İsviçre'de Pazar günü yapılacak referandumda, ülkenin nüfusunun 10 milyon kişiyle sınırlandırılmasını öngören tartışmalı bir göç karşıtı önerge oylanacak. Aynı gün, vicdani ret hakkının kısıtlanmasına yönelik bir başka referandum da sandığa gidecek. Sağ popülist İsviçre Halk Partisi (SVP) tarafından desteklenen nüfus sınırlama girişimi, ülkedeki hızlı nüfus artışının konut, altyapı ve sosyal hizmetler üzerinde yarattığı baskıya dikkat çekiyor. Gözlemciler, bu oylamanın son yıllarda Avrupa genelinde yükselen göçmen karşıtı söylemlerin bir yansıması olduğunu belirtiyor.
Gelişmenin arka planı
İsviçre, son on yılda nüfusunun yaklaşık yüzde 15 oranında arttığı Avrupa'nın en hızlı büyüyen ülkelerinden biri. Ülkenin nüfusu 2024 itibarıyla 8,7 milyona ulaşmış durumda. SVP'nin önerisine göre, nüfus 10 milyona dayandığında yeni göçmen alımı durdurulacak. Parti, bu adımın İsviçre'nin kimliğini koruyacağını ve doğal kaynaklar üzerindeki baskıyı azaltacağını savunuyor. Ancak hükümet ve iş dünyası, bu tür bir kısıtlamanın ekonomiye zarar vereceğini, özellikle sağlık ve teknoloji sektörlerinde işgücü açığına yol açacağını belirtiyor. İsviçre'nin nüfusu, yabancı işçi göçü ve yüksek doğum oranı sayesinde artıyor. AB vatandaşları, serbest dolaşım anlaşması kapsamında ülkeye giriş yapabiliyor.
Bölgesel veya küresel boyut
İsviçre'deki bu referandum, Avrupa genelinde göç politikalarına yönelik artan direncin bir parçası. Almanya, Fransa ve İtalya gibi ülkelerde de aşırı sağ partiler, benzer sınırlamalar için kampanya yürütüyor. Göçmen karşıtı söylemler, ekonomik belirsizlikler ve demografik değişimlerle birleşince seçmenler üzerinde etkili oluyor. Pazar günü yapılacak diğer referandumda ise vicdani ret hakkının sınırlandırılması oylanacak. Vicdani ret hakkı bugüne kadar askerlik yapmak istemeyenlere tanınan yasal bir seçenekti. Ancak hükümet, bu hakkın ulusal güvenliği zayıflattığı gerekçesiyle kısıtlanmasını istiyor. Bu konu da İsviçre toplumunda büyük tartışmalara yol açtı. Silahlı tarafsızlıkla bilinen ülkede, zorunlu askerlik hâlâ geçerli.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsviçre'deki nüfus sınırlama referandumu, doğrudan Türkiye'yi hedef almasa da, Avrupa'da göçmen karşıtı atmosferin güçlendiğine işaret ediyor. Türkiye, AB ile göç anlaşması kapsamında önemli bir rol oynarken, benzer adımların Avrupa genelinde yaygınlaşması, Türkiye'nin AB ile ilişkilerini ve vize serbestisi sürecini etkileyebilir. Ayrıca, İsviçre'de yaşayan yaklaşık 150 bin Türk kökenli nüfus bulunuyor. Olası bir nüfus sınırlaması, bu toplumu doğrudan etkileyecek. Türkiye'nin, Avrupa'daki göç politikalarını yakından izlemesi ve kendi çıkarlarını koruyacak diplomatik adımları atması önem taşıyor.