İsrail'de siyasi kriz derinleşirken, Meclis (Knesset) erken seçim kararıyla kendini feshetti. Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki koalisyon hükümeti, son günlerde tartışmalı bazı yasa tasarılarını meclisten geçirerek pozisyonunu güçlendirmeye çalıştı. Seçimlerin 1 Kasım 2022'de yapılması bekleniyor. Bu, İsrail'in son üç yılda beşinci kez sandık başına gitmesi anlamına geliyor.
Gelişmenin arka planı
Koalisyon hükümeti, Nisan 2022'de iktidara geldiğinden bu yana iç anlaşmazlıklarla boğuşuyordu. Özellikle Batı Şeria'daki yerleşim politikaları, dini grupların talepleri ve askeri konular koalisyon ortakları arasında sürtüşmelere yol açtı. Netanyahu liderliğindeki sağ blok, geçtiğimiz haftalarda meclisten "Yahudi ulus-devlet yasası"nı güçlendiren değişiklikler ve yerleşimcilere ek bütçe ayrılması gibi tartışmalı kararları geçirmeyi başardı.
Bu yasalar, uluslararası toplumun tepkisini çekti. Birleşmiş Milletler, ABD ve Avrupa Birliği, İsrail'i tek taraflı adımlar atmaması konusunda uyardı. Ancak Netanyahu, iç siyasetteki zorlukları aşmak için ulusal güvenlik söylemini kullanarak kamuoyu desteğini korumaya çalışıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İsrail'deki siyasi istikrarsızlık, Ortadoğu dengeleri üzerinde etkili oluyor. Lübnan, Suriye ve İran cephelerinde tansiyon yüksekken, İsrail'in seçim sürecine girmesi bölge ülkeleri arasında belirsizlik yaratıyor. Özellikle İran'la nükleer müzakereler sürerken, İsrail'in olası askeri hamleleri seçim atmosferinde daha da öngörülemez hale gelebilir.
Küresel boyutta ise, İsrail'in iç siyasetindeki çalkantı, ABD-İsrail ilişkilerini de etkiliyor. ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, İsrail'in yeni hükümetiyle işbirliğine hazır olduğunu belirtse de, Netanyahu'nun sağ koalisyonunun Filistin politikaları Washington'da rahatsızlık yaratıyor. Öte yandan, Avrupa Birliği ve bazı Arap ülkeleri, İsrail'deki seçim sonuçlarını yakından takip ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'deki erken seçim kararı ve siyasi istikrarsızlık, Türkiye-İsrail ilişkileri açısından önemli bir dönemeç olabilir. Son dönemde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve İsrail Başbakanı arasında yaşanan gerginlik, iki ülke arasındaki ekonomik ve diplomatik ilişkileri olumsuz etkilemişti. Seçim sürecinde İsrail'de muhtemelen daha milliyetçi bir söylem benimsenecek olması, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji politikaları ve Filistin meselesindeki duruşuyla çelişebilir. Ayrıca, İsrail'deki siyasi belirsizlik, bölgesel güvenlik dinamiklerini etkileyerek Türkiye'nin Suriye ve Irak politikalarını da dolaylı olarak şekillendirebilir.