ABD'nin Appalachia bölgesindeki kömür madenlerinde, on yıllardır kontrol altına alınmış gibi görünen siyah akciğer hastalığı (pnömokonyoz) yeniden hızla yayılıyor. Trump yönetiminin yüz milyonlarca doları kömür projelerine yönlendirdiği bir dönemde, madenciler ölümcül silika tozuna maruz kalmaya devam ediyor. Ancak kömür endüstrisinin yoğun lobi faaliyetleri, maruziyeti azaltacak federal düzenlemelerin uygulanmasını yıllardır geciktiriyor.
Siyah Akciğer Hastalığının Yeniden Dirilişi
Siyah akciğer hastalığı, kömür tozunun akciğerlerde birikmesiyle oluşan ve ilerleyici bir hastalık. Özellikle son 20 yılda, hastalığın en ağır formu olan progresif masif fibroz (PMF) vakalarında büyük bir artış gözleniyor. Appalachian bölgesinde yapılan araştırmalar, uzun süreli madencilerin yaklaşık %5'inde PMF geliştiğini ortaya koyuyor. Bu oran, 1990'lara göre 10 kat artış anlamına geliyor.
Asıl tehlike ise silika tozu. Kömür damarlarına yakın kaya katmanlarını kesen madenciler, ince silika partiküllerini soluyor. Silika, akciğer dokusunda kalıcı hasara yol açarak hızla ilerleyen bir hastalık tablosu oluşturuyor. 2014 yılında yayımlanan bir araştırma, PMF'li madencilerin çoğunun silikaya maruz kaldığını gösterdi.
Federal Madencilik Güvenliği ve Sağlığı İdaresi (MSHA), silika maruziyetine yönelik daha sıkı sınırlamalar getirmek için 2019'da bir kural önerisi hazırladı. Ancak bu kural, endüstrinin baskısı ve hukuki itirazlar nedeniyle henüz yürürlüğe girmedi. Kömür şirketleri, yeni düzenlemelerin maliyetlerini artıracağını ve iş kayıplarına yol açacağını savunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Appalachia'da yaşanan bu kriz, sadece sağlık değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal bir sorunu da temsil ediyor. Bölge, yıllardır kömür endüstrisinin gerilemesiyle mücadele ediyor. Trump yönetiminin kömüre yaptığı yatırımlar, kısa vadede istihdam yaratmayı hedefliyor ancak uzun vadede madencilerin sağlığını daha da tehdit ediyor.
Küresel ölçekte bakıldığında, kömür madenciliğinin sürdürülebilirliği tartışmalı. İklim değişikliğiyle mücadelede fosil yakıtlardan vazgeçilmesi gerekirken, kömür endüstrisinin canlandırılması çelişki yaratıyor. Silika tozu düzenlemelerindeki gecikme, işçi sağlığı ile çevre politikaları arasındaki hassas dengeyi bir kez daha gündeme getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin kömüre dayalı enerji politikalarında iş sağlığı ve güvenliğinin ne kadar kritik olduğunu hatırlatıyor. Zonguldak ve çevresindeki kömür madenlerinde benzer hastalık vakaları rapor edilmiştir. Türkiye, kömürde dışa bağımlılığı azaltma hedefiyle yerli kömür üretimini artırırken, işçi sağlığı standartlarını göz ardı etmemelidir. Silika tozu maruziyetini sınırlayan mevzuatın güncellenmesi ve denetimlerin sıkılaştırılması, Türkiye için de önemli bir ders niteliğindedir.