Son yıllarda gelir adaletsizliği herkesin diline dolanmış durumda. Ama bir milyardere yılda ne kadar vergi bindirileceği sorusu, hükümetlerin, ekonomistlerin ve kamuoyunun kafasını en çok karıştıran başlıklardan biri. Vergi düzenlemeleri, en zengin %0.1’in servetlerinin artış hızına yetişemiyor. Kimi ülkeler milyarderler için ek servet vergisi getirmeyi tartışırken, kimileri bunun yatırım, inovasyon ve ekonomik büyüme üzerinde yaratacağı soğutma etkisine dikkat çekiyor. Peki, milyarder vergisi fikri nereden çıktı, kimler için avantajlı veya dezavantajlı?
Milyarderlerin serveti: Neden şimdi tartışılıyor?
Pandemi sonrası dönemde küresel servet dağılımındaki uçurum iyice derinleşti. Örneğin, 2023 raporlarına göre dünyanın en zengin 10 kişisinin toplam serveti, yaklaşık 3.1 trilyon dolara ulaştı. Bu rakam, birçok ülkenin yıllık gayrisafi yurtiçi hasılasından daha büyük. Sıradan bir çalışanın yıllık geliri ise artan enflasyon karşısında eriyor. Bu ortamda, milyarderlerin servetlerinin üzerine ek bir vergi koyma fikri, sol eğilimli partiler ve sivil toplum kuruluşları tarafından sıkça gündeme getiriliyor. Önerilerin başında, yıllık %2 ila %5 arasında değişen bir servet vergisi geliyor. Uygulayıcıları, bu verginin kamu hizmetleri, eğitim ve sağlık gibi alanlara kaynak sağlayacağını savunuyor.
Vergi karşıtlarının argümanları: Büyümeyi baltalama riski
Ancak işin diğer tarafı da var. Bazı iktisatçılar ve iş dünyası temsilcileri, milyarder vergisinin yatırım iştahını azaltacağını ve inovasyonu frenleyeceğini söylüyor. Çünkü birçok milyarder, servetini yeni işletmelere, teknolojilere ve araştırmaya yatırarak büyüme yaratıyor. Vergi yükü artarsa, bu yatırımlar azalabilir. Ayrıca, küresel ölçekte hareket edebilen büyük servetlerin, yüksek vergi oranlarından kaçmak için off-shore hesaplara yönelmesi, vergi kaçağını artırabilir. Dolayısıyla, milyarder vergisi uygulamasının etkili olabilmesi için küresel düzeyde koordine bir hamle gerekiyor. Aksi takdirde, sadece bazı ülkelerin uyguladığı vergi, sermaye kaçışına yol açabilir ve beklenen gelir elde edilemeyebilir.
Siyasi ve sosyal boyut: Kimin vergisi? Kimin geleceği?
Tartışma sadece ekonomik değil, aynı zamanda politik ve sosyal. Seçimler öncesinde siyasi partiler, servet vergisini popülist bir söylem olarak kullanıyor. Özellikle genç seçmenler arasında, zenginlerin daha fazla vergi vermesi gerektiği düşüncesi yaygın. Öte yandan, vergi karşıtı lobiler, bunun özel mülkiyet hakkına müdahale olduğunu ve başarıyı cezalandırdığını ileri sürüyor. ABD’de ve Avrupa’nın bazı ülkelerinde bu konuyla ilgili referandumlar ve yasa teklifleri gündeme geliyor. Fransa’da bir dönem uygulanan ancak daha sonra yürürlükten kaldırılan solidarite vergisi (ISF) tartışmalara örnek teşkil ediyor. Kaldırılmasının ardından sermaye çıkışının durup durmadığı ise hâlâ net değil.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye’de de gelir eşitsizliği ve vergi adaleti sıkça tartışılıyor. Ancak milyarder sayısı sınırlı olduğu için küresel tartışmaların doğrudan yansıması sınırlı kalıyor. Yine de, Türkiye’nin OECD ülkeleri arasında en yüksek gelir eşitsizliğine sahip ülkelerden biri olması, bu konuyu önemli kılıyor. Küresel bir milyarder vergisi anlaşması, Türkiye’nin de toplam vergi gelirini artırabilir ama sermaye kaçışı riski de göz ardı edilmemeli. Ayrıca, Türkiye’nin vergi sistemi zaten yüksek oranlı servet vergisi içermiyor; bu nedenle uluslararası gündem, iç politikada vergi reformu tartışmalarını şekillendirebilir.