İsrail ordusunun Suriye'nin güneybatısındaki bir köyden çekilmesinin ardından, bölge sakinleri evlerine dönmeye başladı. Golan Tepeleri yakınındaki bu stratejik köy, İsrail'in 1974'teki ateşkes anlaşmasından bu yana tampon bölge olarak kontrol ettiği alanlardan biriydi. Son gelişmelerle birlikte köydeki sivil varlık yeniden şekillenirken, geri dönüş sürecinin nasıl işleyeceği merak konusu oldu.
Gelişmenin arka planı
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Suriye'nin güneyindeki Quneitra vilayetine bağlı bir köyden çekildiğini duyurdu. Çekilme, Birleşmiş Milletler Ateşkes Denetleme Örgütü'nün (UNDOF) gözetiminde gerçekleşti. Bölge, 1967 Altı Gün Savaşı'ndan bu yana İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri sınırında yer alıyor. İsrail'in çekilme kararı, Suriye hükümetiyle dolaylı müzakerelerin ardından geldiği iddia edilse de, her iki taraftan resmi açıklama yapılmadı.
Köy sakinleri, çatışmalar nedeniyle terk ettikleri evlerine dönerken, İsrail askerlerinin bölgeden ayrıldığı anlar cep telefonu kameralarına yansıdı. Görüntülerde, insanların evlerini kontrol ettiği ve hasar tespiti yaptığı görülüyor. Bölgedeki altyapının büyük ölçüde zarar gördüğü, elektrik ve su şebekelerinin yeniden kurulması gerektiği belirtiliyor.
Suriye resmi ajansı SANA, İsrail güçlerinin çekilmesini “işgalcilerin zorunlu geri çekilmesi” olarak yorumlarken, İsrail medyası operasyonel bir yeniden konuşlandırma olduğunu öne sürdü. Uzmanlar, İsrail'in kuzey sınırındaki gerginliği azaltma stratejisi kapsamında bu adımı attığını düşünüyor.
Bölgesel veya küresel boyut
İsrail-Suriye sınırındaki bu gelişme, Ortadoğu'da devam eden daha geniş jeopolitik dengelerle bağlantılı. Rusya'nın Suriye'deki askeri varlığı ve İran'ın Şam yönetimiyle ilişkileri, İsrail'in güvenlik hesaplamalarını etkiliyor. Ayrıca, ABD'nin bölgedeki arabuluculuk çabaları da İsrail-Suriye arasında dolaylı temasların sürmesine katkıda bulunuyor.
Birleşmiş Milletler, geri dönüşlerin barışçıl olması için taraflar arasında koordinasyon çağrısı yaptı. BM özel temsilcisi, “Bölgedeki istikrarın kalıcı olmasını sağlamak için uluslararası toplumun desteği şart” dedi. UNDOF'un bölgedeki izleme faaliyetleri devam ediyor.
Öte yandan, bazı analistler İsrail'in bu çekilmesinin, Golan Tepeleri'nin gelecekteki statüsüne dair bir sinyal olabileceğini, ancak İsrail yönetiminin resmi olarak böyle bir niyeti olmadığını belirtiyor. 2019'da ABD'nin Golan'ı tanıması, İsrail'in bölgedeki konumunu güçlendirmişti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Suriye politikası bağlamında izlenmeye değer. Ankara, Suriye'nin toprak bütünlüğüne vurgu yaparken, İsrail'in Golan'daki varlığını uluslararası hukuka aykırı buluyor. İsrail'in bu çekilmesi, Astana süreci gibi Suriye'ye yönelik diplomatik platformlarda Türkiye'nin elini güçlendirebilir. Ayrıca, bölgedeki istikrar, Türkiye'nin güney sınırındaki güvenlik dinamiklerini de etkileyebilir. Ancak, çekilmenin kapsamı dar olduğu için Türkiye için doğrudan bir etkiden ziyade, genel Ortadoğu dengeleri açısından takip edilmesi gereken bir gelişme.