İsrail ordusu, Lübnan'ın başkenti Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği yoğun hava saldırılarının ardından bölgede enkaz kaldırma ve arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. Saldırılarda en az 45 kişinin hayatını kaybettiği, 200'den fazla kişinin yaralandığı bildiriliyor. Özellikle Hizbullah'ın kontrolündeki bölgelerde yoğunlaşan saldırılar, sivillerin yaşadığı apartmanları da hedef aldı. Lübnan Sağlık Bakanlığı, ölü sayısının artabileceği uyarısında bulundu.
Saldırının arka planı ve hedefleri
İsrail, saldırıların Hizbullah'ın askeri altyapısını hedef aldığını açıkladı. Ordu sözcüsü, Beyrut'un güney banliyölerinde bulunan silah depoları ve komuta merkezlerinin vurulduğunu belirtti. Ancak görgü tanıkları, sivillerin yoğun olarak yaşadığı mahallelerin de vurulduğunu aktardı. Saldırıda 5 katlı bir apartmanın tamamen yıkıldığı, enkaz altında kalanlar olduğu bildiriliyor. Lübnanlı yetkililer, saldırıların uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve sivil kayıpların soruşturulması gerektiğini vurguladı.
Beyrut'un güney banliyöleri, uzun yıllardır Hizbullah'ın kalelerinden biri olarak biliniyor. İsrail, 2006 savaşından bu yana bölgeye zaman zaman hava saldırıları düzenliyor. Ancak son saldırıların şiddeti, 2006 sonrası en büyük çaplı operasyon olarak kayıtlara geçti. Bölgede yaşayanlar, bombalamaların gece geç saatlerde başladığını ve sabaha kadar sürdüğünü belirtiyor. Patlama seslerinin kilometrelerce öteden duyulduğu aktarılıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Saldırılar, Gazze'de devam eden savaşın ardından İsrail-Lübnan sınırında tırmanan gerilimin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Hizbullah, 7 Ekim'den bu yana İsrail'in kuzeyindeki askeri hedeflere roket atışları düzenliyor. İsrail ise hava saldırılarıyla karşılık veriyor. Son saldırılar, iki taraf arasındaki çatışmaların tam ölçekli bir savaşa dönüşebileceği endişelerini artırdı.
Uluslararası toplumdan saldırılara tepkiler gelmeye başladı. Birleşmiş Milletler, sivillerin korunması çağrısı yaparken, ABD ve Avrupa Birliği tarafları itidale davet etti. Fransa, Lübnan'daki vatandaşlarının tahliyesi için hazırlık yaparken, İran ise İsrail'i 'bölgesel yangını körüklemekle' suçladı. Suudi Arabistan ve Mısır, savaşın yayılmasının tüm bölgeyi etkileyeceği uyarısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'in Beyrut saldırıları, Türkiye'nin doğrudan komşusu olmamakla birlikte bölgesel istikrarı yakından ilgilendiriyor. Türkiye, Gazze savaşı sırasında İsrail'e yönelik sert eleştirilerde bulunmuş ve ateşkes çağrıları yapmıştı. Beyrut'taki saldırılar, Türkiye'nin bölgede diplomatik girişimlerini artırmasına neden olabilir. Özellikle Lübnan'daki Türk vatandaşlarının güvenliği ve Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji politikaları açısından bu gelişme yakından takip ediliyor. Ayrıca, çatışmaların yayılması halinde Türkiye'nin sığınmacı akını ve terör riski gibi güvenlik tehditleriyle karşılaşabileceği değerlendiriliyor.