İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, Avrupa Birliği'nin düzensiz göçü engellemek için üzerinde anlaştığı yeni sert önlemler konusunda Brüksel'de gerçekleşen zirvede karşı karşıya geldi. Anlaşmazlığın odağında, AB ülkelerine sığınma başvurusu reddedilen göçmenlerin sınır dışı edilme sürecini hızlandırmayı hedefleyen yeni düzenleme yer alıyor. Meloni, daha katı kurallar çağrısında bulunurken, Sánchez insan hakları endişelerini gerekçe göstererek itiraz etti.
Arka plan: AB'nin yeni göç stratejisi
Avrupa Birliği, son yıllarda artan düzensiz göç akışıyla başa çıkmak için kapsamlı bir reform paketi üzerinde çalışıyor. Geçtiğimiz haftalarda üye ülkeler, sığınma başvurusu reddedilen kişilerin sınır dışı sürecini önemli ölçüde kısaltmayı öngören yeni bir yasa tasarısını kabul etti. Bu düzenleme, başvuruların daha hızlı işleme konması, sınırda tutma sürelerinin uzatılması ve geri dönüş kararlarının daha etkili bir şekilde uygulanmasını içeriyor.
Meloni, İtalya'nın Akdeniz üzerinden gelen büyük göç dalgasıyla mücadelede daha fazla destek talep ediyor. İtalya, bu yıl yaklaşık 150 bin düzensiz göçmenin kaydını yaparken, bu sayı geçen yıla göre yüzde 50 artış gösterdi. Meloni, "Avrupa'nın sınırlarını korumak için daha sert önlemler kaçınılmazdır" ifadesini kullandı. Öte yandan Sánchez, İspanya'nın daha insani bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini savunarak, "Sınır dışı hızlandırmaları, hukuki güvenceleri zayıflatmamalıdır" dedi.
Bölgesel ve küresel boyut
AB içindeki göç politikası tartışmaları, bloğun kuzey ve güney üyeleri arasındaki derin bölünmeyi bir kez daha gözler önüne seriyor. Akdeniz ülkeleri (İtalya, Yunanistan, İspanya) düzensiz göçün yükünü orantısız bir şekilde taşırken, kuzey Avrupa ülkeleri (Almanya, Fransa) daha çok sığınma hakkı ve entegrasyon odaklı politikaları savunuyor. Bu durum, AB'nin ortak bir göç politikası oluşturma çabalarını zora sokuyor.
İspanya, son dönemde Kanarya Adaları üzerinden gelen göçmen sayısındaki artışa rağmen, hala insani değerleri vurgulayan bir çizgide duruyor. Buna karşılık, Meloni liderliğindeki İtalya, finansal yükün paylaşılması ve sınır dışıların etkinleştirilmesi için daha katı bir tutum benimsiyor. Bu gerilim, Avrupa Parlamentosu seçimleri öncesinde daha da tırmanabilir. Göç meselesi, aşırı sağ partilerin yükselişinde kilit bir faktör olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin AB ile olan göç anlaşması bağlamında önem taşıyor. AB'nin sınır dışıları hızlandırması, Türkiye üzerinden Avrupa'ya geçişi daha da zorlaştırabilir. Türkiye, 2016 Anlaşması kapsamında düzensiz göçü engelleme rolünü sürdürse de, anlaşmanın güncellenmesi ve mali destek konularındaki talepleri devam ediyor. Meloni'nin sert tutumu, Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde pazarlık gücünü etkileyebilir. Ayrıca, daha katı göç politikalarının Doğu Akdeniz'deki insan kaçakçılığını artırması olasılığı, Türkiye'nin güvenlik ve istikrarını doğrudan ilgilendiriyor.