Kanada'nın hava kaynaklı orman yangını söndürme sistemi, özellikle yangınların ilk saatlerinde etkisiz kalıyor. Uzmanlara göre havadan müdahale, bir yangının henüz küçük bir kıvılcımken durdurulması için en kritik pencere olan ilk birkaç saatte en yüksek başarı oranına sahip. Ancak mevcut sistem, bürokratik gecikmeler, yetersiz uçak filosu ve koordinasyon sorunları nedeniyle bu fırsatı sık sık kaçırıyor. Özellikle kırsal ve kuzey toplulukları, yangınların büyüyerek yerleşim alanlarına ulaşması sonucu can ve mal kaybıyla karşı karşıya kalıyor.
Gelişmenin arka planı: Sistemin tıkanan noktaları
Kanada'da her yıl ortalama 8.000 orman yangını çıkıyor ve bunların yaklaşık yarısı insan kaynaklı. Havadan söndürme, özellikle uzak bölgelere ulaşımın zor olduğu durumlarda hayati önem taşıyor. Ancak federal yönetim altındaki yangın söndürme uçakları, eyaletler arası kaynak paylaşımında yaşanan gecikmeler nedeniyle kritik anlarda olay yerine ulaşamıyor. Örneğin 2023 yazında Britanya Kolumbiyası'nda çıkan büyük yangınlarda, talep edilen takviye uçaklar saatlerce gecikti. Bu gecikme, yangınların binlerce hektara yayılmasına ve yüzlerce evin tahliye edilmesine yol açtı. Uzmanlar, mevcut filonun yaşlandığını ve iklim değişikliğiyle artan yangın yoğunluğunu karşılayamadığını belirtiyor.
Bununla birlikte, pilot ve bakım personeli eksikliği de sistemin yavaşlamasında önemli bir faktör. Kanada Orman Yangınları Merkezi verilerine göre, ülkede sadece 30 adet CL-415 amfibi yangın söndürme uçağı bulunuyor. Bu sayı, artan yangın sayısı karşısında yetersiz kalıyor. Ayrıca, uçakların bakımı için gerekli yedek parçaların tedarikindeki aksamalar da sık sık filonun bir kısmını devre dışı bırakıyor. Bu durum, özellikle küçük toplulukların yangın anında kendi olanaklarına güvenmek zorunda kalmasına neden oluyor.
Bölgesel veya küresel boyut: Kuzey yarımkürede yaygın bir sorun
Kanada'nın yaşadığı bu sorun, aslında küresel ölçekte bir eğilimin parçası. İklim değişikliği nedeniyle orman yangınları sadece Kanada'da değil, Sibirya, Avustralya, Akdeniz ülkeleri ve ABD'nin batı eyaletlerinde de şiddetleniyor. Havadan müdahale sistemlerinin yetersizliği, bu ülkelerin ortak sorunu haline geliyor. Özellikle ABD, kendi yangın söndürme filosunu modernize etmek ve özel sektörle ortaklık kurmak için adımlar atarken, Kanada'nın bu konuda geri kaldığı eleştirileri yapılıyor. Uzmanlar, uluslararası işbirliği ve filo paylaşımının artırılması gerektiğini vurguluyor.
Kanada hükümeti, 2023 yılında 256 milyon dolarlık bir yangın söndürme yatırım paketi açıkladı. Ancak bu yatırımın büyük kısmı yeni helikopter ve ekipman alımına değil, mevcut altyapının bakımına ayrıldı. Yangın mevsimi uzadıkça ve şiddetlendikçe, bu tür geçici önlemlerin yeterli olmayacağı konuşuluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kanada'nın orman yangını müdahale sistemindeki aksaklıklar, Türkiye için de dersler barındırıyor. Türkiye, Akdeniz ve Ege bölgelerinde artan sıcaklıklar ve kuraklıkla birlikte orman yangınlarıyla daha sık karşılaşır hale geliyor. Hava söndürme filomuzun yetersizliği ve koordinasyon sorunları, 2021 yazında yaşanan büyük yangınlarda görüldü. Bu durum, iklim değişikliğine uyum kapsamında acil durum hazırlıklarının modernize edilmesi, uçak sayısının artırılması ve uluslararası işbirliğinin genişletilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Ayrıca, küresel ölçekte yangın yönetimi stratejileri ve lojistik planlamalar, Türkiye'nin de kendi ulusal güvenlik politikalarına entegre etmesi gereken alanlar olarak öne çıkıyor.