Oscar ödüllü iki İsrailli yönetmenin çektiği yeni belgesel, Gazze'de yapay zeka destekli toplu öldürümlere katılan erkek ve kadın askerlerin çarpıcı ifadelerini ortaya koyuyor. Yönetmenler, Venedik'teki prömiyer öncesinde AFP'ye yaptıkları açıklamada, filmin İsrail ordusunun Gazze'deki operasyonlarında yapay zeka kullanımına dair şimdiye kadarki en kapsamlı tanıklıkları içerdiğini belirtti. Film, İsrail'in askeri taktiklerini ve yapay zekanın savaş alanındaki rolünü sorgulayan uluslararası bir tartışmayı yeniden alevlendirdi.
Belgeselin Arka Planı ve İçeriği
Yönetmenler Yuval Abraham ve Basel Adra'nın imzasını taşıyan belgesel, İsrail ordusunda görev yapmış askerlerin doğrudan anlatımlarına dayanıyor. Filmde, yapay zeka destekli hedefleme sistemlerinin Gazze'de nasıl kullanıldığı, bu sistemlerin sivil kayıpları nasıl artırdığı ve askerlerin bu süreçteki rolü ele alınıyor. Abraham ve Adra, daha önce "No Other Land" adlı filmle Oscar kazanmış, İsrail-Filistin çatışmasına dair eleştirel yapımlarıyla tanınmıştı. Yeni belgesel, Venedik Film Festivali'nde prömiyer yapmadan önce basına tanıtıldı. Yönetmenler, askerlerin ifadelerinin sansürlenmeden sunulduğunu ve filmin İsrail toplumunda da yankı uyandırmasını umduklarını söyledi.
Belgeselde yer alan askerler, yapay zeka tabanlı sistemlerin hedef seçiminde kullanıldığını, ancak bu sistemlerin sıklıkla hatalı sonuçlar ürettiğini ve sivil yerleşim bölgelerinin vurulmasına yol açtığını aktarıyor. Askerler, üst düzey komutanların bu sistemlere aşırı güvendiğini ve sahadaki askerlerin endişelerinin dikkate alınmadığını belirtiyor. Film, İsrail ordusunun Gazze'de kullandığı "Lavender" ve "Gospel" gibi yapay zeka destekli hedefleme sistemlerine dair daha önce ortaya atılan iddiaları destekler nitelikte. Bu sistemlerin, binlerce Filistinliyi hedef almada kullanıldığı uluslararası basında yer almıştı.
Yönetmenler, filmin amacının İsrail'i suçlamak değil, savaşın insani boyutunu ve teknolojinin savaş suçlarındaki rolünü gözler önüne sermek olduğunu vurguladı. Ancak belgeselin İsrail'deki resmi çevrelerde rahatsızlık yaratması bekleniyor. İsrail ordusu, daha önce yapay zeka kullanımına dair iddiaları reddetmiş, sistemlerin yalnızca istihbarat amaçlı kullanıldığını savunmuştu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Belgeselin Venedik'te prömiyer yapması, Gazze'deki savaşın uluslararası kamuoyundaki yankılarını tazeleyecek. Avrupa'da ve ABD'de İsrail'e yönelik eleştiriler, özellikle sivil kayıplar ve yapay zeka kullanımı üzerinden artmış durumda. Film, uluslararası hukukçuların ve insan hakları örgütlerinin yapay zeka destekli hedeflemenin savaş suçu teşkil edip etmediğine dair tartışmalarına da katkı sunacak. Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Ceza Mahkemesi, Gazze'de işlenen olası savaş suçlarına dair soruşturmalar yürütüyor. Belgesel, bu soruşturmalara delil teşkil edebilecek tanıklıklar içermesi bakımından önem taşıyor.
Öte yandan film, İsrail iç siyasetinde de yankı uyandırabilir. İsrail'de askeri yetkililer ve hükümet, Gazze operasyonlarına dair eleştirileri genellikle "düşman propagandası" olarak nitelendiriyor. Ancak bizzat İsrailli askerlerin anlatımları, bu savunmayı zorlaştırabilir. Belgeselin gösterime girmesiyle birlikte İsrail'de ve dünyada yeni bir tartışma dalgası bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki insani krizi yakından takip eden ve İsrail'e yönelik eleştirilerini sürdüren ülkeler arasında yer alıyor. Bu belgesel, Türkiye'nin uluslararası platformlarda dile getirdiği "yapay zeka destekli saldırıların savaş suçu olduğu" yönündeki tezlerini güçlendirebilir. Ayrıca, İslam İşbirliği Teşkilatı ve BM nezdinde yürüttüğü girişimlerde yeni bir argüman olarak kullanılabilir. Türkiye'nin savunma sanayiinde yapay zeka kullanımına dair etik tartışmalar da bu vesileyle gündeme gelebilir. Kamuoyu, belgeselin yaratacağı uluslararası baskının İsrail'in operasyonlarını sınırlayabileceğini umuyor.