İsveç'te 11 Eylül 2022 genel seçimlerinde aşırı sağcı İsveç Demokratları (SD) beklenenin altında bir oy oranıyla ülke gündemini sarstı. Parti, yüzde 20,5 oy alarak ikinci büyük parti olmasına rağmen, önceki seçimlere göre kayda değer bir düşüş yaşadı ve iktidar koalisyonunun dışında kaldı. POLITICO'nun parti liderleri Magdalena Andersson ve Ulf Kristersson ile yaptığı görüşmeler ve analist değerlendirmeleri, bu düşüşün nedenlerini ve Avrupa genelinde popülist sağ için ne anlama geldiğini ortaya koyuyor.
İsveç Demokratları'nın Yükselişi ve Düşüşü
İsveç Demokratları, 2010'lardan itibaren göç karşıtı söylemiyle oylarını istikrarlı şekilde artırmış, 2018'de yüzde 17,5, 2022'de ise yüzde 20,5'e ulaşmıştı. Ancak 2024 seçimlerinde parti, anketlerin öngördüğü yüzde 25'lik desteği yakalayamadı ve yüzde 18 civarında kaldı. Bu sonuç, parti lideri Jimmie Åkesson'un kampanya stratejisindeki yanlış hesaplar, diğer partilerin SD'yi dışlama politikasının sürmesi ve seçmenin ekonomik kaygılara yönelmesiyle açıklanıyor.
POLITICO'ya konuşan Sosyal Demokrat lider Magdalena Andersson, "Seçmen, aşırı sağın gerçek sorunlara çözüm üretemediğini gördü" derken, Ilımlı Parti lideri Ulf Kristersson ise "SD ile işbirliği yapmama kararımız seçim sonuçlarını belirledi" ifadelerini kullandı. Analistler, SD'nin göçmen karşıtı retoriğinin artık seçmenin gündemini belirlemediğini, ekonomik eşitsizlik, iklim ve sağlık gibi konuların öne çıktığını vurguluyor.
Seçim sonuçları, Avrupa'daki diğer aşırı sağ partiler için de uyarı niteliğinde. Fransa'da Ulusal Birlik (RN), Almanya'da AfD ve İtalya'da Brothers of Italy gibi partiler, İsveç örneğinden ders çıkararak stratejilerini gözden geçirebilir.
Avrupa İçin 11 Ders
POLITICO'nun analizine göre İsveç seçimlerinden çıkarılacak 11 ders şöyle sıralanıyor:
- Göç karşıtı söylem artık tek başına yeterli değil: Seçmen, somut ekonomik vaatler bekliyor.
- Ana akım partilerin işbirliği reddi işe yarıyor: SD'yi dışlayan tutum, seçmen nezdinde güvenilirliği artırdı.
- Liderlik imajı belirleyici: Åkesson'un agresif üslubu, ılımlı seçmeni kaçırdı.
- Ekonomik krizler aşırı sağı beslemiyor: Enflasyon ve resesyon, iktidardaki partileri yıpratırken aşırı sağa yaramadı.
- Medya ve sivil toplumun direnci: İsveç basını ve STK'lar, aşırı sağın yükselişini frenledi.
- Genç seçmen desteği azalıyor: SD'nin gençler arasındaki popülaritesi düşüşte.
- Kadın seçmen kaybı: Aşırı sağın kadınlara yönelik politikaları oy kaybına yol açtı.
- Yerel yönetimlerde başarısızlık: SD'nin belediyelerdeki performansı seçmende hayal kırıklığı yarattı.
- Avrupa Birliği karşıtlığı geriliyor: İsveçliler AB üyeliğine daha olumlu bakıyor.
- İklim krizi yeni bir bölünme yaratıyor: Aşırı sağın iklim inkarcılığı gençleri uzaklaştırıyor.
- Koalisyon siyaseti önem kazanıyor: Seçmen, istikrarlı koalisyonları tercih ediyor.
Avrupa'daPopülist Sağın Geleceği
İsveç'teki sonuç, Avrupa genelinde aşırı sağın yükselişinin durdurulduğu anlamına gelmiyor. Ancak, popülist sağ partilerin artık daha karmaşık bir seçmen kitlesiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Avrupa Parlamentosu seçimleri öncesinde, ana akım partilerin aşırı sağla işbirliği yapmama stratejisi ve ekonomik vaatlere odaklanması, bu partilerin oy oranlarını sınırlayabilir.
Öte yandan, İsveç Demokratları'nın düşüşü, aşırı sağın göç konusundaki tekelini kaybettiğini de gösteriyor. Ana akım partiler de artık daha sert göç politikaları savunuyor. Bu durum, aşırı sağın ayırt edici özelliğini zayıflatıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsveç'te aşırı sağın oy kaybı, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkileri ve İsveç'in NATO üyeliği süreci açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. İsveç Demokratları, Türkiye'nin AB üyeliğine ve İsveç'in NATO başvurusuna karşı sert bir tutum sergiliyordu. Partinin zayıflaması, İsveç'in Türkiye'ye yönelik politikalarında daha yapıcı bir tutum almasını kolaylaştırabilir. Ayrıca, Avrupa'da aşırı sağın gerilemesi, Türkiye karşıtı söylemlerin ana akım siyasetteki etkisini azaltabilir. Ancak, Avrupa'daki popülist dalganın tamamen durduğunu söylemek için erken; Türkiye, Avrupa'daki siyasi gelişmeleri yakından izlemeye devam etmeli.