İsrail Yüksek Mahkemesi, hükümetin işgal altındaki Batı Şeria ve Gazze'den alıkonulan Filistinli mahkumların Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) tarafından ziyaret edilmesine yönelik yasağını oybirliğiyle iptal etti. Mahkeme, Kızılhaç'ın tutuklulara erişiminin uluslararası insancıl hukukun bir gereği olduğuna hükmetti. Karar, 7 Ekim 2023'te başlayan savaşın ardından tutuklanan binlerce Filistinliyi kapsıyor. İsrail hükümeti, güvenlik gerekçesiyle söz konusu ziyaretleri engelliyordu. Yüksek Mahkeme'nin kararı, insan hakları örgütleri tarafından memnuniyetle karşılanırken, hükümet kanadından tepki çekti.
Gelişmenin arka planı
Mahkeme kararı, İsrail İç İstihbarat Servisi Şin Bet ve İsrail Hapishane Servisi'nin itirazlarına rağmen geldi. Hükümet, Kızılhaç ziyaretlerinin "operasyonel güvenliği tehlikeye atacağı" gerekçesiyle yasağı savunuyordu. Ancak Yüksek Mahkeme, uluslararası hukukun, özellikle de Cenevre Sözleşmeleri'nin bir parçası olan Kızılhaç'ın tutuklulara erişim hakkını tanıdığını vurguladı. Kararda, ziyaretlerin belirli koşullar altında yapılabileceği, ancak tamamen yasaklanamayacağı belirtildi. Şu anda İsrail'de yaklaşık 9 bin 500 Filistinli mahkum bulunuyor; bunların 3 bin 400'ü savaşın başlamasından bu yana tutuklandı. Mahkeme, ziyaretlerin başlaması için hükümete 30 gün süre tanıdı.
Bölgesel ve küresel boyut
Karar, uluslararası toplumda Filistinli mahkumların durumuna ilişkin artan endişeleri yansıtıyor. Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, İsrail'i tutuklulara kötü muamele ve işkence iddialarıyla defalarca eleştirmişti. Kızılhaç erişiminin sağlanması, bu iddiaların bağımsız şekilde belgelenmesine olanak tanıyabilir. Bölgesel olarak, kararın Filistin yönetimi ve Hamas üzerinde farklı etkileri olabilir. Öte yandan, İsrail'de sağcı koalisyon hükümeti, karara karşı çıkıp mevzuat değişikliğine gitme tehdidinde bulundu. Bu durum, İsrail'de yargı-hükümet çekişmesini yeniden alevlendirebilir. Küresel ölçekte ise karar, uluslararası hukukun üstünlüğü açısından bir emsal teşkil ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu karar, Türkiye'nin uzun süredir savunduğu Filistinli mahkumların hakları ve uluslararası hukukun uygulanması talepleriyle örtüşüyor. Türkiye, İsrail-Filistin sorununda Filistin'in yanında yer alan bir aktör olarak, bu tür mahkeme kararlarını desteklemektedir. Kararın, İsrail ile Türkiye arasında son dönemde normalleşme sinyalleri veren ilişkilere yansıması beklenebilir. Ancak Türkiye için en kritik boyut, kararın bölgesel istikrara katkı sağlayıp sağlamayacağıdır. Zira Filistinli mahkumlar konusu, Filistin kamuoyunda hassas bir başlık olup, İsrail yönetiminin bu karara uyup uymayacağı Ankara tarafından yakından izlenecektir.