Kanada, ABD'nin çelik ve alüminyum ithalatına getirdiği yeni vergilere misilleme olarak, bir dizi Amerikan ürününe %50'ye varan oranlarda gümrük tarifesi uygulayacağını duyurdu. Ottawa yönetimi, çelik, süt ürünleri, beyaz eşya ve tarım makineleri gibi geniş bir yelpazedeki ürünleri hedef alan yeni vergilerin, ABD'nin haksız ticaret uygulamalarına yanıt olduğunu belirtti. Bu adım, iki NATO müttefiki arasındaki ticaret savaşının hızla tırmandığını gösteriyor.
Ticaret savaşının arka planı
ABD yönetimi geçtiğimiz günlerde, ulusal güvenlik gerekçesiyle Kanada'dan yapılan çelik ithalatına %25, alüminyuma ise %10 ek vergi getirmişti. Kanada Başbakanı Justin Trudeau, bu kararın "hiçbir ekonomik mantığa sığmadığını" ve iki ülke arasındaki tarihi ittifaka zarar verdiğini söyledi. Kanada hükümeti, yeni tarifelerin 1 Temmuz'dan itibaren yürürlüğe gireceğini ve toplamda 16,6 milyar dolar değerindeki Amerikan ürününü kapsayacağını açıkladı. Hedeflenen ürünler arasında çelik borular, süt ürünleri, kahve, viski, kâğıt ürünleri ve bazı dayanıklı tüketim malları bulunuyor.
Kanada Dışişleri Bakanı Chrystia Freeland, yaptığı açıklamada, "ABD'nin tek taraflı ve haksız vergilerine karşı kendi çıkarlarımızı korumak zorundayız. Bu tarifeler, Amerikan işçilerini ve tüketicilerini de vuracak" dedi. Freeland, Kanada'nın Dünya Ticaret Örgütü'ne (WTO) ve NAFTA kapsamındaki anlaşmazlık çözüm mekanizmalarına başvurduğunu da sözlerine ekledi.
ABD Başkanı Donald Trump ise Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, Kanada'nın misillemesini "beklenen ve hak edilen bir yanıt" olarak nitelendirdi ve "Kanada yıllardır ABD'yi sömürüyor, biz de bu adaletsizliği düzeltiyoruz" ifadelerini kullandı. Trump yönetimi, çelik ve alüminyum vergilerinin yanı sıra otomotiv sektörüne yönelik ek vergiler de planlıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD ile Kanada arasındaki ticaret savaşı, dünya ekonomisi için de önemli riskler taşıyor. İki ülke arasındaki yıllık ticaret hacmi 600 milyar doları aşıyor ve bu, dünyanın en büyük ikili ticaret ilişkilerinden biri. Kanada, ABD'nin en büyük çelik ve alüminyum tedarikçisi konumunda. Yeni vergiler, Kuzey Amerika'daki otomotiv, inşaat ve enerji sektörlerinde maliyetleri artıracak ve nihai olarak tüketici fiyatlarına yansıyacak.
Uzmanlar, bu gelişmenin NAFTA'nın (Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması) geleceğini de tehlikeye attığını belirtiyor. ABD, Meksika ve Kanada arasında devam eden NAFTA müzakereleri zaten çıkmaza girmiş durumda. Ticaret savaşının tırmanması, anlaşmanın güncellenmesi çabalarını daha da zorlaştırabilir. Ayrıca, ABD'nin çelik ve alüminyum vergileri sadece Kanada'yı değil, Avrupa Birliği, Meksika ve diğer ülkeleri de hedef alıyor. AB, ABD ürünlerine karşı misilleme tarifeleri uygulamaya başladı bile. Bu durum, küresel ticaretin parçalanması ve korumacılığın yükselmesi endişelerini artırıyor.
Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası, ticaret savaşlarının küresel büyümeyi yavaşlatacağı uyarısında bulunuyor. Özellikle gelişmekte olan ülkeler, artan belirsizlik ve sermaye akımlarındaki dalgalanmalardan olumsuz etkilenebilir. Türkiye gibi ihracat odaklı ekonomiler için ise hem ABD hem de Kanada pazarındaki daralma ve tedarik zincirlerindeki aksamalar risk oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Kanada ticaret savaşı, doğrudan Türkiye'yi hedef almasa da küresel ticaret düzenini sarsarak dolaylı etkiler yaratabilir. Türkiye, ABD'nin çelik ve alüminyum vergilerinden muaf tutulmuştu; ancak ticaret savaşının yayılması, Türkiye'nin ihracat pazarlarında daralmaya ve küresel ekonomik yavaşlamaya yol açabilir. Ayrıca, Türkiye'nin ABD ile olan ticaretinde benzer yaptırımlarla karşılaşma riski bulunuyor. Ankara, hem ABD hem de Kanada ile ilişkilerini dengede tutarak, olası bir ticaret savaşının olumsuz etkilerinden korunmak için çeşitlendirilmiş dış ticaret stratejileri geliştirmeli. Özellikle savunma sanayi ve tarım ürünleri ihracatında yeni pazarlar aranması kritik önem taşıyor.