ABD'de Virginia ve Kentucky eyaletleri, bağımlılık yapma potansiyeli ve sağlık riskleri nedeniyle kratom adlı bitkisel ürünü yasaklamaya hazırlanıyor. Kahve bitkisiyle aynı aileden (Rubiaceae) gelen kratom, Güneydoğu Asya kökenli olup son yıllarda ABD'de yaygınlaşan bir alternatif tedavi ve keyif verici madde haline geldi. Ancak uzmanlar, kratomun opioid reseptörlerini uyararak bağımlılık yapabileceği ve ciddi yan etkilere yol açabileceği konusunda uyarıyor. FDA, kratomu onaylı bir ilaç olarak tanımamakla birlikte, ürünün kontrollü maddeler listesine alınması için DEA'ya defalarca çağrıda bulundu. Şu ana kadar 6 eyalet kratomu tamamen yasaklarken, 17 eyalet ise yaş sınırlaması veya etiketleme gibi düzenlemeler getirdi.
Kratomun kökeni ve kullanım alanları
Kratom (Mitragyna speciosa), Tayland, Endonezya, Malezya ve Myanmar gibi Güneydoğu Asya ülkelerinde yüzyıllardır geleneksel tıpta kullanılıyor. Yorgunluğu gidermek, ağrıyı hafifletmek ve opiat yoksunluk belirtilerini azaltmak amacıyla çiğnenen veya çay olarak tüketilen yapraklar, düşük dozlarda uyarıcı, yüksek dozlarda ise sakinleştirici etki gösteriyor. ABD'ye 2000'li yılların başında giren kratom, özellikle kronik ağrı çekenler, opioid bağımlılığından kurtulmaya çalışanlar ve doğal alternatif arayanlar arasında popülerleşti. Satışları internet üzerinden yapılan ürün, toz, kapsül, ekstrakt ve çay formunda bulunabiliyor.
Ancak kratomun güvenliği konusunda bilimsel fikir birliği yok. Amerikan Bağımlılık Tıbbı Derneği (ASAM) ve FDA, kratomun opioid benzeri etkileri nedeniyle bağımlılık, solunum depresyonu ve karaciğer hasarı gibi riskler taşıdığını belirtiyor. Öte yandan bazı araştırmacılar ve kullanıcılar, düzenlenmiş bir piyasada kratomun daha güvenli bir alternatif olabileceğini savunuyor. Tartışmanın merkezinde FDA'nın 2023'te yayımladığı ve kratom zehirlenmelerine bağlı ölümlerin 2016-2022 arasında yüzde 52 arttığını gösteren rapor yer alıyor.
Yasaklama kararları ve bölgesel boyut
Virginia ve Kentucky'deki yasaklama girişimleri, kratomun ABD'deki hukuki statüsünü yeniden tartışmaya açtı. Virginia Senatosu'nda oylanan yasa tasarısı, kratomun Schedule I (en yüksek kontrollü madde sınıfı) listesine alınarak tamamen yasaklanmasını öngörüyor. Kentucky'de ise benzer bir yasa tasarısı alt komitede onaylandı. Bu iki eyaletin yasaklama kararı, kratom savunucuları tarafından 'federal düzenleme olmadığı için eyaletlerin parçalı bir yaklaşım benimsediği' şeklinde eleştiriliyor. ABD genelinde kratom kullanıcı sayısının 10-16 milyon arasında olduğu tahmin ediliyor ve sektörün yıllık hacmi 1,5 milyar dolara ulaşmış durumda. Özellikle opioid kriziyle mücadele eden eyaletlerde, kratomun potansiyel bir 'zarar azaltma' aracı olarak görülmesi ile bağımlılık yapıcı bir madde olarak sınıflandırılması arasındaki gerilim devam ediyor.
Virginia ve Kentucky'nin yasaklamasıyla birlikte, kratomun yasal olduğu eyalet sayısı azalırken, kara borsa ve kaçak satış riskinin artacağı belirtiliyor. Bazı uzmanlar, tam yasaklama yerine yaş sınırı, saflık standardı ve uyarı etiketi gibi düzenlemelerin daha etkili olabileceğini savunuyor. Federal düzeyde ise DEA'nın kratomu kontrol altına almak için harekete geçmesi bekleniyor ancak süreç yargısal engellerle karşılaşabiliyor. 2016'da DEA'nın geçici yasaklama kararı, kratom derneklerinin açtığı davalar ve kamuoyu baskısı nedeniyle geri çekilmişti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kratomun Türkiye'deki yasal durumu net değildir; ürün, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından ruhsatlandırılmamıştır ve satışı yasal boşluktan yararlanarak internet üzerinden yapılmaktadır. ABD'deki yasaklama dalgası, Türkiye'de de benzer bir düzenleme ihtiyacını gündeme getirebilir. Küresel uyuşturucu ticaretinin dijitalleşmesi ve yeni psikoaktif maddelerin yayılması bağlamında kratom, Türkiye'de bağımlılıkla mücadele politikaları açısından takip edilmesi gereken bir örnektir. Ayrıca, ABD'nin federal düzeyde kratomu yasaklaması halinde, bu kararın Avrupa Birliği ve diğer ülkelerde emsal teşkil etmesi ve Türkiye'nin de bu sürece uyum sağlaması beklenebilir.