İsrail'in Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Danny Danon, İsrail'in Lübnan ile mevcut ateşkes anlaşmasına bağlı olduğunu ancak bu ateşkesin ancak Hizbollah'ın anlaşmayı ihlal etmemesi halinde sürdürüleceğini açıkladı. Danon, yaptığı yazılı açıklamada, "İsrail, Lübnan ile varılan ateşkese saygı duymaya ve uygulamaya kararlıdır. Ancak Hizbollah'ın bu ateşkesi ihlal edecek herhangi bir adım atması halinde, İsrail kendini savunma hakkını saklı tutar" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, bölgede tansiyonun yüksek olduğu bir dönemde geldi. Ateşkes, geçtiğimiz yıl İsrail ile Lübnan arasında ABD ve Fransa'nın arabuluculuğuyla imzalanan deniz sınırı anlaşmasının ardından tesis edilmişti. Ancak, Hizbollah'ın İsrail sınırındaki askeri varlığı ve zaman zaman sıcak çatışmalara dönüşen sınır ihlalleri, ateşkesin kırılgan olduğunu gösteriyor.
Ateşkesin Arka Planı ve Kırılgan Yapısı
Ekim 2022'de varılan deniz sınırı anlaşması, iki ülke arasında on yıllardır süren gerginlikte önemli bir dönüm noktası olarak görülmüştü. Anlaşma, Doğu Akdeniz'deki doğal gaz kaynaklarının paylaşımını düzenliyor ve İsrail ile Lübnan arasında fiili bir ateşkes sağlıyordu. Ancak, Hizbollah'ın diplomatik kriz anlarında sınır boyunca askeri yığınak yapması ve geçmişte İsrail askerlerine yönelik saldırılar düzenlemesi, ateşkesi sürekli tehdit altında bırakıyor. Danon'un açıklaması, İsrail'in ateşkese bağlılığını teyit etmekle birlikte, Hizbollah'a yönelik bir uyarı niteliği taşıyor. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) son aylarda Lübnan sınırında devriyeleri artırdı ve olası bir Hizbollah saldırısına karşı hazırlıklı olduğunu duyurdu. Bununla birlikte, Lübnan'daki siyasi kriz ve Hizbollah'ın ülke siyasetindeki belirleyici rolü, ateşkesin sürdürülebilirliğini zora sokuyor.
Lübnan hükümeti, İsrail ile iyi ilişkiler kurmaktan yana olmasa da, ekonomik çöküşle boğuşan ülkede yeni bir savaş riskini göze alamıyor. Hizbollah ise İran'ın desteğiyle askeri kapasitesini artırmaya devam ediyor. İsrail istihbaratı, Hizbollah'ın elinde on binlerce füze bulunduğunu ve bunların İsrail şehirlerini hedef alabilecek nitelikte olduğunu belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Doğu Akdeniz'de Enerji Oyunu
Ateşkesin devamı, yalnızca İsrail ve Lübnan için değil, Doğu Akdeniz'deki enerji jeopolitiği açısından da kritik. Bölgede İsrail, Mısır, Kıbrıs ve Yunanistan'ın yer aldığı Doğu Akdeniz Gaz Forumu (EMGF) çerçevesinde doğal gaz iş birliği gelişirken, Türkiye ve Lübnan bu forumun dışında kalıyor. Lübnan'ın deniz sahalarında potansiyel doğal gaz rezervleri bulunuyor ve bu kaynaklar, ülkenin ekonomik krizden çıkışı için bir umut ışığı olarak görülüyor. Ancak, Hizbollah'ın olası bir saldırısı, hem enerji projelerini hem de bölgesel istikrarı tehdit edebilir. ABD ve Fransa'nın arabuluculuğunda yürütülen müzakereler, taraflar arasında doğrudan bir diyalog kanalı oluşturmuş durumda. Ancak, İran'ın bölgedeki nüfuzu ve Hizbollah üzerindeki etkisi, bu çabaları sekteye uğratabilecek bir faktör olarak öne çıkıyor.
Analistlere göre, Danon'un açıklaması, İsrail'in diplomatik yollarla çözüm arayışını sürdürdüğü ancak askeri seçeneği masadan kaldırmadığı şeklinde yorumlanmalı. Hizbollah lideri Hasan Nasrallah ise daha önceki konuşmalarında İsrail'e karşı misilleme yapma hakkını saklı tuttuklarını ve ateşkesin Lübnan'ın egemenlik haklarını ihlal edemeyeceğini belirtmişti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının paylaşımı konusunda İsrail ve Lübnan ile farklı pozisyonlara sahip. Ateşkesin sürmesi, bölgede istikrarı koruyarak Türkiye'nin enerji projelerine katılımını dolaylı olarak etkileyebilir. Ancak, Hizbollah'ın İran bağlantısı, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki politikalarıyla çelişebilir. Türkiye, Lübnan'daki iç istikrarı desteklemekle birlikte, Hizbollah'ın askeri kanadının bölgede güç kazanmasını endişeyle izliyor. Öte yandan, İsrail ile son yıllarda gelişen ticari ve diplomatik ilişkiler, Türkiye'nin ateşkesin sürmesinden yana olduğunu gösteriyor. Bu gelişme, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki çıkarları ve bölgesel güvenlik dengeleri açısından yakından takip edilmesi gereken bir konu.