ABD ordusu, İran'ın güneyindeki Hürmüzgan eyaletine bağlı Bandar Abbas kenti açıklarında yeni hava saldırıları düzenledi. Saldırılar sırasında bölgede birden fazla patlama sesi duyulduğu bildirildi. ABD Savunma Bakanlığı'ndan (Pentagon) yapılan açıklamada, saldırıların İran'ın askeri altyapısını hedef aldığı belirtilirken, İran devlet medyası olayı doğrulayarak bazı bölgelerde hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini aktardı.
Saldırının arka planı
Son haftalarda ABD ile İran arasında artan gerilim, iki ülkeyi savaşın eşiğine getirmiş durumda. ABD yönetimi, İran'ın nükleer programı ve bölgedeki vekil güçleri aracılığıyla ABD çıkarlarına yönelik tehditler oluşturduğunu iddia ediyor. Pentagon yetkilileri, bu saldırıların İran'ın füze üretim tesislerini ve hava savunma sistemlerini etkisiz hale getirmeyi amaçladığını, bunun da gelecekteki olası bir askeri operasyon için zemin hazırladığını belirtiyor.
İran tarafı ise saldırıları kınayarak, misilleme yapma hakkını saklı tuttuğunu açıkladı. İran Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, "Bu tür saldırılar bölgesel istikrarı tehdit etmektedir. İran, kendi topraklarına yönelik her türlü saldırıya kararlılıkla karşılık verecektir" ifadeleri kullanıldı. Ayrıca, saldırı sonrası Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğinin normal seyrinde devam ettiği ancak askeri gemilerin bölgede yoğunlaştığı bildiriliyor.
Bölgesel ve küresel etkiler
Bu saldırılar, Ortadoğu'da zaten kırılgan olan dengeleri daha da bozabilir. Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik bir enerji koridoru. Bölgedeki herhangi bir çatışma, petrol fiyatlarını hızla yukarı çekebilir ve küresel ekonomiyi olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, ABD'nin bu hamlesi, İran'ın yakın müttefiki olan Rusya ve Çin'in tepkisini çekebilir; bu ülkeler İran'la ekonomik ve askeri işbirliği anlaşmaları yapmış durumdalar.
BM ve Avrupa Birliği'nden taraflara itidal çağrısı yapılırken, bölgedeki diğer aktörler de gelişmeleri endişeyle izliyor. Özellikle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, kendi topraklarının çatışma alanına dönüşmemesi için diplomatik girişimlerde bulunuyor. Bir yandan da ABD'nin bölgedeki müttefiki İsrail, İran'a yönelik saldırıları destekler nitelikte açıklamalar yaptı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran'la uzun bir kara sınırına sahip ve iki ülke arasında enerji ve ticaret alanında önemli ilişkiler bulunuyor. Bu nedenle, ABD-İran arasındaki çatışmanın büyümesi Türkiye'yi doğrudan etkileyebilir. Olası bir savaş, bölgeye yönelik göç dalgalarını tetikleyebilir, enerji arzını kesintiye uğratabilir ve terör örgütlerinin güvenlik boşluğundan yararlanmasına yol açabilir. Türkiye'nin, hem ABD hem de İran ile diyalog kanallarını açık tutarak bölgesel istikrarın korunması için arabuluculuk çabalarına öncelik vermesi bekleniyor. Küresel enerji piyasalarındaki belirsizlik ise Türkiye'nin enerji ithalat maliyetlerini artırma riski taşıyor.