ABD'de 8 Kasım 2022'de yapılan ara seçimler (midterms), Kongre'nin her iki kanadının kontrolünü belirleyecek. Seçim sonuçları, Başkan Joe Biden'ın yasama gündemini ve ekonomik politikalarını etkileyebilir. Piyasalar genellikle siyasi belirsizlikten hoşlanmaz, ancak tarihsel olarak ara seçimlerin borsa üzerindeki etkisi sınırlı olmuştur.
Ara Seçimlerin Arka Planı ve Piyasa Beklentileri
Ara seçimler, başkanlık seçimlerinin ortasında yapılır ve genellikle iktidardaki partinin kayıp yaşadığı bir referandum niteliği taşır. Bu yıl, enflasyonun 40 yılın zirvesinde seyretmesi, Fed'in agresif faiz artırımları ve resesyon endişeleri seçmenin odağında. Anketler, Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu alabileceğini, Senato'nun ise başa baş gittiğini gösteriyor.
Piyasa analistleri, Kongre'nin bölünmesinin yasama sürecini kilitleyebileceğini, bunun da büyük harcama paketlerini engelleyerek enflasyonu düşürebileceğini belirtiyor. Öte yandan, borç tavanı krizi ve hükümet kapanması riski artabilir. Tarihsel verilere göre, ara seçimlerden sonraki 12 ayda S&P 500 endeksi ortalama %15 yükselmiş. Ancak bu, mevcut ekonomik koşullarda garanti değil.
Seçim sonuçlarına göre sektörel etkiler de değişebilir: Cumhuriyetçi zaferi enerji ve savunma hisselerini destekleyebilir; Demokratların üstünlüğü ise yenilenebilir enerji ve sağlık sektörünü olumlu etkileyebilir. Ayrıca, teknoloji devlerine yönelik düzenlemeler Kongre'nin kontrolüne bağlı.
Küresel ve Bölgesel Boyut
ABD ekonomisi küresel ekonominin motoru olduğundan, ara seçim sonuçları dünya genelinde yankı bulacak. Özellikle gelişmekte olan ülkeler, ABD'nin para politikası ve ticaret politikasındaki olası değişimleri yakından izliyor. Cumhuriyetçilerin Kongre'yi kazanması durumunda, Biden'ın Ukrayna'ya yardım paketleri ve iklim taahhütleri gibi dış politika girişimleri sekteye uğrayabilir. Bu da Avrupa ve Asya'daki jeopolitik dengeleri etkiler.
Çin ile ticaret savaşının yeniden alevlenme olasılığı da masada. Cumhuriyetçiler, Çin'e karşı daha sert bir tutum izleyeceklerini belirtiyor. Bu durum, küresel tedarik zincirleri ve emtia fiyatları üzerinde baskı yaratabilir. Avrupa Birliği ise ABD'nin iklim politikalarındaki olası yavaşlamadan endişe duyuyor.
Fed'in bağımsızlığı da seçim sonuçlarından etkilenebilir. Bazı Cumhuriyetçi adaylar, Fed'in enflasyonla mücadelede geç kaldığını savunuyor ve para politikasına daha fazla siyasi müdahale sinyali veriyor. Bu, piyasalarda belirsizlik yaratabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD ara seçimleri, Türkiye'nin ekonomik ve dış politika çıkarlarını dolaylı yoldan etkileyebilir. Kongre'deki güç dengesi, Türkiye'ye yönelik yaptırımlar ve F-16 satışı gibi konularda belirleyici olabilir. Cumhuriyetçilerin çoğunluğu ele geçirmesi, Türkiye'ye yönelik eleştirel tutumun artmasına yol açabilir; Demokratlar ise insan hakları ve demokrasi konularında baskıyı sürdürebilir. Ayrıca, ABD'nin ekonomik politikalarındaki değişim, dolar/TL kuru ve Türkiye'nin borçlanma maliyetleri üzerinde etkili olacaktır. Türkiye, olası bir resesyon ve ticaret savaşlarından olumsuz etkilenebileceği için seçim sonuçlarını dikkatle izlemeli.
Sonuç olarak, ara seçimler kısa vadede piyasalarda oynaklık yaratabilir, ancak uzun vadeli etkileri Kongre'nin yasama performansına ve Fed'in politikalarına bağlı. Yatırımcılar, seçim sonuçlarını bir fırsat penceresi olarak görebilir, ancak riskleri de göz ardı etmemeli.