Kanada ve Türkiye, NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin marjında gerçekleştirdikleri görüşmelerde, iki ülke arasında serbest ticaret anlaşması (FTA) müzakerelerini başlatma kararı aldı. 2025 yılı itibarıyla 4,3 milyar dolar seviyesinde seyreden ikili ticaret hacminin, müzakere süreciyle birlikte önemli ölçüde artırılması hedefleniyor. Her iki ülkeden yetkililer, ilk tur müzakerelerin altyapısını oluşturmak üzere önümüzdeki haftalarda bir araya gelecek.
Müzakerelerin arka planı ve kapsamı
Kanada Dışişleri Bakanı ve Türkiye Ticaret Bakanı'nın katılımıyla gerçekleşen temaslarda, ticari engellerin kaldırılması, gümrük tarifelerinin düşürülmesi ve hizmet ticaretinin serbestleştirilmesi gibi konuların masaya yatırılması planlanıyor. Özellikle otomotiv yan sanayi, tekstil, makine ve kimyasal ürünlerdeki potansiyel iş birliği alanları öncelikli başlıklar arasında yer alıyor. Kanada'nın doğal kaynak zenginliği ve Türkiye'nin üretim üssü konumu, müzakerelerin simbiyotik bir ilişkiye dönüşme potansiyelini ortaya koyuyor. İki ülke arasındaki ticaret dengesi şu an Kanada lehine olsa da, Türk ihracatçılarının Kuzey Amerika pazarına daha kolay erişimi anlaşmanın en önemli getirilerinden biri olacak.
Müzakere sürecinin, iki ülke arasındaki siyasi ilişkilerin son dönemdeki olumlu seyrine paralel ilerlemesi bekleniyor. Kanada Başbakanı ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki görüşmelerde, ticaretin yanı sıra savunma sanayii iş birliği ve bölgesel güvenlik konularının da ele alındığı öğrenildi. NATO müttefiki olan iki ülke, Ukrayna savaşı ve Orta Doğu'daki gelişmeler başta olmak üzere pek çok uluslararası meselede ortak pozisyon sergiliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Kanada-Türkiye FTA müzakereleri, sadece ikili ticari ilişkileri değil, aynı zamanda küresel tedarik zincirlerinin yeniden yapılandığı bir dönemde stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor. Kanada'nın Asya-Pasifik'e yönelik ticaret stratejisi kapsamında Türkiye, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika'ya açılan bir kapı konumunda. Benzer şekilde Türkiye de, Kuzey Amerika pazarına erişimde Kanada'yı bir köprü olarak kullanmayı hedefliyor. Müzakere sürecinin, ABD ile benzer anlaşmaların önünü açabileceği gibi, Türkiye'nin Transatlantik ticaret ağlarındaki konumunu güçlendirebileceği yorumları yapılıyor. Uzmanlar, anlaşmanın imzalanması durumunda ikili ticaret hacminin 10 milyar doların üzerine çıkabileceğini öngörüyor. Bununla birlikte, tarım ürünlerinde korumacılık gibi bazı hassas sektörlerde müzakerelerin zorlu geçebileceği de belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye için Kanada ile serbest ticaret anlaşması, ihracat pazarlarını çeşitlendirme ve ABD gibi büyük ekonomilere alternatif bir giriş kapısı bulma stratejisi açısından kritik önem taşıyor. Anlaşma, özellikle otomotiv, makine ve hazır giyim gibi sektörlerde Türk firmalarına Kanada pazarında rekabet avantajı sağlayabilir. Aynı zamanda, NATO müttefiki bir ülkeyle ticari entegrasyonun derinleşmesi, savunma sanayii gibi stratejik alanlardaki iş birliğine de ivme kazandıracaktır. Bu gelişme, Türkiye’nin Batı ile ticari bağlarını güçlendirme ve küresel tedarik zincirlerinde daha etkin bir rol üstlenme hedefiyle uyumlu görünüyor.