Kenya'da Devlet Başkanı William Ruto'nun yabancı seyyar satıcılara yönelik baskı başlatma talimatının ardından ülkede yabancı düşmanlığı (zenofobi) endişeleri artıyor. Hükümet, yasal belgeleri tam olan yabancı tüccarların korunmaya devam edeceğini savunurken, sivil toplum kuruluşları ve gözlemciler, uygulamanın ayrımcılığa ve toplumsal gerilime yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Gelişmenin Arka Planı
Kenya Devlet Başkanı William Ruto, geçtiğimiz günlerde ülke genelinde yabancı uyruklu seyyar satıcılara yönelik bir denetim ve baskı kampanyası başlatılması talimatını verdi. Bu kararın, yerel esnafın korunması ve kayıt dışı ekonominin önlenmesi amacıyla alındığı belirtiliyor. Ancak talimatın ardından, özellikle başkent Nairobi ve çevresinde yabancı görünümlü kişilere yönelik taciz, tehdit ve bazı durumlarda fiziksel saldırı vakalarının arttığı bildiriliyor. Ruto yönetimi, yasa dışı göçmenlerin ve belgesiz çalışanların ekonomiye zarar verdiğini savunurken, muhalefet ve insan hakları örgütleri, bu tür söylemlerin yabancı karşıtı duyguları körüklediğini dile getiriyor. Kenya'da özellikle Somali, Güney Sudan, Etiyopya ve Uganda gibi komşu ülkelerden gelen göçmenler ve mülteciler, zaman zaman ayrımcılık ve şiddete maruz kalıyor. Ülke, geçmişte de benzer yabancı karşıtı dalgalarla sarsılmış, 2017 ve 2022 seçim dönemlerinde yabancılara yönelik saldırılar rapor edilmişti. Hükümetin son talimatı, ekonomik sıkıntıların arttığı ve işsizliğin yüksek olduğu bir dönemde geldi. Kenya'da enflasyon ve gıda fiyatlarındaki artış, halkın bir kesiminde yabancıları günah keçisi ilan etme eğilimini güçlendiriyor. Yetkililer, operasyonların yalnızca yasa dışı faaliyet gösterenlere yönelik olduğunu ve yasal belgeye sahip yabancı tüccarların işlerine devam edebileceğini vurguluyor. Ancak uygulamadaki keyfilik iddiaları, endişeleri artırıyor. İçişleri Bakanlığı, denetimlerin yargı kararlarına uygun yürütüleceğini ve insan haklarına saygılı olunacağını açıkladı. Yine de bazı yerel yönetimlerin talimatı aşırı yorumlayarak tüm yabancıları hedef aldığı öne sürülüyor. Uluslararası Af Örgütü ve Kenya İnsan Hakları Komisyonu, hükümete çağrıda bulunarak, ayrımcı uygulamaların son bulmasını ve göçmenlerin haklarının korunmasını istedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Kenya, Doğu Afrika'nın en büyük ekonomisi ve bölgesel bir ticaret merkezi olarak, göçmen iş gücü ve mülteciler için önemli bir destinasyon. Ülke, Somali, Güney Sudan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Burundi ve Ruanda'dan gelen yüz binlerce mülteciye ev sahipliği yapıyor. Bu bağlamda, yabancı düşmanlığı eğilimleri yalnızca Kenya içinde değil, bölgesel istikrar açısından da risk taşıyor. Son yıllarda Doğu Afrika'da artan ekonomik baskılar, iklim değişikliğinin yol açtığı kuraklık ve göç dalgaları, ülkeler arası gerilimleri artırmış durumda. Kenya'nın yabancı tüccarlara yönelik tutumu, komşu ülkelerle ticari ve diplomatik ilişkileri de etkileyebilir. Özellikle Somali hükümeti, vatandaşlarına yönelik muamelenin yakından takipçisi. Uganda ve Tanzanya gibi ülkelerde de benzer yabancı karşıtı söylemler zaman zaman gündeme geliyor. Küresel ölçekte ise, pandemi sonrası ekonomik daralma ve artan milliyetçilik dalgası, birçok ülkede göçmen karşıtı politikaları besliyor. Kenya'nın bu adımı, uluslararası toplumda insan hakları ihlalleri açısından izleniyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), Kenya'daki mültecilerin korunması için hükümetle diyalog halinde olduğunu belirtti. Öte yandan, Kenya ekonomisi için yabancı yatırımcı ve girişimciler büyük önem taşıyor. Ülkenin teknoloji ve hizmet sektöründeki büyümesinde yabancı iş gücünün katkısı yadsınamaz. Bu nedenle, hükümetin dengeyi gözetmesi gerekiyor. Uzmanlar, yabancı düşmanlığının uzun vadede ülkenin uluslararası itibarına ve ekonomisine zarar verebileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca, Kenya'nın Afrika Birliği ve Doğu Afrika Topluluğu (EAC) içindeki serbest dolaşım taahhütleriyle çelişen uygulamalar, bölgesel entegrasyon sürecine darbe vurabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kenya'daki gelişmeler, Türkiye'nin Afrika açılımı ve bölgedeki ekonomik çıkarları açısından yakından takip edilmeli. Türkiye, son yıllarda Kenya başta olmak üzere Doğu Afrika ülkeleriyle ticari ve diplomatik ilişkilerini güçlendirdi. Türk müteahhitlik firmaları, ihracatçılar ve yatırımcılar bölgede aktif. Yabancı düşmanlığı dalgasının yasal belgeli Türk iş insanlarını da olumsuz etkileme riski bulunuyor. Ayrıca, istikrarsızlık ve göç baskısı, bölgesel güvenliği tehdit ederek Türkiye'nin Afrika Boynuzu'ndaki insani yardım ve barışı koruma çabalarını zorlaştırabilir. Türkiye, Kenya ile ilişkilerinde karşılıklı saygı ve hukuka uygunluk ilkesini vurgulamalı; vatandaşlarının haklarının korunması için diplomatik girişimlerde bulunmalı.