Avrupa Konseyi Başkanı António Costa, Avrupa Birliği'nin Kanada ile 'mümkün olan en yakın' ilişkiyi kurmak istediğini belirterek, iki tarafın savunma, yapay zeka ve demokrasiyi güçlendirme alanlarında birlikte çalışabileceğini söyledi. Costa'nın POLITICO'ya verdiği demeç, AB'nin küresel ortaklıklarını çeşitlendirme ve transatlantik ilişkilerdeki belirsizliklere karşı yeni işbirliği kanalları oluşturma çabasının bir parçası olarak öne çıkıyor.
Gelişmenin arka planı
Costa'nın açıklamaları, AB'nin son dönemde Kanada ile ilişkilerini güçlendirme yönündeki adımlarının devamı niteliğinde. Avrupa Birliği ve Kanada, 2017'den bu yana yürürlükte olan Kapsamlı Ekonomik ve Ticari Anlaşma (CETA) ile zaten yakın bir ekonomik ortaklığa sahip. Ancak Costa'nın vurguladığı savunma, yapay zeka ve demokrasi alanlarındaki işbirliği, ilişkinin ticaretin ötesine taşınması anlamına geliyor.
Avrupa Konseyi Başkanı olarak Costa, AB'nin dış politika yönelimlerinin belirlenmesinde kilit bir rol oynuyor. Göreve geldiği günden bu yana, AB'nin uluslararası arenada daha etkin bir aktör olması gerektiğini savunan Costa, özellikle savunma kapasitesinin güçlendirilmesi ve teknolojik egemenlik konularında somut adımlar atılması gerektiğini dile getiriyor. Kanada ile kurulacak yakın ilişki, bu hedeflere ulaşmada önemli bir araç olarak görülüyor.
Savunma alanında, AB ve Kanada arasında halihazırda NATO çerçevesinde işbirliği bulunuyor. Ancak Costa'nın ifadeleri, bu işbirliğinin ikili düzeyde daha da derinleştirilmesi ve ortak savunma projelerinin geliştirilmesi yönünde bir niyeti yansıtıyor. Yapay zeka konusunda ise AB, düzenleyici çerçevesi ve etik ilkeleriyle öne çıkarken, Kanada da bu alanda önemli araştırma merkezlerine ev sahipliği yapıyor. İki tarafın ortak standartlar geliştirmesi ve Ar-Ge işbirliğini artırması bekleniyor.
Demokrasiyi güçlendirme vurgusu ise, küresel ölçekte otoriter eğilimlerin arttığı bir dönemde anlam kazanıyor. AB ve Kanada, demokratik değerleri koruma ve yayma konusunda ortak bir vizyona sahip. Costa'nın bu vurgusu, aynı zamanda AB'nin kendi içindeki demokratik dayanışmayı ve uluslararası alanda normatif gücünü pekiştirme amacını da yansıtıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
AB-Kanada ilişkilerinin güçlenmesi, geniş bir jeopolitik bağlamda değerlendirilmelidir. ABD'nin dış politikasında yaşanan dalgalanmalar ve özellikle eski Başkan Donald Trump döneminde transatlantik ilişkilerde ortaya çıkan gerilimler, AB'yi alternatif ortaklıklar arayışına itti. Kanada, benzer değerleri paylaşan ve güvenilir bir ortak olarak bu arayışta öne çıkıyor. Ayrıca, Ukrayna savaşı ve Çin'in yükselişi gibi faktörler, demokrasiler arasında daha sıkı işbirliğini zorunlu kılıyor.
Yapay zeka alanındaki işbirliği, sadece teknolojik değil aynı zamanda jeopolitik bir rekabet aracı olarak da görülüyor. AB ve Kanada'nın ortak hareket etmesi, küresel yapay zeka yönetişiminde Batı'nın etkisini artırabilir. Savunma işbirliği ise, NATO içindeki Avrupa ayağının güçlendirilmesi ve Kanada'nın Avrupa güvenliğine katkısının artırılması açısından önemli.
Öte yandan, AB'nin Kanada ile yakınlaşması, Birleşik Krallık'ın Brexit sonrası durumuyla da ilişkili. AB, Brexit sonrası dönemde Kanada gibi Commonwealth ülkeleriyle ilişkilerini derinleştirerek, Birleşik Krallık'a alternatif bir ortaklık modeli sunuyor olabilir. Ancak bu, AB'nin Birleşik Krallık ile ilişkilerini tamamen dışladığı anlamına gelmiyor; aksine, çok katmanlı bir dış politika stratejisinin parçası.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AB'nin Kanada ile savunma, yapay zeka ve demokrasi alanlarında yakın işbirliği arayışı, Türkiye açısından dolaylı ancak önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, AB ile Gümrük Birliği'ne dayalı ekonomik ilişkilere sahip olsa da, son yıllarda siyasi ve savunma alanlarında farklılıklar yaşanıyor. AB'nin Kanada gibi değer temelli ortaklıklara yönelmesi, Türkiye'nin AB sürecindeki konumunu yeniden düşünmesine yol açabilir. Ayrıca, yapay zeka ve savunma sanayii gibi kritik alanlarda Türkiye'nin kendi stratejik ortaklıklarını çeşitlendirmesi ve teknolojik egemenliğine yatırım yapması gerekliliğini ortaya koyuyor. Kanada ile AB arasındaki işbirliği, NATO içinde denge unsuru olarak Türkiye'nin rolünü de etkileyebilir.