ABD Başkanı Donald Trump'ın başsavcı adayı Todd Blanche, Senato Adalet Komitesi'ndeki onay oturumunda beklenmedik derecede sert sorularla karşılaştı. Özellikle Teksaslı Cumhuriyetçi Senatör John Cornyn ve Demokratların, Blanche'ın daha önce savunuculuğunu yaptığı 'hükümetin silahsızlandırılması' (anti-weaponization) fonu konusunda yoğun baskı kurduğu oturum, bir senatörün deyimiyle 'iş görüşmesinden çok performans değerlendirmesine' benziyordu. Blanche, bu fonun yalnızca siyasi muhaliflere yönelik soruşturmaları engellemek amacı taşıdığı yönündeki eleştirilere yanıt vermekte zorlandı.
Sert sorular ve siyasi hesaplaşmalar
Oturumda söz alan Senatör Cornyn, Blanche'a 'Bu fon, sadece Demokratlar'ın değil, herkesin adalet önünde eşit olmasını mı sağlayacak, yoksa Trump yönetiminin siyasi silahı mı olacak?' sorusunu yöneltti. Blanche, fonun amacının 'partizan olmayan, bağımsız bir adalet sistemi' olduğunu savunsa da, Cornyn'ın 'Somut örnek verin, bu fon hangi soruşturmayı durdurdu?' çıkışı karşısında net bir yanıt veremedi. Demokrat senatörler ise Blanche'ın geçmişte Trump'ın avukatlığını yapmasını ve 'seçim sahtekarlığı' iddialarını desteklemesini gündeme getirerek, onun tarafsız bir başsavcı olamayacağını iddia etti.
Komite Başkanı Senatör Dick Durbin, oturumun ardından yaptığı açıklamada, 'Blanche'ın yanıtları, bağımsız bir Adalet Bakanlığı vizyonundan yoksun olduğunu gösteriyor. Bu fon, hukukun üstünlüğünü zayıflatacak bir araç haline gelebilir' dedi. Cumhuriyetçi kanat ise Blanche'ın tecrübesine vurgu yaparak, onay sürecinin hızla tamamlanmasını istiyor.
Küresel yankılar ve Amerikan adalet sistemi üzerindeki etkileri
Blanche'ın onay süreci, ABD'nin iç siyasetindeki kutuplaşmanın yanı sıra, uluslararası alanda da dikkatle izleniyor. Özellikle Avrupa Birliği ve insan hakları örgütleri, ABD Adalet Bakanlığı'nın bağımsızlığının zedelenmesi durumunda, küresel hukuk normlarının da olumsuz etkileneceği uyarısında bulunuyor. 'Anti-weaponization' fonu, Trump döneminde başlatılan ve federal kurumların siyasi amaçlarla kullanılmasını engellemeyi hedefleyen bir girişimdi. Ancak eleştirmenler, bu fonun aslında yürütme organının denetimini zayıflattığını ve yolsuzluk soruşturmalarını engellediğini savunuyor.
Blanche'ın onaylanması halinde, özellikle seçim güvenliği, göçmenlik politikaları ve büyük teknoloji şirketlerine yönelik antitröst davaları gibi hassas konularda Adalet Bakanlığı'nın tutumu merak ediliyor. Senato'da yapılacak nihai oylamada, Blanche'ın kaderi, bazı Cumhuriyetçi senatörlerin de desteğini çekmesi durumunda tehlikeye girebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD Adalet Bakanlığı'nın başına geçecek ismin kim olacağı, Türkiye-ABD ilişkilerini doğrudan etkilemese de, iki ülke arasındaki hukuki ve diplomatik dosyalar açısından önem taşıyor. Özellikle Halkbank davası, FETÖ iadesi ve Suriye politikası gibi konularda ABD Adalet Bakanlığı'nın tutumu belirleyici oluyor. Blanche'ın 'anti-weaponization' fonuna verdiği destek, Türkiye'ye yönelik yaptırım veya soruşturma kararlarında adalet bakanlığının daha temkinli bir yaklaşım benimsemesine yol açabilir. Bununla birlikte, Blanche'ın Trump'a yakınlığı, iki ülke arasındaki siyasi diyaloğu olumlu etkileyebilir. Ancak sürecin uzaması ve iç siyasi çekişmeler, ABD'nin dış politikada elini zayıflatabilir.