New York Times (NYT) muhabirlerinin yayımladığı yeni bir kitaba göre, dönemin ABD Başkanı Donald Trump, 2019 yılında Türkiye'ye yaptığı ziyaretin ardından İran'dan gelebilecek füze tehdidi nedeniyle gece uçağını değiştirmek zorunda kaldı. Olay, Trump'ın görevdeki son döneminde yaşanan ve kamuoyuna yansımayan gergin anlardan biri olarak dikkat çekiyor.
Gelişmenin arka planı
Kitaba göre, Trump 13 Kasım 2019'da Türkiye'yi ziyaret etmiş ve Ankara ile İstanbul'daki temaslarının ardından İncirlik Hava Üssü'nden ayrılmaya hazırlanıyordu. Ancak dönemin Ulusal Güvenlik Danışmanı Robert O'Brien, başkanlık uçağı Air Force One'ın kalkışından kısa bir süre önce İran'ın olası bir füze saldırısı düzenleyebileceğine dair istihbarat raporu aldı. Bunun üzerine Trump, uçağın gece karanlığında ve rotasını değiştirerek, daha güvenli olduğu değerlendirilen başka bir uçakla ABD'ye dönmeye karar verdi.
O dönemde ABD ile İran arasındaki gerginlik, Tahran'ın uranyum zenginleştirme programını genişletmesi ve ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları artırmasıyla tırmanmıştı. Ancak Trump'ın Türkiye ziyareti sırasında böyle bir tehdidin gündeme gelmesi, iki ülke arasındaki gerilimin boyutunu gözler önüne seriyor.
NYT muhabirleri Peter Baker ve Susan Glasser'in kaleme aldığı "The Divider: Trump in the White House, 2017-2021" adlı kitapta yer alan bu detay, dönemin karar alma mekanizmalarına dair perde aralıyor. Kitaba göre, başkanlık uçağı ekibi, İran'dan gelebilecek olası bir saldırıya karşı uçağın rotasını ve kalkış saatini değiştirdi; ancak bu değişiklik kamuoyuna yansımadı.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu olay, ABD'nin Orta Doğu'daki askeri varlığı ve müttefikleriyle ilişkileri açısından önemli bir döneme işaret ediyor. Trump yönetimi, İran'a yönelik "azami baskı" politikası izlemiş, bu da bölgede tansiyonu artırmıştı. Türkiye ise hem NATO müttefiki hem de İran ile sınır komşusu olarak bu gerilimden doğrudan etkileniyordu. Uçağın Türkiye'de değiştirilmesi, Ankara'nın ABD'nin güvenlik operasyonlarındaki lojistik rolünü de gösteriyor.
Öte yandan, bu tür bir güvenlik önlemi, başkanlık uçağının hareketliliğinin istihbarat tarafından izlendiğini ve olası tehditlere karşı esnek davranıldığını ortaya koyuyor. Uzmanlar, bu olayın ABD'nin İran'a yönelik askeri planlamasındaki ihtiyatı yansıttığını ve iki ülke arasındaki krizin ne kadar derin olduğunu gösterdiğini belirtiyor. Ayrıca, Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı İncirlik Hava Üssü'nün, ABD'nin bölgedeki kritik üslerinden biri olduğu gerçeği, bu tür lojistik manevraların sıkça yaşanabileceğine işaret ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin NATO müttefiki olarak ABD'nin Orta Doğu'daki operasyonlarındaki stratejik konumunu bir kez daha gözler önüne seriyor. İncirlik Hava Üssü, ABD'nin bölgedeki askeri gücü için kilit bir üs olmaya devam ediyor; ancak İran tehdidi nedeniyle başkanlık uçağının rotasının değiştirilmesi, Türkiye'nin doğusundaki güvenlik risklerini de hatırlatıyor. Türk dış politikası, İran'la komşuluk ilişkilerini dengelerken, ABD'nin bölgedeki askeri varlığına ev sahipliği yapmanın getirdiği riskleri de yönetmek zorunda. Bu olay, Türkiye'nin hem NATO içindeki rolünü hem de İran'la olan sınır güvenliğini ilgilendiren hassas bir dengeyi yansıtıyor. Ayrıca, dönemin ABD-Türkiye ilişkilerindeki iniş çıkışlara rağmen askeri iş birliğinin sürdüğünü gösteriyor.