İklim değişikliğinin yol açtığı yıkıcı etkilerle mücadele için kurulan Kayıp ve Zarar Fonu (Loss and Damage Fund), sınırlı mali kaynaklarına rağmen beklenenden çok daha fazla başvuru alması nedeniyle ilk proje onaylarını ertelemek zorunda kaldı. Fonun yönetim kurulu, ellerindeki kısıtlı bütçeyi en etkili şekilde kullanabilmek için hangi projelerin önceliklendirileceği konusunda daha fazla zamana ihtiyaç duyduklarını açıkladı. BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) kapsamında 2023 yılında Dubai'de düzenlenen COP28 zirvesinde kurulan fon, özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki iklim felaketlerinden etkilenen topluluklara destek sağlamayı hedefliyor.
Gelişmenin arka planı
Fonun yönetim kurulu, geçtiğimiz haftalarda yaptığı toplantıda, başvuru sayısının mevcut kaynakların çok üzerinde olduğunu tespit etti. Resmi olmayan rakamlara göre, şu ana kadar 70'ten fazla ülke ve bölgesel kuruluş, toplamda 1 milyar doları aşan proje talebinde bulundu. Ancak fonun mevcut bütçesi, gelişmiş ülkelerin taahhütlerine rağmen sadece 700 milyon dolar civarında. Bu durum, fonun vaat edilen desteği sağlama kapasitesine ilişkin ciddi soru işaretleri doğuruyor.
Özellikle deniz seviyesinin yükselmesi, aşırı hava olayları ve kuraklık gibi iklim kaynaklı felaketlerden en çok etkilenen Pasifik Adaları, Güney Asya ve Afrika ülkeleri, fonun hızlı çalışması gerektiğini vurguluyor. Örneğin, Bangladeş ve Vanuatu gibi ülkeler, yakın zamanda yaşanan seller ve kasırgalar nedeniyle acil yardım talep ediyor. Gelişmekte olan ülkeler, zengin ülkelerin tarihsel sorumluluklarını yerine getirmediğini ve fonun yetersiz kaldığını dile getiriyor.
Fonun yönetim kurulu başkanı, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, 'Elimizdeki sınırlı kaynakları adil ve etkili bir şekilde dağıtmak için titiz bir değerlendirme süreci yürütüyoruz. Bu gecikme, projelerin kalitesini ve fonun amacına hizmet etmesini sağlama isteğimizden kaynaklanıyor' ifadelerini kullandı. Ancak yardım kuruluşları, her geçen gün daha fazla insanın iklim felaketlerinden etkilendiğine dikkat çekerek sürecin hızlandırılması çağrısında bulunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Kayıp ve Zarar Fonu'ndaki bu gecikme, küresel iklim adaleti tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Gelişmiş ülkeler, fonun yıllık 100 milyar dolar olan iklim finansmanı taahhüdünün bir parçası olduğunu belirtirken, gelişmekte olan ülkeler bu miktarın mevcut kriz karşısında yetersiz kaldığını savunuyor. Özellikle fosil yakıt üretiminden elde edilen karların bir kısmının fona aktarılması önerisi, zengin ülkeler tarafından sıcak karşılanmıyor.
Fonun yavaş işlemesi, aynı zamanda gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliğine uyum çabalarını da olumsuz etkiliyor. Dünya Bankası verilerine göre, iklim değişikliğinin etkileriyle başa çıkmak için gelişmekte olan ülkelerin yılda ortalama 300 milyar dolar ek finansmana ihtiyacı var. Mevcut fon büyüklüğü ise bu ihtiyacın sadece yüzde 0.2'sini karşılıyor.
Uzmanlar, fonun başarısının yalnızca miktarla değil, aynı zamanda dağıtım hızı ve şeffaflığıyla da ölçüleceğini belirtiyor. Eğer fon, ilk projelerini onaylamakta bu kadar zorlanıyorsa, gelecekte benzer fon mekanizmalarının güvenilirliği de zedelenebilir. Küresel iklim müzakerelerinde bir dönüm noktası olarak görülen bu fon, başarısız olması halinde, uluslararası işbirliğinin iklim değişikliğiyle mücadeledeki etkinliğine ilişkin ciddi şüpheler doğuracak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadelesi ve uluslararası iklim finansmanına erişimi açısından önemli sinyaller veriyor. Türkiye, iklim değişikliğine karşı kırılgan bölgeler arasında yer alırken, özellikle Akdeniz havzasındaki kuraklık ve aşırı hava olaylarından etkileniyor. Kayıp ve Zarar Fonu'nun yavaş işlemesi, Türkiye'nin iklim felaketlerine karşı ulusal hazırlık kapasitesini artırma ihtiyacını ortaya koyuyor. Ayrıca, Türkiye'nin gelişmekte olan bir ülke olarak fon kaynaklarına erişim talebi, bu tür uluslararası mekanizmaların etkinliğine bağlı. Türkiye, iklim finansmanında daha adil bir dağılım için küresel platformlarda sesini yükseltmeli ve yerel dirençlilik projelerini hızlandırmalıdır.