Boğa piyasasının görünmeyen derinliklerinde yaşanan şiddetli bir rotasyon, nicel (kantitatif) hedge fonları için 2023'ten bu yana en kötü performans dönemini uzatıyor. Momentum stratejilerindeki keskin düşüş, bu fonların üst üste kayıp yazmasına neden olurken, Wall Street'te endişe yaratıyor. Özellikle yapay zeka hisselerindeki geri çekilme ve teknoloji devlerinden enerji ve savunma sektörlerine doğru yaşanan sermaye akışı, bilgisayar algoritmaları tarafından yönetilen fonların pozisyonlarını altüst etti.
Momentum Stratejilerinde Çöküş
Quant fonlar, genellikle fiyat trendlerini takip eden momentum stratejileriyle bilinir. Ancak son haftalarda, Nvidia, Microsoft ve Alphabet gibi mega-cap teknoloji hisselerindeki düzeltme, bu stratejilerin ana dayanağını sarsmış durumda. Yatırımcıların, Fed'in faiz politikalarına ilişkin belirsizlikler ve jeopolitik riskler nedeniyle daha güvenli limanlara yönelmesi, momentum faktörünün performansını olumsuz etkiledi. Örneğin, MSCI Dünya Momentum Endeksi son bir ayda %5 değer kaybederken, aynı dönemde değer odaklı endeksler daha iyi bir performans sergiledi. Bu durum, özellikle kaldıraçlı işlem yapan hedge fonları için ciddi kayıplara yol açtı.
Nicel fonların toplam yönetim altındaki varlıklarının 1.5 trilyon doları aştığı düşünülürse, bu kayıpların sistemik risk oluşturma potansiyeli de masada. Ancak sektör temsilcileri, kaldıraç oranlarının 2020'deki pandemi krizine göre daha düşük olduğunu ve likidite sıkışıklığı yaşanmadığını vurguluyor.
Küresel Piyasalara Yansımaları
Quant fonların zor durumu, yalnızca ABD piyasalarıyla sınırlı kalmadı. Avrupa ve Asya borsalarında da momentum kaybı yaşanıyor. Özellikle Japonya'da, Carried Trade stratejilerinin çözülmesi ve Tokyo hisse senetlerindeki dalgalanma, nicel fonların zararlarını artırdı. Öte yandan, emtia fiyatlarındaki hareketlilik ve döviz kurlarındaki oynaklık, algoritmik işlemleri daha da karmaşık hale getirdi. Analistler, bu durumun merkez bankalarının para politikalarına duyarlılığı yüksek olan fonlar için ek riskler barındırdığını belirtiyor.
Bazı stratejistler, mevcut rotasyonun geçici olduğunu ve teknoloji hisselerine olan güvenin yeniden tesis edileceğini savunurken, diğerleri daha derin bir yapısal dönüşümün işaretlerini görüyor. Önümüzdeki haftalarda açıklanacak ABD enflasyon verileri ve Fed kararları, nicel fonların geleceği açısından belirleyici olacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel kantitatif fonlardaki kayıplar, Türkiye gibi gelişmekte olan piyasalar için dolaylı etkiler doğurabilir. Gelişmiş ülkelerde artan riskten kaçınma eğilimi, Türk lirası gibi kırılgan varlıklardan çıkışı hızlandırabilir. Ayrıca, momentum stratejilerindeki bozulma, Borsa İstanbul'da işlem gören yabancı fonların pozisyonlarını etkileyerek volatiliteyi artırabilir. Bununla birlikte, Türkiye'nin görece düşük korelasyonu ve yerel dinamikleri, kısa vadede doğrudan bir etkiyi sınırlayabilir. Ancak küresel likidite koşulları sıkılaştıkça, Türkiye gibi ülkelerin dış finansman ihtiyacı daha hassas hale gelebilir.