İsrail'de aşırı sağcı bir milletvekili olan Ariel Kellner, Türkiye'yi "düşman devlet" olarak nitelendirdi. Kellner, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Türkiye'nin İsrail'e karşı düşmanca politikalar izlediğini iddia etti. Bu açıklama, iki ülke arasında son dönemde artan diplomatik gerilimin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin Arka Planı
Ariel Kellner, İsrail Meclisi'nde (Knesset) Likud partisini temsil ediyor. Kendisi, daha önce de Filistin yanlısı protestolara sert tepkiler vermesiyle tanınıyor. Kellner'ın bu çıkışı, Türkiye'nin İsrail'in Gazze operasyonlarına yönelik eleştirilerinin ardından geldi. Türk yetkililer, İsrail'in uluslararası hukuku ihlal ettiğini söylerken, İsrail ise Türkiye'nin Hamas'a destek verdiğini iddia ediyor. İki ülke arasındaki ilişkiler, 2010'daki Mavi Marmara baskınından bu yana inişli çıkışlı bir seyir izliyor.
Kellner'ın bu ifadesi, İsrail hükümetinin resmi görüşünü yansıtmıyor. Ancak, İsrail'de giderek güçlenen aşırı sağın Türkiye karşıtı söylemlere ağırlık verdiği görülüyor. Türkiye Dışişleri Bakanlığı ise konuya ilişkin henüz resmi bir yanıt vermedi. Uzmanlar, bu tür açıklamaların iki ülke arasındaki diplomatik krizi derinleştirebileceği uyarısında bulunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail-Türkiye gerilimi, sadece ikili ilişkileri etkilemekle kalmıyor, aynı zamanda Doğu Akdeniz'deki enerji politikalarını da şekillendiriyor. Türkiye, Doğu Akdeniz'de kıta sahanlığı konusunda İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile karşı karşıya. İsrail, bu bölgede doğalgaz rezervlerini işletmek için alternatif yollar ararken, Türkiye ise kendi haklarını koruyor. Ayrıca, iki ülkenin Suriye ve Filistin politikaları taban tabana zıt. Türkiye, Filistin davasına ve Hamas'a destek verirken, İsrail ise Hamas'ı terör örgütü olarak görüyor. Bu farklılıklar, bölgesel konularda işbirliğini zorlaştırıyor.
ABD ve Avrupa Birliği, bu gerilimden endişe duyuyor. Washington, iki NATO müttefiki arasındaki gerginliğin istikrarsızlık yaratabileceğini düşünüyor. Özellikle Ukrayna savaşı ve İran tehdidi gibi küresel konularda işbirliği ihtiyacı, tansiyonun düşürülmesini gerektiriyor. Ancak, her iki taraftaki sert söylemler ortak zemin bulmayı güçleştiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye-İsrail ilişkilerinin yeniden normalleşme sürecini olumsuz etkileyebilir. İki ülke, 2022'de büyükelçilerini atayarak ilişkileri düzeltmeye çalışmıştı. Ancak, Gazze'deki çatışmalar ve aşırı sağcı söylemler, normalleşmeyi sekteye uğrattı. Türkiye, bölgesel güç olarak İsrail'le dengeli bir ilişki yürütmek isterken, İsrail'in aşırı sağcı kesimleri bu dengeyi bozuyor. Türkiye'nin Filistin davasına verdiği destek de bu gerilimi perçinliyor. Önümüzdeki dönemde, iki ülke arasında diplomatik krizin daha da derinleşmesi muhtemel. Bu durum, Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin enerji projelerini ve bölgesel ittifaklarını etkileyebilir.