Kamboçya'nın Mondulkiri eyaletindeki köylüler, vahşi doğada 10 yıldır soyu tükenmiş olan kaplanların yeniden bölgeye getirilmesini öngören 43 milyon dolarlık hükümet planına karşı çıkıyor. Yerel halk, geçmişte yaşanan kaplan saldırılarının travmasını hâlâ taşırken, yetkililer ekolojik denge ve ekoturizm potansiyelini gerekçe gösteriyor. Peki bu plan neden bu kadar tartışmalı?
Gelişmenin arka planı
Pan Sok, 20 yıl önce bir gece Kamboçya'nın derin yağmur ormanlarında ağaçlardan reçine toplarken bir kaplanın akrabasını sürükleyerek götürdüğü anı hâlâ unutamıyor. Şimdi, aynı bölgede kaplanların yeniden doğaya salınacağı haberini duyunca “hiç mutlu değil” diyor. 2016'da Kamboçya'da kaplanların resmen “işlevsel olarak soyu tükenmiş” ilan edilmesinin ardından, hükümet ve uluslararası koruma kuruluşları, Mondulkiri'deki Srepok Yaban Hayatı Koruma Alanı'na kaplanların getirilmesi için hazırlık yapıyor.
Plan kapsamında, Hindistan'dan veya diğer bölgelerden getirilecek kaplanların 30-50 yıl içinde sağlıklı bir popülasyon oluşturması hedefleniyor. Projenin maliyeti 43 milyon dolar olarak açıklandı. Yetkililer, kaplanların bölgenin ekolojik dengesi için kritik olduğunu, ayrıca ekoturizmin yerel ekonomiye katkı sağlayacağını savunuyor. Ancak köylüler, kendilerine danışılmadığını ve güvenlik önlemlerinin yetersiz olduğunu söylüyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Kaplanlar, Asya'da kültürel bir sembol olmasının yanı sıra ekosistemin üst yırtıcısı olarak kritik bir rol oynuyor. Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) verilerine göre, 20. yüzyılın başında 100.000 olan vahşi kaplan sayısı, bugün 3.900'e kadar düştü. Kamboçya'nın planı, bölgede nesli tükenen türlerin geri getirilmesi açısından örnek teşkil edebilir. Ancak benzer projeler Hindistan, Nepal ve Güney Afrika'da yerel halkla yaşanan çatışmalar nedeniyle eleştiriliyor. Uzmanlar, kaplanların insan yerleşimlerine yakın alanlarda serbest bırakılmasının, hayvan kaybı ve can güvenliği risklerini artırdığına dikkat çekiyor.
Öte yandan, planın başarısı sadece Kamboçya'nın değil, küresel koruma çabalarının da testi olacak. Dünya Bankası ve UNDP gibi kuruluşlar projeyi desteklerken, hayvan hakları örgütleri kaplanların esaretten vahşi doğaya adaptasyonunun zorluklarına işaret ediyor. Kamboçya hükümeti, 2030 yılına kadar kaplan popülasyonunu 10 bireye çıkarmayı hedefliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kamboçya'daki bu planın Türkiye ile doğrudan bir bağlantısı bulunmamakla birlikte, yaban hayatı koruma ve ekoturizm stratejileri açısından benzer tartışmalar Türkiye'de de görülüyor. Özellikle Doğu Anadolu'da nesli tükenmekte olan Anadolu leoparı gibi türlerin korunması ve yeniden doğaya kazandırılması projeleri, yerel halkla çatışma riski taşıyor. Türkiye'nin bu alandaki deneyimleri, Kamboçya gibi gelişmekte olan ülkeler için ders niteliğinde olabilir. Ayrıca, küresel biyolojik çeşitlilik kaybıyla mücadele kapsamında, Türkiye'nin de taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve fonlar, bu tür projelerin finansmanında rol oynuyor. Dolayısıyla, Kamboçya'daki gelişmeler, Türkiye'nin de içinde yer aldığı küresel koruma ağının bir parçası olarak izlenmeye değer.