Nijerya’nın kuzeybatısındaki Zamfara eyaletine bağlı Maradun belediyesinde silahlı isyancılar, barış görüşmeleri yapma vaadiyle bir köy halkını toplantıya çağırdıktan sonra en az 39 kişiyi kaçırdı. Polis yetkilileri, Magamin Diddi köyü yakınlarında meydana gelen olayda, kaçırılanlar arasında kadın ve çocukların da bulunduğunu doğruladı. Yerel kaynaklar, saldırganların köylülere güvence vererek toplantıya katılmalarını sağladıktan sonra silah zoruyla rehin aldıklarını bildirdi. Bu olay, bölgede uzun süredir devam eden çetelerle hükümet arasındaki kırılgan barış sürecine büyük darbe vurdu.
Gelişmenin arka planı: Çete şiddeti ve barış vaatleri
Nijerya'nın kuzeybatısı, yıllardır “bandit” olarak adlandırılan silahlı grupların saldırılarına sahne oluyor. Bu gruplar genellikle fidye için adam kaçırma, köy yağmalama ve hayvan hırsızlığı gibi eylemlerle geçiniyor. Zamfara eyaleti, bu çetelere karşı mücadelede en kırılgan bölgelerden biri olarak öne çıkıyor. Hükümet, özellikle 2021'de ilan ettiği ateşkes ve af programlarıyla çeteleri silah bırakmaya ikna etmeye çalışmış, ancak bu girişimler sık sık ihlal edilmişti. Yerel yetkililer, son olayda çetelerin barış görüşmesi talebini samimi bulmadıklarını, ancak köylülerin can güvenliği endişesiyle toplantıya gitmek zorunda kaldığını belirtti.
Kaçırma olayı, Nijerya ordusunun bölgede başlattığı son askeri operasyonların hemen ardından geldi. Ordu, geçtiğimiz haftalarda çetelere yönelik hava ve kara saldırılarını yoğunlaştırmış, birçok militanı etkisiz hale getirdiğini duyurmuştu. Analistler, çetelerin barış görüşmesi kılıfıyla tuzak kurarak hem askeri baskıyı hafifletmeye çalıştığını hem de fidye geliri elde etmeyi hedeflediğini düşünüyor. Kaçırılanların akıbeti henüz bilinmezken, fidye talebi gelmesi bekleniyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Güvenlik sorunu ve insani kriz
Nijerya'nın kuzeybatısındaki çete şiddeti, sadece yerel değil bölgesel bir güvenlik sorunu haline gelmiştir. Komşu ülkeler Nijer, Benin ve Burkina Faso da benzer silahlı grupların tehdidi altındadır. Bu çeteler, zaman zaman Sahra Altı Afrika’da faaliyet gösteren daha büyük terör örgütleriyle (Boko Haram, ISWAP gibi) bağlantı kurarak etki alanlarını genişletmektedir. Nijerya hükümeti, ABD ve Birleşik Krallık başta olmak üzere uluslararası toplumdan askeri ve istihbarat desteği alsa da, yoksulluk, işsizlik ve yönetişim zaafları çete faaliyetlerini beslemeye devam etmektedir.
Son olay, uluslararası insan hakları örgütlerinin de tepkisini çekmiştir. Birleşmiş Milletler, Nijerya makamlarına sivillerin korunması çağrısında bulunurken, Amnesty International çetelerin barış sürecini istismar ettiğini vurgulamıştır. Bu tür kaçırma olayları, Nijerya’da 2023 seçimleri sonrası artan güvenlik endişelerini körüklemekte ve hükümetin ülkenin doğusundaki Boko Haram isyanı dışında kuzeybatıdaki çete sorununu çözme kabiliyetini sorgulatmaktadır. Ayrıca, kaçırma olayları bölgede tarım ve ticareti sekteye uğratarak gıda güvenliği krizini derinleştirmektedir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nijerya, Türkiye’nin Afrika açılımı kapsamında önemli bir ticari ve siyasi ortaktır. Türkiye, Nijerya’ya savunma sanayii ürünleri ihraç etmekte ve iki ülke arasında enerji, inşaat gibi alanlarda iş birliği bulunmaktadır. Nijerya’nın kuzeybatısındaki çete şiddetinin artması, Türk yatırımcılar ve Türkiye’nin bölgedeki diplomatik girişimleri açısından risk oluşturabilir. Ayrıca, bu tür istikrarsızlık, Sahra Altı Afrika’da terörizmin yayılmasını kolaylaştırarak Türkiye’nin bölgesel güvenlik çıkarlarını da etkileyebilir. Türkiye, Nijerya hükümetiyle güvenlik alanında iş birliğini artırarak, çete şiddetiyle mücadeleye teknik destek sağlayabilir ve insani krizin hafifletilmesine katkıda bulunabilir.