Kanada'nın ABD menşeli çok sayıda ürüne yönelik misilleme tarifeleri Salı günü yürürlüğe girdi. Süt ve krema, çelik, alüminyum gibi ürünleri kapsayan yüzde 15 ila 50 arasında değişen "dolar dolar" tarifeler, iki ülke arasında haftalardır süren ticaret savaşının son perdesini oluşturuyor. Karar, Kuzey Amerika'daki ekonomik ilişkilerde yeni bir gerilim dönemini başlatırken, küresel ticaret dengelerini de yakından etkiliyor.
Gelişmenin Arka Planı
Kanada'nın bu adımı, ABD'nin daha önce Kanada çelik ve alüminyumuna uyguladığı ek vergilere karşılık olarak geldi. Ottawa yönetimi, söz konusu tarifeleri "dolar dolar" ilkesiyle belirlediğini, yani ABD'nin Kanada ürünlerine getirdiği her bir dolarlık yük için Kanada'nın da aynı değerde misilleme yapacağını açıklamıştı. Bu kapsamda, süt ve krema ürünlerine yüzde 15, çelik ve alüminyuma ise yüzde 50'ye varan oranlarda vergi uygulanacak. Listede ayrıca domuz eti, viski, meyve suları gibi tarım ve gıda ürünlerinin yanı sıra bazı sanayi malları da yer alıyor.
ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, geçtiğimiz aylarda Kanada'dan ithal edilen çelik ve alüminyuma ulusal güvenlik gerekçesiyle yüzde 25 ek vergi getirmişti. Kanada Başbakanı Justin Trudeau ise bu adımı "haksız ve hatalı" olarak nitelendirerek misilleme sözü vermişti. İki ülke arasındaki ticaret savaşı, NAFTA'nın yerini alan ABD-Meksika-Kanada Anlaşması'nın (USMCA) uygulanması sürecinde ortaya çıkan anlaşmazlıklarla daha da alevlendi. Kanada, ABD'nin otomobil parçaları ve yumuşak kereste gibi sektörlerdeki korumacı politikalarından da şikayetçi.
Uzmanlar, Kanada'nın misilleme tarifelerinin ABD ekonomisi üzerinde sınırlı ama sembolik bir etkisi olacağını, asıl önemli olanın iki ülke arasındaki ticaret müzakerelerinin geleceği olduğunu belirtiyor. Kanada'nın toplam ithalatının yaklaşık yüzde 65'i ABD'den geliyor; dolayısıyla bu tarifeler Kanada tüketicisi için de fiyat artışları anlamına geliyor. Ancak Ottawa, ulusal çıkarları korumak için bu maliyete katlanmaya hazır olduğunu gösterdi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Kanada-ABD ticaret savaşı, sadece iki ülkeyi değil, Kuzey Amerika'nın tamamını ve küresel tedarik zincirlerini etkiliyor. Meksika da benzer şekilde ABD'nin çelik ve alüminyum vergilerine karşı misilleme hazırlığı içinde. Üçlü ticaret ilişkileri, dünya ticaret hacminin önemli bir bölümünü oluşturuyor. ABD'nin korumacı politikaları, Dünya Ticaret Örgütü (WTO) kurallarına aykırılık tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Kanada, ABD'nin ulusal güvenlik gerekçesiyle tarife koymasını WTO nezdinde şikayet etmeye hazırlanıyor.
Öte yandan, bu gelişme küresel ticaret savaşlarının bir parçası olarak görülüyor. ABD ile Çin arasındaki teknoloji ve ticaret savaşı devam ederken, Avrupa Birliği de ABD'nin çelik vergilerine karşı misilleme listesi hazırlamış durumda. Kanada'nın hamlesi, orta ölçekli ekonomilerin ABD baskısına karşı nasıl bir tutum alacağı konusunda emsal teşkil edebilir. Türkiye gibi ABD ile ticaret hacmi yüksek ülkeler için de ders niteliğinde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kanada-ABD ticaret savaşı doğrudan Türkiye'yi hedef almasa da, küresel ticaretin daralması ve korumacılığın artması Türkiye ekonomisi için risk oluşturuyor. Türkiye, ihracatının önemli bir kısmını ABD ve AB'ye yapıyor; ticaret savaşlarının yayılması bu pazarlarda talep daralmasına yol açabilir. Ayrıca ABD'nin çelik ve alüminyum vergileri Türkiye'yi de kapsıyor; Türkiye, ABD'ye misilleme olarak bazı ürünlerde ek vergi uygulamıştı. Kanada'nın "dolar dolar" yaklaşımı, Türkiye'nin de benzer bir strateji izlemesi için örnek teşkil edebilir. Küresel tedarik zincirlerindeki kaymalar, Türkiye'nin alternatif pazarlar bulmasını zorunlu kılıyor.