Ünlü gece geç saat programı sunucusu Jimmy Kimmel, CBS kanalının Stephen Colbert'in sunduğu “The Late Show” programını iptal etmesi karşısında hayal kırıklığına uğradığını ifade etti. Vulture dergisine 3 Mart 2025 Pazartesi günü verdiği röportajda Kimmel, bu kararın Trump yönetiminin eleştirel sesleri susturmaya yönelik politik baskılarıyla bağlantılı olabileceği yönündeki spekülasyonları artırdığını belirtti.
Arka plan ve Kimmel'in tepkisi
Kimmel, röportajında “Kendimi biraz mağlup hissediyorum” dedi. “Bu iptal, sadece bir programın sonu değil; aynı zamanda ifade özgürlüğüne yönelik bir saldırı. Gece geç saat programları uzun süredir siyasi hicvin ve eleştirinin son kalesiydi. Şimdi bu kalenin duvarları çatırdıyor.”
CBS, 27 Şubat 2025'te yaptığı açıklamada “The Late Show with Stephen Colbert”in reytinglerinin düştüğünü ve maliyetlerin arttığını gerekçe göstererek programı yayından kaldırdı. Ancak endüstri uzmanları, iptalin zamanlamasının Trump'ın 2025 başkanlık yemin töreninden hemen sonraya denk gelmesini dikkat çekici buluyor.
Colbert, programında Trump yönetimini sık sık eleştiren isimlerden biriydi. Özellikle eski Başkan Donald Trump'ın 2024 seçim kampanyası döneminde Colbert'in yaptığı sert hicivler, bazı Cumhuriyetçi politikacıların tepkisini çekmişti. CBS ise kararın tamamen ticari olduğunu savunuyor: “Reytingler son iki sezonda yüzde 15 düştü. Reklam gelirleri beklentilerin altında kaldı. Bu tamamen bir iş kararı.”
Endüstri ve siyasi boyut
Kimmel ise bu açıklamalara şüpheyle yaklaşıyor: “Eğer bu sadece bir iş kararıysa, neden Trump göreve başladıktan hemen sonra alındı? Neden özellikle en sesli eleştiren sunucu hedef alındı?” Kimmel, gece geç saat programlarının günümüzdeki zorluklarına da dikkat çekiyor: “Streaming platformlar ve sosyal medya, geleneksel televizyonun izleyici tabanını eritiyor. Ancak bu programlar demokrasi için hâlâ hayati önem taşıyor. Politikacıların sorgulandığı, gücün hicvedildiği nadir alanlardan biri.”
Colbert'in iptali, Jimmy Fallon (Tonight Show), Seth Meyers (Late Night) gibi diğer gece geç saat programlarının geleceği hakkında da soru işaretleri yarattı. Analistler, özellikle Trump yönetimine karşı muhalif duruşlarıyla bilinen sunucuların hedef alınabileceğini düşünüyor. Öte yandan, muhafazakar medya kuruluşları iptali “sağduyunun zaferi” olarak nitelendirdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'de medya ve ifade özgürlüğü tartışmalarına yeni bir boyut kazandırabilir. ABD'de siyasi mülahazalarla bir programın iptal edilmesi, Türk kamuoyunda benzer durumların hatırlanmasına neden olabilir. Ayrıca, gece geç saat programları Türkiye'de yaygın olmasa da, küresel medya tekelleşmesi ve siyasi baskıların evrensel boyutu, Türk medya profesyonelleri için dersler içeriyor. Bu olay, medya bağımsızlığının sadece Türkiye'de değil, dünyanın en büyük demokrasisinde de kırılgan olduğunu gösteriyor.