Meksika ekonomisinde brüt sabit sermaye yatırımları, Mart ayında kaydedilen düşüşle birlikte son otuz yılın en uzun durgunluk dönemlerinden birine yaklaştı. Ülkenin en büyük ticaret ortağı olan ABD ile yaşanan ticaret belirsizlikleri ve hükümetin yerel ekonomi politikalarına duyulan güvensizlik, yatırım iklimini olumsuz etkilemeye devam ediyor. Meksika Ulusal İstatistik Coğrafya ve Enformasyon Enstitüsü (INEGI) tarafından açıklanan verilere göre, brüt sabit sermaye oluşumu Mart ayında bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 5,2 oranında geriledi. Bu düşüş, Ocak ayındaki yüzde 2,9 ve Şubat ayındaki yüzde 4,1'lik daralmaların ardından üst üste üçüncü kez yaşandı. Yatırımlardaki bu istikrarlı gerileme, Meksika ekonomisinin karşı karşıya olduğu yapısal sorunların derinleştiğine işaret ediyor.
Hükümet Politikaları ve Özel Sektör Endişeleri
Uzmanlar, yatırımlardaki düşüşün temel nedenleri arasında Meksika hükümetinin enerji sektöründe özel sektörü dışlayan politikaları, kamu harcamalarındaki kontrolsüz artış ve yargı bağımsızlığına yönelik endişeleri gösteriyor. Devlet başkanı Andrés Manuel López Obrador yönetimi, elektrik üretiminde fosil yakıtlara ağırlık veren bir modeli benimserken, yenilenebilir enerji yatırımlarını caydırıcı düzenlemeler getirdi. Bu durum, özellikle yabancı yatırımcılar arasında güven erozyonuna yol açtı. ABD Ticaret Odası'nın Meksika şubesi, son raporunda üyelerinin yüzde 67'sinin bu yıl yatırım planlarını ertelediğini veya iptal ettiğini açıkladı.
ABD Ticaret Belirsizliği ve Çin Rekabeti
Meksika ekonomisini tehdit eden bir diğer faktör ise ABD ile yaşanan ticari gerilimler. ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, özellikle Çin menşeli ürünlerin Meksika üzerinden ABD'ye girişini engellemek için yeni düzenlemeler hazırlıyor. USMCA (ABD-Meksika-Kanada Anlaşması) kapsamında yapılan denetimlerde, bazı Meksikalı firmaların Çin'den ithal edilen bileşenleri nihai ürün olarak beyan ettiği tespit edildi. Bu durum, ABD'nin Meksika'dan yapılan ithalata ek gümrük vergileri uygulamasına yol açabilir. Meksika Merkez Bankası, bu belirsizliklerin 2024 yılı büyüme tahminini yüzde 2,4'ten yüzde 1,5'e çekmesine neden olduğunu duyurdu.
Küresel çapta artan faiz oranları da yatırımları baskılayan bir diğer unsur. ABD Merkez Bankası Fed'in faizleri yüksek tutması, pezo üzerinde değer kaybı baskısı yaratıyor. Meksika Merkez Bankası, enflasyonla mücadele için politika faizini yüzde 11,25 seviyesinde sabit tutarken, bu durum kredi maliyetlerini artırarak özel sektör yatırımlarını olumsuz etkiliyor.
Bölgesel ve Küresel Etkiler
Meksika'daki yatırım durgunluğu, Latin Amerika ekonomileri için bir uyarı niteliği taşıyor. Brezilya ve Arjantin gibi ülkelerde de benzer şekilde hükümet politikalarına güvensizlik nedeniyle yatırımlar geriliyor. IMF'nin Nisan ayında yayımladığı Dünya Ekonomik Görünüm raporu, Latin Amerika ve Karayipler bölgesinin 2024 yılı büyüme oranını yüzde 1,8 ile küresel ortalamanın altında tahmin etti. Bölgedeki yatırım eksikliği, uzun vadede verimlilik artışını sınırlayarak kalkınma hedeflerini tehlikeye atıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Meksika'daki yatırım durgunluğu, Türkiye için önemli çıkarımlar barındırıyor. Her iki ülke de benzer yapısal sorunlarla karşı karşıya: yüksek enflasyon, döviz kuru baskısı, ve başlıca ticaret ortağıyla yaşanan gerginlikler (Türkiye-AB, Meksika-ABD). Meksika deneyimi, uzun süreli yatırım durgunluğunun ülke risk primini artırarak yabancı sermaye girişlerini kalıcı olarak azaltabileceğini gösteriyor. Türkiye'nin benzer bir döngüye girmemek için yapısal reformları hızlandırması, hukukun üstünlüğünü güçlendirmesi ve ticari ortaklarıyla ilişkilerinde öngörülebilirliği artırması kritik önem taşıyor. Ayrıca, Meksika'daki enerji politikalarının yatırımları nasıl caydırdığı, Türkiye'nin enerji dönüşümü stratejileri için bir ders niteliğinde.