Kanada'nın ABD'ye yönelik misilleme tarifeleri yürürlüğe girdi. Ottawa'nın bu adımı, ABD Başkanı Donald Trump'ın geçtiğimiz ay Kanada çelik ve alüminyum ihracatına getirdiği ek vergilere yanıt olarak atıldı. Yeni tarifeler, iki NATO müttefiki arasındaki ticaret ilişkilerinde son yılların en sert gerilimini gözler önüne seriyor.
Tarifelerin arka planı ve kapsamı
ABD yönetimi, geçtiğimiz ay ulusal güvenlik gerekçesiyle Kanada'dan ithal edilen çelik ve alüminyuma yüzde 25 ve yüzde 10 oranında ek gümrük vergisi getirmişti. Kanada Başbakanı Justin Trudeau hükümeti, bu adımı "haksız ve hukuka aykırı" olarak nitelendirerek misilleme hazırlıklarını başlatmıştı. Yürürlüğe giren yeni tarifeler, ABD menşeli çelik, alüminyum ve diğer bazı sanayi ürünlerini kapsıyor. Kanada hükümeti, tarifelerin toplam değerinin yaklaşık 16,6 milyar Kanada doları (yaklaşık 12,8 milyar ABD doları) olduğunu açıkladı. Ottawa, ayrıca Dünya Ticaret Örgütü (WTO) nezdinde ABD'nin uygulamalarına karşı resmi şikâyette bulundu.
Kanada Maliye Bakanı Chrystia Freeland, düzenlediği basın toplantısında, "Kanada kendi çıkarlarını korumak zorundadır. Bu tarifeler, Amerikalı üreticilere ve tüketicilere zarar verecek, ancak biz de zarar göreceğiz. Yine de geri adım atmayacağız" ifadelerini kullandı. Freeland, tarifelerin kademeli olarak artırılabileceğini ve gerekirse ek sektörleri kapsayacak şekilde genişletilebileceğini sözlerine ekledi.
ABD Ticaret Bakanı Wilbur Ross ise yaptığı açıklamada, Kanada'nın misillemesinin "ABD'yi caydırmayacağını" belirterek, "Başkan Trump, Amerikan işçisini ve sanayisini korumaya kararlıdır. Kanada'nın bu adımı, müzakerelerde samimiyetsiz olduğunu gösteriyor" dedi. Ross, ABD'nin Kanada ile ticaret anlaşmasını (USMCA) askıya almayı düşünmediğini ancak tarifelerin gözden geçirilebileceğini kaydetti.
Bölgesel ve küresel boyut
Kanada ve ABD arasındaki ticaret hacmi yıllık 700 milyar doları aşıyor ve bu, dünyanın en büyük ikili ticaret ilişkilerinden biri. Karşılıklı tarifeler, otomotiv, enerji ve tarım sektörlerinde tedarik zincirlerini olumsuz etkileyebilir. Uzmanlar, tarifelerin uzun sürmesi halinde Kuzey Amerika ekonomisinde büyümenin yavaşlayabileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca, ABD'nin diğer müttefiklerine de benzer adımlar atması durumunda küresel ticaret savaşlarının yeniden alevlenebileceği belirtiliyor.
Kanada, tarifelerin yanı sıra ABD'ye karşı diplomatik girişimlerini de sürdürüyor. Başbakan Trudeau, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, "ABD ile olan ortaklığımızı güçlendirmek istiyoruz, ancak adil bir ticaret için mücadele edeceğiz" demişti. Öte yandan, Kanada'nın Çin ve Avrupa Birliği ile ticaretini çeşitlendirme arayışları da hız kazanmış durumda.
Uluslararası kamuoyu, iki ülke arasındaki gerilimin NATO içindeki işbirliğini de olumsuz etkileyebileceğinden endişeli. Ancak ABD ve Kanada, savunma ve istihbarat alanındaki işbirliğini sürdüreceklerini açıkladılar.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kanada ile ABD arasındaki tarife savaşı, küresel ticarette korumacılığın arttığının bir göstergesi. Türkiye, ihracatının büyük bölümünü AB ve ABD'ye yapan bir ülke olarak, benzer tarife dalgalarından olumsuz etkilenebilir. Özellikle çelik ve alüminyum sektöründe Türk ihracatçıları, ABD pazarında rekabet gücünü kaybedebilir. Ayrıca, Türkiye'nin ABD ile yaşadığı mevcut ticaret sorunları (çelik tarifeleri, CAATSA yaptırımları) göz önüne alındığında, Ankara'nın bu gelişmeyi yakından takip etmesi gerekiyor. Türkiye, ticaret ortaklarını çeşitlendirerek ve DTÖ kurallarına sıkı sıkıya bağlı kalarak bu tür korumacı dalgalara karşı koyabilir.