Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, İsrail ile "halk düzeyinde normalleşme"nin ancak adil bir barışın sağlanması, Filistin topraklarının işgalinin sona ermesi ve bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasıyla mümkün olacağını belirtti. Sisi'nin bu açıklaması, İsrail ile ilişkilerini normalleştiren Arap ülkelerinin sayısının arttığı bir dönemde, Mısır'ın Filistin meselesindeki tutumunun altını çiziyor. Sisi, Kahire'de düzenlenen bir etkinlikte yaptığı konuşmada, "Biz Mısır olarak, Filistin devleti kurulmadan İsrail'le halk düzeyinde normalleşmeyi kabul edemeyiz" ifadelerini kullandı. Mısır, 1979'da İsrail'le barış antlaşması imzalayan ilk Arap ülkesi olmasına rağmen, halk nezdinde İsrail'e yönelik geniş çaplı bir kabul oluşmadı.
Gelişmenin arka planı
Mısır, 1979 Camp David Antlaşması ile İsrail'le diplomatik ilişkiler kuran ilk Arap ülkesi oldu. Ancak bu antlaşma, Mısır halkı ve diğer Arap ülkeleri tarafından geniş ölçüde eleştirildi ve Mısır, Arap Birliği'nden geçici olarak uzaklaştırıldı. Son yıllarda Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Sudan ve Fas gibi ülkeler İsrail'le normalleşme anlaşmaları imzalarken, Mısır ve Ürdün gibi eski barış anlaşmalarına sahip ülkeler, Filistin devleti kurulmadan normalleşmenin tam anlamıyla gerçekleşmeyeceğini vurguluyor. Sisi'nin bu açıklaması, özellikle İsrail-Filistin çatışmasının Gazze'deki şiddet olaylarıyla yeniden alevlendiği bir dönemde geldi. Mısır, İsrail ile güvenlik işbirliğini sürdürmekle birlikte, Filistin davasına verdiği desteği de devam ettiriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Sisi'nin bu açıklaması, bölgede İsrail'le normalleşme sürecine yönelik artan eleştirilerin bir yansıması olarak görülüyor. Filistin yönetimi, Arap ülkelerinin İsrail'le normalleşmesini "ihanet" olarak nitelendirirken, Hamas gibi gruplar da bu adımları şiddetle kınıyor. Öte yandan ABD ve Batılı ülkeler, İsrail ile Arap ülkeleri arasındaki normalleşmenin bölgesel istikrarı artıracağını savunuyor. Ancak Filistin devleti konusunda ilerleme kaydedilmemesi, bu normalleşme çabalarının sürdürülebilirliğini sorgulatıyor. Mısır'ın tutumu, Filistin meselesinin hala Arap kamuoyunda hassas bir konu olduğunu ve normalleşmenin halk düzeyinde kabul görmediğini gösteriyor. Bu durum, İsrail'in bölgedeki konumunu güçlendirme çabalarını da zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği güçlü destek ve İsrail'le ilişkilerindeki inişli çıkışlı seyirle biliniyor. Mısır'ın bu açıklaması, Türkiye'nin Filistin konusundaki tutumuyla örtüşüyor. Ancak Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkiler son yıllarda gergin seyrediyor; bu nedenle iki ülkenin Filistin meselesinde aynı safta yer alması, Ankara'nın bölgesel pozisyonunu güçlendirebilir. Türkiye, İsrail'le askıya aldığı diplomatik ilişkilerini normalleştirme çabalarını sürdürürken, Mısır'ın bu çıkışı, Ankara'nın Filistin yanlısı söylemini destekleyen bir argüman olarak kullanılabilir. Öte yandan, Mısır'ın tutumu, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji politikaları ve Libya'daki nüfuz mücadelesinde de dolaylı bir etki yaratabilir.