Hong Kong'un Sha Tin bölgesindeki Fo Tan semtinde bir hayvan refahı grubu tarafından açılan veteriner kliniğinde, üç bacaklı köpekler ve tek gözlü kediler artık sıradan bir manzara haline geldi. Bu hayvanlardan bazıları o kadar uzun süredir klinikte ki, tıp merkezi onların kalıcı yuvasına dönüştü. Şehrin kuzeyindeki devasa Kuzey Metropol kentsel dönüşüm projesi kapsamında arazi temizliği hızlandıkça, terk edilen hayvan sayısında patlama yaşanıyor. Yerel hayvan hakları savunucuları, bu durumun hem hayvan refahı hem de bölgenin sürdürülebilir kalkınması açısından ciddi bir krize işaret ettiğini belirtiyor.
Gelişmenin Arka Planı: Arazi Temizliği ve Artan Terk Edilme Vakaları
Hong Kong hükümetinin 2019 yılında duyurduğu Kuzey Metropol projesi, şehrin kuzeyindeki tarım arazilerini ve köylerini modern bir kentsel alana dönüştürmeyi hedefliyor. Proje kapsamında 300 hektardan fazla arazi temizlenirken, bölgedeki çiftlikler ve geleneksel yerleşimler yıkılıyor. Bu süreçte, birçok hayvan sahibi, taşınma veya maddi yetersizlikler nedeniyle hayvanlarını terk etmek zorunda kalıyor.
Fo Tan'daki hayvan kliniği, son iki yılda kabul ettiği terk edilmiş hayvan sayısının üç katına çıktığını rapor ediyor. 2022'de 150 olan terk edilmiş hayvan sayısı, 2023'te 450'ye yükseldi. Klinik müdürü Dr. Li Wei, "Her gün yaralı, hasta veya sakat hayvanlar getiriliyor. Çoğu, arazi temizliği sırasında iş makinelerinden kaçarken yaralanmış. Kliniğimiz artık sadece tedavi merkezi değil, aynı zamanda bu hayvanlar için geçici bir barınak," dedi.
Yetkililer, projenin hayvan refahı boyutunu göz ardı ettikleri eleştirileriyle karşı karşıya. Hayvan hakları dernekleri, inşaat öncesi kapsamlı bir hayvan kurtarma ve yeniden yerleştirme planı hazırlanmasını talep ediyor. Ancak hükümet, şu ana kadar bu taleplere yanıt vermedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Kentsel Dönüşüm ve Hayvan Refahı Çatışması
Hong Kong'daki bu durum, dünya genelinde hızla büyüyen şehirlerde benzer çatışmaların yaşandığına işaret ediyor. Asya-Pasifik bölgesinde, özellikle Çin anakarası, Hindistan ve Güneydoğu Asya ülkelerinde, kentsel dönüşüm projeleri nedeniyle terk edilen hayvan sayısında artış gözlemleniyor. BM Raporları, 2050 yılına kadar dünya nüfusunun %68'inin şehirlerde yaşayacağını öngörüyor; bu da hayvan refahı politikalarının kentsel planlamaya entegre edilmesini zorunlu kılıyor.
Hong Kong'da hayvan refahı yasaları nispeten zayıf. Hayvanları terk etmek suç olsa da, cezalar caydırıcı değil. Bu nedenle, Kuzey Metropol projesi, sadece bir kentsel dönüşüm örneği değil, aynı zamanda sürdürülebilir kalkınmanın sosyal boyutunun ne kadar ihmal edildiğini gözler önüne seriyor. Uzmanlar, benzer projelerin başarılı olabilmesi için çevresel ve sosyal etki değerlendirmelerinin yanı sıra hayvan refahı planlamasının da zorunlu hale getirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de özellikle büyükşehirlerde kentsel dönüşüm projeleri hızla devam ediyor. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi şehirlerdeki dönüşüm alanlarında benzer hayvan terk etme vakaları yaşanabiliyor. Ancak Türkiye'de hayvan refahı konusundaki farkındalık ve yasal düzenlemelerin yetersizliği, bu sorunun daha da büyümesine neden oluyor. Türkiye'nin 2024 yılında yürürlüğe giren Hayvanları Koruma Kanunu'na rağmen, uygulamada ciddi boşluklar bulunuyor. Hong Kong örneği, Türkiye'deki kentsel dönüşüm planlamalarında hayvan refahının da bir kriter olarak ele alınması gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, küresel bir kent olma yolundaki Türk şehirlerinin, sürdürülebilir kalkınmanın sosyal boyutunu ihmal etmeden ilerlemesi, uluslararası itibar açısından da önem taşıyor.