR üzerinde egemenlik iddiasında ve Hindistan'ın bölgeye girişimini potansiyel bir tehdit olarak görebilir. Rusya, Hindistan ile yakın askeri ve ekonomik bağlara sahip olsa da, Arktik kaynaklarının paylaşımı konusunda ihtiyatlı. Ayrıca, Çin'in artan Arktik varlığı da Hindistan'ı harekete geçmeye itiyor; Pekin, NSR'yi kullanarak 'İpek Yolu' benzeri bir 'Kutup İpek Yolu' kurmayı planlıyor. Hindistan'ın bu denklemde Rusya ile iş birliği yaparken Çin'e karşı manevra yapması gerekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'ın Arktik bölgesindeki artan ilgisi, Türkiye'nin de bu bölgeye yönelik stratejik planlamalarını düşündürmelidir. Türkiye, bir NATO üyesi olarak Arktik Konseyi'nde gözlemci statüsüne sahip değildir, ancak iklim değişikliğinin açtığı yeni deniz yolları Türk ticaret filosu için fırsatlar sunabilir. Rusya ile enerji iş birliği (Akkuyu NGS, TürkAkım) göz önüne alındığında, Ankara'nın Moskova ile Arktik konularında denge politikası izlemesi gerekebilir. Ayrıca, Hindistan-Çin rekabetinin Arktik'e yansıması, Türkiye'nin Asya'daki ticari ortaklıkları (örneğin, Hindistan ile savunma alımı) ve Orta Asya bağlantılarını (Kuzey-Güney Ulaştırma Koridoru) da etkileyebilir. Bu nedenle, Türkiye'nin Arktik gelişmelerini yakından takip etmesi stratejik bir gerekliliktir.