Kolombiya'nın sol kanat cumhurbaşkanı adayı Ivan Cepeda, görevdeki Cumhurbaşkanı Gustavo Petro'nun başlattığı ve yoğun eleştirilere maruz kalan barış sürecini köklü bir revizyondan geçirmeye hazır olduğunu duyurdu. Cepeda, Petro'nun en sadık müttefiki olarak bilinirken, ülkede altmış yılı aşkın süredir devam eden silahlı çatışmaları sona erdirme hedefi taşıyan bu sürecin aksayan yönlerini düzeltme vaadiyle öne çıkıyor. Cepeda, yaptığı açıklamada, barış sürecinin mevcut halinin kendilerini tam anlamıyla tatmin etmediğini ancak sürecin tamamen terk edilmesi yerine iyileştirilmesi gerektiğini vurguladı. Özellikle eski FARC gerillalarının topluma yeniden kazandırılması, uyuşturucu ticaretiyle mücadele ve kırsal bölgelerdeki güvenlik açıklarının kapatılması konularında yeni adımlar atılması gerektiğini belirtti. Cepeda'nın bu çıkışı, Kolombiya'da Mayıs 2026'da yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde sol seçmeni birleştirme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Barış Sürecinin Mevcut Durumu ve Eleştiriler
Kolombiya hükümeti ile Devrimci Silahlı Güçler (FARC) arasında 2016 yılında imzalanan barış anlaşması, ülke tarihinde bir dönüm noktası olarak görülse de uygulama aşamasında ciddi sorunlarla karşılaştı. Anlaşma kapsamında silah bırakan binlerce eski gerillanın sosyal ve ekonomik entegrasyonu beklenen hızda ilerlemezken, bazı bölgelerde şiddet olayları yeniden tırmanışa geçti. Cumhurbaşkanı Petro'nun 2022'de göreve gelmesiyle birlikte 'Toplam Barış' adı verilen yeni bir politika izlendi; ancak bu politika, ELN (Ulusal Kurtuluş Ordusu) ve diğer silahlı gruplarla yürütülen müzakerelerde istenen sonuçları vermedi. Muhalefet, Petro'nun barış sürecinde çok fazla taviz verdiğini ve güvenlik güçlerinin hareket alanını kısıtladığını savunuyor. Öte yandan, insan hakları örgütleri, eski savaşçıların öldürülmesi ve toprak anlaşmazlıkları nedeniyle yerinden edilenlerin sayısındaki artışa dikkat çekiyor. Cepeda, bu eleştirileri kabul etmekle birlikte, çözümün barış sürecini rafa kaldırmaktan değil, daha kapsayıcı ve etkin mekanizmalarla güçlendirmekten geçtiğini ifade etti.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Latin Amerika'da Sol Dalga ve Barış Diplomasisi
Kolombiya'daki bu gelişme, Latin Amerika'da sol eğilimli hükümetlerin yeniden yükselişe geçtiği bir döneme denk geliyor. Brezilya'da Lula, Şili'de Boric ve Meksika'da López Obrador gibi liderlerin benzer barış ve uzlaşı politikaları izlemesi, bölgede ortak bir siyasi atmosfer oluşturuyor. Cepeda'nın barış sürecini revize etme vaadi, uluslararası toplumda da dikkatle izleniyor. Özellikle Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, Kolombiya barış sürecine önemli maddi ve teknik destek sağlıyor. ABD ise uyuşturucuyla mücadele bağlamında Kolombiya'ya yardım ederken, barış sürecine ilişkin çekincelerini sürdürüyor. Cepeda'nın, Petro'nun aksine ABD ile daha dengeli bir ilişki kurma sinyali vermesi, Washington'da temkinli bir iyimserlik yaratabilir. Ancak Cepeda'nın, eski başkan Álvaro Uribe dönemindeki sert güvenlik politikalarına dönüşü reddetmesi, sağ muhalefet tarafından sert bir şekilde eleştiriliyor. Kolombiya'nın bu iç siyasi gerilimi, bölgedeki uyuşturucu ticareti ve yasadışı madencilik gibi sınıraşan suçlarla mücadeleyi de etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kolombiya'daki barış sürecinin akıbeti, Türkiye açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, Latin Amerika'da istikrarın sağlanması küresel güvenlik ve ticaret dengeleri açısından önem taşıyor. Türkiye, son yıllarda Latin Amerika ülkeleriyle ekonomik ve diplomatik ilişkilerini geliştirme çabası içinde. Kolombiya, bölgenin en büyük ekonomilerinden biri olarak Türk müteahhitlik firmaları ve savunma sanayii için potansiyel bir pazar oluşturuyor. Ayrıca, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelede uluslararası işbirliği, Türkiye'nin de iç güvenliğini ilgilendiren bir konu. Cepeda'nın barış sürecini revize etme girişimi, bölgesel istikrarı artırırsa, Türkiye'nin Latin Amerika ile ticari ve diplomatik bağlarının derinleşmesine dolaylı katkı sağlayabilir.