Kuzey Kore, uluslararası yaptırımlara rağmen son yıllarda kayda değer bir ekonomik büyüme sergiliyor. Ancak analistlere göre bu büyüme, büyük ölçüde Rusya'dan akan nakit para, Çin ile gelişen ticaret ve çeşitli yasa dışı faaliyetlerle finanse ediliyor. Ülke, pandemi sonrası sınırlarını kısmen açarken, Rusya ile artan askeri işbirliği ve Çin ile ticaret hacminin genişlemesi ekonomide canlanmaya yol açtı. Fakat bu büyümenin sürdürülebilir olmadığı ve dış bağımlılığı artırdığı belirtiliyor.
Büyümenin kaynağı: Rusya ve Çin faktörü
2023 yılından itibaren Kuzey Kore ile Rusya arasındaki askeri ve ekonomik ilişkiler hızla gelişti. Rusya, Ukrayna savaşında ihtiyaç duyduğu mühimmat ve silah sistemlerini Kuzey Kore'den temin ederken, karşılığında nakit para ve petrol ürünleri sağladı. Pyongyang yönetimi, bu sayede hem döviz rezervlerini artırdı hem de ithalatını finanse edebildi. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi yaptırımlarını delerek yapılan bu ticaret, Kuzey Kore ekonomisinin en önemli can damarı haline geldi.
Öte yandan Çin, Kuzey Kore'nin en büyük ticaret ortağı olmaya devam ediyor. Pandemi döneminde neredeyse durma noktasına gelen sınır ticareti, 2023'ün ikinci yarısından itibaren yeniden canlandı. Çin'den gelen gıda, inşaat malzemesi ve tüketim ürünleri, Kuzey Kore'nin iç pazarında hareketlilik yarattı. Ancak bu ticaretin büyük kısmı, yaptırımların izin verdiği miktarın çok üzerinde gerçekleşiyor. Uzmanlara göre Çin, Kuzey Kore'yi ekonomik çöküşten kurtarmak istemese de, istikrarsızlığı önlemek için belirli bir düzeyde ticarete göz yumuyor.
Yasa dışı faaliyetler ve kripto para bağlantısı
Kuzey Kore ekonomisinin bir diğer ayağını ise siber saldırılar, uyuşturucu kaçakçılığı ve sahte para basımı gibi yasa dışı gelirler oluşturuyor. Özellikle kripto para borsalarına yönelik hacker saldırıları, Pyongyang yönetimine milyarlarca dolar kazandırdı. BM raporlarına göre Kuzey Kore, 2017-2023 arasında en az 3 milyar dolar değerinde kripto para çaldı. Bu fonlar, nükleer ve balistik füze programlarının finansmanında kullanılıyor. Ayrıca ülke, sigara ve ilaç sahteciliği gibi alanlarda da faaliyet gösteriyor. Tüm bu gelirler, ekonomi istatistiklerine yansımasa da, yönetici seçkinlerin ve askeri yapının ayakta kalmasını sağlıyor.
Ancak bu büyüme modelinin kırılgan olduğu açık. Rusya ile işbirliği, Ukrayna savaşının seyrine bağlı; Çin ticareti ise Pekin'in siyasi hesaplarına göre şekilleniyor. Yasa dışı faaliyetlerin sürdürülebilirliği ise uluslararası toplumun bu alandaki mücadelesine bağlı. Kuzey Kore ekonomisi, dışarıdan gelen bu kaynaklarla bir süre daha idare edebilir ancak yapısal bir dönüşüm gerçekleştirmeden uzun vadede ayakta kalması zor görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kuzey Kore'nin Rusya ile artan askeri işbirliği, Türkiye'nin de üyesi olduğu NATO ve BM yaptırım rejimleri açısından önemli bir sınamadır. Bu durum, uluslararası silah ticareti ve yaptırımların delinmesi konusunda yeni bir cephe açmaktadır. Türkiye, Karadeniz'deki güvenlik dengeleri ve Ukrayna savaşı bağlamında, Rusya'nın Kuzey Kore'den temin ettiği mühimmatın savaşın seyrine etkisini yakından izlemelidir. Ayrıca Kuzey Kore'nin siber saldırıları ve kripto para aklama yöntemleri, küresel finans sistemine yönelik tehditler arasında yer almakta olup, Türkiye'nin finansal düzenlemelerinde bu risklere karşı önlem alması gerekmektedir.