ABD'de Cumhuriyetçi Parti'nin başkan yardımcısı adayı Ohio Senatörü JD Vance, İsrail'in Gazze'deki askeri taktiklerine yönelik eleştirilerinin ardından Yahudi Cumhuriyetçi seçmenlere güvence vermek için harekete geçti. Vance, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamalarda İsrail'in Hamas'a karşı yürüttüğü operasyonlarda 'orantısız güç' kullandığını ima etmiş, bu sözler hem Cumhuriyetçi Parti içinde hem de Yahudi toplumunda rahatsızlık yaratmıştı. Trump'ın seçim kampanyası, bu açıklamaların partinin geleneksel olarak güçlü olduğu Yahudi seçmen tabanında yaratabileceği olumsuz etkiyi göz önünde bulundurarak Vance'in mesajını yumuşatmasına karar verdi.
Vance'in Sözleri ve Parti İçi Tepkiler
JD Vance, geçtiğimiz hafta bir podcast söyleşisinde İsrail'in Gazze'deki askeri stratejisini sorgulayarak, 'İsrail'in bazı taktikleri orantısız görünüyor' ifadesini kullanmıştı. Bu açıklama, İsrail yanlısı tutumlarıyla bilinen Cumhuriyetçi Parti'nin önde gelen isimlerinden ve Yahudi kuruluşlarından sert tepki almıştı. Florida Senatörü Rick Scott, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 'İsrail'in kendini savunma hakkı tartışılamaz; Vance'in sözleri kabul edilemez' diye yazmıştı.
Bunun üzerine Vance, dün Ohio'daki bir etkinlikte yaptığı konuşmada, sözlerinin yanlış anlaşıldığını savunarak, 'İsrail'in güvenliği ve varlığı konusundaki kararlılığımız tamdır. Ben sadece sivil kayıpların azaltılması gerektiğine dair genel bir endişe dile getirmiştim, yoksa İsrail'in politikalarını eleştirmek gibi bir niyetim yoktu' dedi. Vance, ayrıca önümüzdeki günlerde Yahudi toplumunun önde gelen temsilcileriyle bir araya gelerek görüşlerini birebir aktaracağını da sözlerine ekledi.
Seçim Stratejisi ve Yahudi Seçmenler
Uzmanlara göre bu olay, Cumhuriyetçi Parti'nin 2024 başkanlık seçimleri öncesinde Yahudi seçmenlere yönelik hassasiyetini bir kez daha gözler önüne seriyor. Geleneksel olarak Demokrat Parti'ye oy veren Yahudi seçmenler, son yıllarda Cumhuriyetçilerin İsrail'e verdiği güçlü destek nedeniyle kısmen Cumhuriyetçi saflara kaymış durumda. Trump'ın başkanlığı döneminde Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıması ve İbrahim Anlaşmaları'nı imzalaması, bu eğilimi hızlandırmıştı.
Ancak Vance'in açıklamaları, bu kazanımların riske girebileceği endişesini doğurdu. Kampanya yetkilileri, Vance'in sözlerinin partinin İsrail politikasıyla çelişmediğini, sadece bir iletişim kazası olduğunu belirtiyorlar. Yine de Demokratlar, bu fırsatı değerlendirerek Biden yönetiminin İsrail'e verdiği desteği öne çıkarırken, Cumhuriyetçileri 'aşırılık' ile suçluyor.
Öte yandan, Vance'in bu açıklamaları, Trump'ın 'Amerika'yı yeniden büyük yap' sloganı etrafında şekillenen izolasyonist dış politika anlayışıyla da ilişkilendiriliyor. Vance, geçmişte Ukrayna'ya yapılan askeri yardımlara karşı çıkmış ve ABD'nin önceliğinin kendi iç sorunları olması gerektiğini savunmuştu. Bu tutumunun İsrail söz konusu olduğunda da geçerli olabileceği yorumları yapılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, ABD'deki başkanlık yarışının Ortadoğu politikalarına yansımaları açısından Türkiye'yi ilgilendiriyor. Trump'ın yeniden seçilmesi halinde, Vance'in başkan yardımcısı olması durumunda Washington'un Ortadoğu'ya yönelik politikalarında daha öngörülemez bir döneme girilebilir. Türkiye, özellikle Filistin meselesinde hassas bir denge izliyor; bu nedenle ABD'nin İsrail'e koşulsuz desteğinin sürmesi, Ankara'nın bölgesel çıkarlarıyla çelişebilir. Vance'in sözleri, Cumhuriyetçi kanatta bile İsrail politikalarına dair sorgulamaların başladığını göstermesi bakımından dikkate değer. Ancak Türkiye'nin, ABD'nin iç siyasi tartışmalarından bağımsız olarak, tüm taraflarla diyaloğunu sürdürmesi ve bölgesel istikrar için çok taraflı mekanizmaları güçlendirmesi beklenir. Bu tür tartışmaların, Orta Doğu'da barış arayışlarına katkı sağlaması umudu, Ankara'nın öncelikleriyle örtüşmektedir.