Irak güvenlik güçleri, 28 Haziran Pazar günü erken saatlerde düzenlenen eş zamanlı baskınlarla aralarında milletvekilleri, eski bakanlar ve üst düzey bürokratların da bulunduğu çok sayıda kişiyi gözaltına aldı. Güvenlik ve hukuk kaynaklarına göre operasyon, Başbakan Ali el-Zaidi tarafından emredilen kapsamlı bir yolsuzlukla mücadele kampanyasının ilk adımı olarak gerçekleştirildi. Operasyon kapsamında, başkent Bağdat başta olmak üzere ülkenin çeşitli bölgelerinde belirlenen hedeflere yönelik baskınlar düzenlendi. Gözaltına alınanlar arasında, geçmiş dönemlerde görev yapmış bazı bakanlar ve halen görevde olan üst düzey memurların bulunduğu belirtiliyor. Yetkililer, operasyonun kamu fonlarının zimmetine geçirilmesi ve usulsüz ihale düzenlemeleri gibi iddialara dayandığını ancak detaylı bilgi vermekten kaçındı.
Operasyonun arka planı: Yıllardır süren yolsuzluk sorunu
Irak, 2003 sonrası yeniden yapılanma sürecinden bu yana yolsuzlukla mücadelede ciddi zorluklar yaşıyor. Transparency International'ın Yolsuzluk Algı Endeksi'ne göre ülke, 180 ülke arasında 157. sırada yer alarak dünyanın en yolsuzluk yapılan ülkelerinden biri olarak gösteriliyor. Kamu kaynaklarının israfı ve rüşvet, ülkedeki siyasi istikrarsızlığın önemli nedenleri arasında sayılıyor.
Ekonomik kriz ve işsizlikle boğuşan Irak'ta halk, sık sık yolsuzluk protestoları düzenliyor. 2019 yılında patlak veren kitlesel gösterilerde binlerce kişi yolsuzluk ve kötü yönetime karşı sokağa dökülmüştü. Başbakan Zaidi'nin bu operasyonu, seçim öncesi popülist bir hamle olarak da yorumlanıyor. Ülkenin siyasi krizlerle çalkalandığı bir dönemde, yolsuzlukla mücadele söyleminin hükümete meşruiyet kazandırması bekleniyor.
Bölgesel ve küresel yankılar
Operasyon, Irak'ın İran ve ABD arasında artan gerilimin ortasında dengeleri korumaya çalıştığı bir döneme denk geldi. Yolsuzlukla mücadele, uluslararası toplumun Irak'a yönelik desteğinin koşullarından biri olarak öne çıkıyor. IMF ve Dünya Bankası, Irak'a sağlanan kredilerde şeffaflık ve yolsuzlukla mücadele tedbirlerinin uygulanmasını talep ediyor.
Bölge ülkeleri ise gelişmeyi yakından izliyor. Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri, Irak'ın siyasi istikrarının bölgesel güvenlik için kritik olduğunu düşünüyor. Operasyonun başarısı, Irak'ın uluslararası yatırım çekme çabalarını da etkileyebilir. Öte yandan, gözaltına alınan isimlerin mezhepsel veya siyasi kimlikleri nedeniyle operasyonun hedef seçiciliği konusunda tartışmalar yaşanması muhtemel.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Irak'taki yolsuzlukla mücadele operasyonu, Türkiye için doğrudan bir etki yaratmasa da bölgesel istikrar açısından önem taşıyor. Irak'ta siyasi istikrarın sağlanması, Türkiye'nin Kuzey Irak'taki enerji projeleri ve ticari ilişkileri için elverişli bir ortam yaratabilir. Ayrıca, Irak yönetiminin yolsuzluğu azaltma çabaları, iki ülke arasındaki sınır ticaretinin düzenlenmesine katkı sağlayabilir. Ancak operasyonun siyasi hesaplamalarla gölgelenmesi durumunda, Irak'taki mevcut kırılgan yapının daha da bozulma riski bulunuyor.