İsrailliler, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun uzun süreli iktidarını sona erdirebilecek veya ülkeyi yeni bir siyasi çıkmaza sürükleyebilecek yakın çekişmeli bir parlamento seçimi için Salı günü sandık başına gidiyor. Anadolu Ajansı'nın haberine göre, anketler iki büyük bloğun da hükümet çoğunluğu sağlayamayacağını öngörüyor. Seçim, İsrail siyasetinde yıllardır süren belirsizliği sona erdirme potansiyeli taşıyor.
Seçimin Arka Planı
İsrail'de son dört yılda beşinci kez sandık başına gidiliyor. Ülke, 2019'dan bu yana siyasi istikrarsızlıkla boğuşuyor ve hiçbir hükümet uzun ömürlü olamadı. Bu seçim, özellikle eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot'un siyasete girmesiyle yeni bir boyut kazandı. Eisenkot, Netanyahu'nun ana rakibi olarak öne çıkıyor ve merkez sağ seçmende karşılık bulmaya çalışıyor.
Netanyahu ise yolsuzluk davalarıyla uğraşırken, iktidarını koruma mücadelesi veriyor. Seçim kampanyası, ekonomik sıkıntılar, güvenlik endişeleri ve sosyal bölünmeler etrafında şekillendi. Son anketler, Netanyahu'nun Likud partisi ile muhalefet blokunun başa baş olduğunu, ancak hiçbirinin 61 sandalyelik çoğunluğa ulaşamadığını gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail seçimleri, Orta Doğu'nun kırılgan jeopolitiğinde önemli yansımalar yaratabilir. Netanyahu'nun iktidarda kalması, özellikle Filistin meselesi ve İran nükleer anlaşması konusunda mevcut sert çizginin sürmesi anlamına geliyor. Eisenkot'un yükselişi ise daha ılımlı bir dış politika ve Filistin ile yeniden diyalog sinyali olarak yorumlanıyor. Ayrıca, ABD yönetimiyle ilişkiler ve bölgesel ittifaklar (özellikle Arap ülkeleriyle normalleşme) seçim sonuçlarından etkilenebilir.
Uluslararası toplum, İsrail'in siyasi istikrarsızlığının bölgesel güvenlik ve ekonomik işbirlikleri üzerindeki etkisini yakından izliyor. Seçim sonrası olası bir koalisyon hükümeti, İsrail'in iç ve dış politikasında yeni denge arayışlarını beraberinde getirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail'deki siyasi gelişmeleri yakından takip ediyor. Netanyahu hükümeti ile son dönemde yaşanan normalleşme süreci, seçim sonuçlarına göre sekteye uğrayabilir veya hız kazanabilir. Eisenkot'un olası bir başbakanlığı, Türkiye-İsrail ilişkilerinde yeni bir sayfa açılmasına olanak tanıyabilir; ancak Filistin meselesindeki hassasiyetler göz önünde bulundurulmalı. Enerji işbirliği (Doğu Akdeniz gazı) ve turizm gibi alanlarda istikrar önemli. Türkiye, bölgesel barış ve istikrar için İsrail'deki siyasi belirsizliğin bir an önce sona ermesini umuyor.