Lübnan'da İsrail ile Hizbullah arasında 27 Kasım 2024'te yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasının ardından, çatışmalar nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan 600 binden fazla kişi güneydeki evlerine dönmeye başladı. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) verilerine göre, toplamda 1,2 milyon kişinin yerinden edildiği çatışmalarda, şu ana kadar yaklaşık 600 bin kişi geri dönüş yaptı. Ateşkes, Hizbullah'ın İsrail sınırından 40 kilometre kuzeye çekilmesini ve bölgenin Lübnan ordusu ile Birleşmiş Milletler Geçici Gücü (UNIFIL) tarafından denetlenmesini öngörüyor.
Ateşkesin arka planı ve uygulanması
ABD ve Fransa'nın arabuluculuğunda varılan ateşkes, 60 günlük bir geçiş sürecini kapsıyor. Bu süre zarfında İsrail güçlerinin Lübnan topraklarından tamamen çekilmesi, Hizbullah'ın ağır silahlarını Litani Nehri'nin kuzeyine taşıması ve Lübnan ordusunun güneydeki kontrolü sağlaması planlanıyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ateşkesi 'Hizbullah'ı zayıflatma ve kuzeydeki yerleşimcilerin güvenliğini sağlama hedefine ulaşmak için bir fırsat' olarak nitelendirirken, Hizbullah yetkilileri anlaşmayı 'bir zafer' olarak tanımladı. Ancak taraflar arasındaki güvensizlik devam ediyor; İsrail, ateşkes ihlali durumunda yeniden müdahale edeceğini açıkladı.
Geri dönenler arasında büyük bir sevinç var, ancak birçok ev ve altyapı büyük hasar görmüş durumda. Lübnan hükümeti, evlerini kaybeden ailelere geçici barınma sağlamak ve yeniden inşa çalışmalarını başlatmak için uluslararası yardım çağrısında bulundu. Birleşmiş Milletler, Lübnan'a 250 milyon dolarlık acil yardım paketi gönderdi. Uzmanlar, yeniden inşa sürecinin yıllar alabileceğini ve ekonomik krizle boğuşan Lübnan için büyük bir yük oluşturacağını belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Ateşkes, İran destekli Hizbullah ile İsrail arasında Ekim 2023'te başlayan ve Gazze savaşına paralel olarak tırmanan çatışmaları sonlandırdı. Bölgesel açıdan, bu gelişme İran'ın Lübnan'daki nüfuzunun sorgulanmasına yol açtı. İsrail'in Hizbullah lideri Hasan Nasrallah ve diğer üst düzey komutanları öldürmesi, örgütün askeri kapasitesini ciddi şekilde zayıflattı. Ancak Hizbullah'ın siyasi kanadı hâlâ güçlü ve Lübnan siyasetinde belirleyici rol oynuyor.
ABD Başkanı Joe Biden, 'tarihi bir adım' olarak nitelendirdiği ateşkesin, Gazze'deki savaşın sona ermesi için bir model olabileceğini söyledi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise, Lübnan'ın egemenliğini ve istikrarını destekleyeceklerini, ancak Hizbullah'ın siyasi sistem içinde silahsızlandırılması gerektiğini vurguladı. Ateşkesin bölgede yeni bir dengenin habercisi olup olmadığı ise belirsizliğini koruyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Lübnan'daki ateşkes, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki istikrar hedefleri açısından olumludur. Ankara, çatışmanın başlangıcından itibaren bölgesel gerginliğin düşürülmesi çağrısı yapıyor ve insani yardım sağlıyordu. Ateşkes, Türkiye'nin Lübnan ile ticari ilişkilerini (yaklaşık 1 milyar dolar) olumsuz etkileyen savaş ortamını sonlandırabilir. Ancak Hizbullah'ın zayıflaması, Türkiye'nin İran ve Suriye ile ilişkilerini etkileyebilir; ayrıca, yeniden inşa sürecinde Türk şirketlerinin rol alması mümkün.