Lübnan Silahlı Kuvvetleri Komutanı General Rodolphe Haykal, Pakistan'a gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Munir ile bir araya geldi. Görüşme, İran ve ABD arasında süren ancak zaman zaman karşılıklı ateşkes ihlalleriyle gerginleşen nükleer müzakerelerin devam ettiği bir döneme denk geldi. Ziyaretin, Lübnan'ın derin ekonomik kriz ve siyasi istikrarsızlıkla boğuştuğu bir süreçte gerçekleşmesi dikkat çekti.
Gelişmenin Arka Planı
Lübnan, 2019'dan bu yana süren ekonomik çöküş, 2020'deki Beyrut patlamasının yaraları ve siyasi kilitlenmelerle mücadele ediyor. General Haykal'ın Pakistan ziyareti, Lübnan ordusunun lojistik ve askeri destek arayışının bir parçası olarak yorumlanıyor. Pakistan, İslam dünyasında nükleer güce sahip tek ülke olması ve bölgesel krizlerde arabuluculuk rolüyle öne çıkıyor. İki ülke arasındaki askeri iş birliği geçmişte de mevcuttu; Pakistanlı subaylar Lübnan'da eğitim programları yürütmüştü. Ancak bu ziyaret, özellikle İran-ABD görüşmelerinin kaderinin belirsiz olduğu bir dönemde gerçekleşmesi açısından stratejik bir anlam taşıyor.
Haykal, görüşmede iki ülke arasındaki savunma iş birliğinin güçlendirilmesi, istihbarat paylaşımı ve ortak askeri tatbikatların artırılması konularını ele aldı. Pakistan tarafı ise Lübnan'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne desteğini yineledi. Görüşmenin ardından yapılan ortak açıklamada, bölgesel güvenlik tehditlerine karşı ortak duruş sergilenmesi gerektiği vurgulandı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Lübnan, coğrafi konumu itibarıyla İran'ın bölgesel nüfuz mücadelesinde kilit bir ülke konumunda. Hizbullah'ın siyasi ve askeri varlığı, ülkeyi İran'ın vekil güç stratejisinin merkezine yerleştiriyor. Pakistan ise Suudi Arabistan liderliğindeki İslami koalisyonda aktif rol oynarken, İran'la da diplomatik ilişkilerini sürdürüyor. Bu nedenle Haykal'ın Pakistan ziyareti, İran'ın bölgedeki etkisini dengeleme çabalarının bir parçası olarak okunabilir. ABD'nin Orta Doğu'dan çekilme sinyalleri verdiği bir ortamda, Pakistan gibi güçlü bir müttefikle ilişkileri derinleştirmek, Lübnan için hayati önem taşıyor.
Öte yandan, İran ile ABD arasındaki dolaylı müzakerelerde ilerleme kaydedilememesi, Lübnan'da yeni bir çatışma riskini artırıyor. Pakistan'ın bu süreçte arabuluculuk yapma potansiyeli, ziyareti daha da anlamlı kılıyor. Uzmanlar, Haykal'ın Pakistan'dan askeri teçhizat ve eğitim desteği almaya çalıştığını, bunun da Lübnan ordusunun Hizbullah karşısında güçlenmesine katkı sağlayabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Lübnan'daki siyasi istikrarın sağlanmasına önem veren ülkeler arasında yer alıyor. Ankara, Beyrut'ta birçok insani yardım projesi yürütürken, aynı zamanda Lübnan ordusuyla askeri eğitim anlaşmaları imzalamış durumda. Haykal'ın Pakistan ziyareti, Türkiye'nin de bölgedeki nüfuzunu korumak için Lübnan'la ilişkilerini daha da derinleştirmesi gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, Pakistan ve Türkiye arasındaki stratejik işbirliği göz önüne alındığında, bu ziyaretin üçlü bir işbirliğine dönüşme potansiyeli bulunuyor. Bölgesel güç dengelerinin yeniden şekillendiği bu dönemde, Türkiye'nin Lübnan'da tarafsız bir aktör olarak kalması, ancak diplomatik ve askeri varlığını artırması bekleniyor.