Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC) üye devletleri, cinsel taciz iddialarıyla gündeme gelen Başsavcı Karim Khan'ı görevden alma kararı aldı. Mahkemenin denetim organı Perşembe günü yaptığı açıklamada, 124 üye devletin katılımıyla gerçekleştirilen oylamada Khan'ın görevden alınmasının onaylandığını duyurdu. Karar, iddiaların ilk kez ortaya atılmasından yaklaşık iki yıl sonra geldi. Khan, 2021'den bu yana görev yapıyordu ve özellikle Ukrayna, Gazze ve Sudan'daki savaş suçları soruşturmalarıyla uluslararası gündemde yer almıştı.
Krizin arka planı
Karim Khan'a yönelik cinsel taciz iddiaları ilk olarak 2022 yılında, görevine başlamasından kısa bir süre sonra gündeme gelmişti. Mahkemenin iç denetim birimine yapılan başvurularda, Khan'ın bir çalışanına yönelik uygunsuz davranışlarda bulunduğu öne sürülmüştü. İddialar, mahkeme içinde geniş yankı uyandırmış ve kısa sürede uluslararası kamuoyuna yansımıştı. Khan, suçlamaları reddederek görevine devam etmiş, ancak konu mahkemenin itibarını zedelemişti.
Geçtiğimiz yıl bağımsız bir soruşturma komisyonu, iddiaların “makul ölçüde güvenilir” olduğu sonucuna varmıştı. Bu gelişme, üye devletler üzerinde Khan'ın görevden alınması yönündeki baskıyı artırmıştı. Oylamada, özellikle Avrupa ülkeleri ve insan hakları örgütleri Khan'ın istifasını talep ederken, bazı Afrika ve Asya ülkeleri sürecin hukuki boyutuna dikkat çekmişti.
Küresel yansımalar
Uluslararası Ceza Mahkemesi, kurulduğu 2002 yılından bu yana savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırım gibi ağır suçları yargılamakla görevli tek daimi uluslararası mahkeme olarak öne çıkıyor. Ancak mahkeme, özellikle büyük güçlerin üye olmaması nedeniyle sınırlı bir etkiye sahip. ABD, Rusya ve Çin gibi ülkeler ICC'ye taraf değil.
Khan'ın görevden alınması, mahkemenin geleceği açısından kritik bir dönemeç olarak değerlendiriliyor. Özellikle Ukrayna ve Gazze soruşturmalarının yürütüldüğü bir dönemde başsavcı değişikliği, bu süreçleri olumsuz etkileyebilir. Uzmanlar, yeni başsavcının atanmasına kadar geçecek sürede soruşturmaların sekteye uğrayabileceğini belirtiyor. Ayrıca bu karar, mahkemenin iç işleyişindeki sorunlara işaret etmesi nedeniyle kurumsal güvenilirliğini de sorgulatıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ICC'ye taraf olmayan ülkeler arasında yer alıyor. Bu nedenle Karim Khan'ın görevden alınması, doğrudan Türk hukuki süreçlerini etkilemiyor. Ancak Türkiye, özellikle Gazze'deki savaş suçları iddialarıyla ilgili olarak uluslararası hukukun işleyişini yakından takip ediyor. ICC'nin içinde bulunduğu bu kriz, uluslararası yargı mekanizmalarının etkinliğini sorgulatan bir gelişme olarak Türk dış politikasını dolaylı olarak ilgilendiriyor. Türkiye, benzer uluslararası platformlarda taraf olduğu yargı süreçlerinde, kurumsal güvenilirliğin önemini vurgulayan bir tutum sergiliyor. Bu açıdan, mahkemenin itibarındaki erozyon, uluslararası hukukun evrensel uygulanabilirliği noktasında Türk yetkililerin sıkça dile getirdiği çifte standart eleştirilerini güçlendirebilir.