Nepal'de geçtiğimiz günlerde yaşanan şiddetli sel felaketi, ülke genelinde büyük yıkıma yol açtı. Yetkililer, en az 63 kişinin hayatını kaybettiğini, onlarca kişinin de kayıp olduğunu bildirdi. Felaketi atlatan görgü tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı. Prem Prasad Subedi, selin gelişini daha göremeden hissettiğini belirterek, "Klavyem sallanmaya başladı" ifadelerini kullandı. Başkent Katmandu ve çevresini etkisi altına alan sel, altyapıyı yerle bir etti, yüzlerce evi sular altında bıraktı. Yetkililer, arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü, ölü sayısının artabileceğini açıkladı.
Gelişmenin arka planı
Nepal, her yıl muson yağmurlarıyla birlikte ciddi sel ve heyelan felaketleriyle karşı karşıya kalıyor. Ancak bu yılki yağışların şiddeti, son yılların en sert hava olaylarından biri olarak değerlendiriliyor. Meteoroloji yetkilileri, iklim değişikliğinin etkisiyle yağış rejiminin düzensizleştiğini ve aşırı hava olaylarının sıklığının arttığını vurguluyor. Özellikle geçtiğimiz hafta sonu etkili olan sağanak, Katmandu Vadisi'ndeki nehirlerin taşmasına neden oldu. Başkentteki birçok mahalle sular altında kaldı; evler, iş yerleri ve yollar kullanılamaz hale geldi.
Felaketi yaşayanlardan 35 yaşındaki Subedi, olay anında bir ofiste çalıştığını ve binanın sarsıldığını hissettiğini söyledi. "Önce hafif bir sarsıntı oldu, sonra birden her yer sallanmaya başladı. Dışarı baktığımda her yeri su kaplamıştı" dedi. Subedi, çalışma arkadaşlarıyla birlikte binanın çatısına çıkarak kurtarılmayı beklediklerini, birçok kişinin de mahsur kaldığını anlattı. Kurtarma ekipleri, helikopterler ve şişme botlarla onlarca kişiyi güvenli bölgelere tahliye etti.
Yetkililer, şu ana kadar 63 kişinin cesedine ulaşıldığını, 38 kişinin ise hala kayıp olduğunu bildirdi. Kayıplar arasında, sel sularına kapılan çocukların da bulunduğu belirtiliyor. Nepal hükümeti, bölgede olağanüstü hal ilan etti ve orduyu arama kurtarma çalışmalarına sevk etti. Ayrıca, felaketin boyutunu belirlemek için kapsamlı bir hasar tespit çalışması başlatıldı.
Bölgesel ve küresel boyut
Nepal'deki sel felaketi, yalnızca ülkeyi değil, Güney Asya'nın genelini tehdit eden iklim krizinin bir yansıması olarak görülüyor. Uzmanlar, Himalayaların eteklerindeki bu ülkede hızlı kentleşme ve plansız yapılaşmanın, sel ve heyelanların yıkıcı etkisini artırdığına dikkat çekiyor. Katmandu gibi yoğun nüfuslu şehirlerde, nehir yataklarına yapılan kaçak yapılar, sel sularının daha da büyük hasara yol açmasına neden oluyor.
İklim değişikliği, Güney Asya'da muson yağmurlarının daha yoğun ve öngörülemez olmasına yol açıyor. Bu durum, Hindistan, Bangladeş ve Nepal gibi ülkelerde her yıl binlerce insanın hayatını kaybetmesine ve milyonlarca insanın yerinden olmasına neden oluyor. Nepal'deki son felaket, gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliğine uyum kapasitesinin ne kadar yetersiz olduğunu bir kez daha gösterdi.
Birleşmiş Milletler ve uluslararası yardım kuruluşları, Nepal'e acil yardım malzemesi ve ekipman göndermeye başladı. Ancak uzmanlar, bu tür felaketlerin önlenmesi için uzun vadeli planlamaya ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor. Nepal hükümeti, iklim değişikliğine uyum projelerine ve altyapı yatırımlarına daha fazla kaynak ayırması gerektiğini kabul ediyor, ancak ekonomik zorluklar bu çalışmaları yavaşlatıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nepal'deki sel felaketi, Türkiye'nin de dahil olduğu coğrafyada iklim kaynaklı doğal afetlerin küresel bir sorun olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Türkiye, geçmişte yaşadığı sel ve orman yangınları gibi afetlerle mücadelede önemli bir deneyime sahip. Bu tür olaylar, uluslararası dayanışmanın önemini ortaya koyarken, Türkiye'nin bölgesel bir aktör olarak iklim değişikliğiyle mücadelede daha aktif rol oynaması gerektiğine işaret ediyor. Ayrıca, Türk Kurtarma ekiplerinin Nepal'deki operasyonlara katılması, ülkenin insani yardım kapasitesini göstermesi açısından fırsat sunabilir. Türkiye'nin iklim değişikliğine uyum politikalarını güçlendirmesi ve benzer felaketlere karşı hazırlıklı olması, hem ulusal güvenlik hem de bölgesel istikrar için kritik önem taşıyor.