İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyindeki Tire kentinin son güvenli bölge olarak bilinen mahallesinin de boşaltılmasını emretti. Hava saldırılarının yoğunlaştığı bölgede, binlerce sivil güneye doğru kaçarken, yaşlı ve kronik hastalığı olanlar için kaçış neredeyse imkansız hale geldi. Tire'nin tarihi liman kenti, son günlerde İsrail'in Hizbullah hedeflerine yönelik operasyonlarının odağı haline geldi. Birleşmiş Milletler yetkilileri, kentte yaklaşık 10 bin kişinin mahsur kaldığını ve insani yardıma acil ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor.
Gelişmenin Arka Planı
İsrail, 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de devam eden çatışmaların ardından Lübnan sınırında da Hizbullah ile karşılıklı saldırılarını sürdürüyor. Geçtiğimiz haftalarda Beyrut'un güney banliyölerine düzenlenen saldırılarda Hizbullah lideri Hasan Nasrallah'ın öldürülmesi, gerilimi daha da tırmandırmıştı. Tire, Akdeniz kıyısında yer alan ve tarihi Fenike kalıntılarıyla UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde bulunan bir kent. Ancak savaş, bu antik kenti de hedef haline getirdi. İsrail ordusu, Hizbullah'ın kentteki sivil altyapıyı kullanarak roket rampaları yerleştirdiğini iddia ediyor. Bölgeden gelen görüntüler, bombalanan binaların enkazı altında kalan aileleri ve yaralıların acil olarak tahliye edilmesini beklediğini gösteriyor.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, son 24 saatte Tire ve çevresinde en az 45 kişinin hayatını kaybettiğini, 130'dan fazla kişinin yaralandığını açıkladı. Kentteki hastaneler, yetersiz tıbbi malzeme ve personel eksikliği nedeniyle zor durumda. Dünya Sağlık Örgütü, bölgeye acil tıbbi yardım sevkiyatı yapılması çağrısında bulundu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları, bölgesel bir savaş endişesini yeniden alevlendirdi. İran, Hizbullah'ı desteklediğini açıklarken, ABD ve Fransa, taraflar arasında ateşkes sağlanması için diplomatik çabaları hızlandırdı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, olağanüstü toplantı kararı aldı. Ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hizbullah'ın kuzey İsrail'e yönelik roket saldırılarının durdurulması için askeri operasyonların devam edeceğini belirtti. Bu durum, bölgedeki insani krizi derinleştiriyor. Lübnan'da daha önce yaşanan iç savaşın yaraları henüz sarılmamışken, yeni bir çatışma dalgası ülkeyi ekonomik ve sosyal olarak çöküşe sürüklüyor. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği, 1 milyondan fazla kişinin yer değiştirdiğini ve bunun bölgenin en büyük mülteci krizlerinden birine yol açtığını açıkladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Tire'deki gelişmeler, Türkiye'nin Akdeniz'deki çıkarlarını doğrudan ilgilendiriyor. Türkiye, Lübnan ile tarihi ve kültürel bağlara sahip olup, bölgede yaşanan insani krizin yayılması, Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanları ve enerji kaynakları üzerindeki dengeleri etkileyebilir. Ayrıca, İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmanın tırmanması, Türkiye'nin Suriye politikasını ve bölgedeki nüfuz mücadelesini de doğrudan etkileyebilir. Türk dış politikası, bu krizde diplomatik çözüm ve ateşkes çağrılarını sürdürürken, aynı zamanda bölgesel istikrarın korunması için aktif bir rol üstlenmek durumundadır.