Bireysel yatırımcıların, bir zamanlar gözdesi olan ve “Muhteşem Yedili” (Magnificent Seven) olarak anılan büyük teknoloji hisselerine olan ilgisi, Citigroup Inc. stratejistlerine göre son dört yılın en düşük seviyesine indi. Söz konusu hisseler arasında Apple, Microsoft, Alphabet, Amazon, Nvidia, Meta Platforms ve Tesla yer alıyor. Citigroup’un verileri, bu hisselerdeki perakende yatırımcı faaliyetinin aylardır süren durgunluğun ardından son günlerde rekor düşük bir noktaya gerilediğini ortaya koyuyor. Bu durum, pandemi döneminde “YOLO” (You Only Live Once) mantığıyla agresif alımlar yapan bireysel yatırımcıların piyasa nabzının değiştiğine işaret ediyor.
Muhteşem Yedili’ye İlgi Neden Azaldı?
Teknoloji hisseleri, 2020-2021 döneminde bireysel yatırımcıların yoğun ilgisi sayesinde rekor seviyelere yükselmişti. Ancak 2022’de başlayan faiz artırımları ve teknoloji şirketlerinin büyüme hızındaki yavaşlama, bu hisselerde satış baskısı yarattı. 2023’te yapay zeka coşkusuyla toparlanma yaşansa da, 2024’ün ikinci yarısında bireysel yatırımcılar bu hisselerden uzaklaşmaya başladı. Citigroup stratejistlerinin analizine göre, perakende yatırımcıların Muhteşem Yedili’deki net alım hacmi, Şubat 2021’den bu yana en düşük seviyede. Bunun nedenleri arasında yüksek değerlemeler, artan jeopolitik riskler ve alternatif yatırım araçlarının (kripto paralar, tahviller) cazibesi sayılıyor.
Özellikle Nvidia ve Meta gibi hisselerdeki volatilite, küçük yatırımcıları tedirgin ederken, Apple ve Tesla’ya yönelik talep de azaldı. Citigroup’un verileri, bu hisselere olan ilginin eylül ayından bu yana %40’tan fazla düştüğünü gösteriyor. Uzmanlar, bireysel yatırımcıların artık daha temkinli olduğunu ve “HODL” (Hold on for Dear Life) stratejisini terk ederek kâr realizasyonuna gittiğini belirtiyor.
Küresel Piyasalara Yansımaları
Bireysel yatırımcı ilgisindeki bu düşüş, yalnızca teknoloji sektörünü değil, genel piyasa dinamiklerini de etkiliyor. Muhteşem Yedili, S&P 500 endeksinin yaklaşık %30’unu oluşturduğu için bu hisselerdeki talep azalması, endeksin performansını da baskılıyor. Aynı zamanda, yatırımcıların daha düşük riskli varlıklara yönelmesi, ABD tahvil faizlerinde düşüşe ve dolar endeksinde zayıflamaya yol açtı. Gelişmekte olan piyasalardan sermaye çıkışları da hızlandı; bu durum özellikle Türkiye gibi kırılgan ekonomiler için ek risk oluşturuyor.
Öte yandan, bazı analistler bu durgunluğun geçici olduğunu ve yapay zeka odaklı büyüme anlatımının yeniden canlanmasıyla birlikte bireysel yatırımcıların geri dönebileceğini öne sürüyor. Ancak Citigroup’un raporu, mevcut eğilimin en azından bir süre daha devam edeceğine işaret ediyor. Teknoloji devlerinin yaklaşan kazanç raporları, yatırımcı güveni açısından kritik olacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye gibi gelişmekte olan piyasalar için doğrudan bir etki yaratmasa da, küresel risk iştahındaki azalma dolaylı yoldan hissedilebilir. Bireysel yatırımcıların ABD teknoloji hisselerinden çıkması, portföy çeşitlendirme amacıyla Türk varlıklarına yönelik ilgiyi artırabilir. Ancak bu durumun kalıcı olması, TL varlıklarında istikrar ve yüksek getiri potansiyeli gerektiriyor. Öte yandan, teknoloji hisselerine olan güvensizlik, küresel riskten kaçış olarak yorumlanırsa, Türkiye’nin cari açık ve yüksek enflasyon gibi yapısal sorunları nedeniyle bu fon akışından olumlu etkilenmesi zor görünüyor. Kısa vadede, yabancı yatırımcıların Türkiye’ye ilgisi sınırlı kalabilir.