İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Lübnan'ın güneyindeki Mecdül Zun (Majdal Zoun) kasabasında Hizbullah'a ait olduğu belirtilen yeraltı altyapısını hedef alan bir operasyon düzenledi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Israel Katz tarafından yapılan ortak açıklamaya göre, saldırıda 200 metre (656 fit) uzunluğundaki bir tünel tamamen imha edildi. Operasyon öncesinde ABD'ye bilgi verildiği ifade edildi. Saldırı, İsrail'in kuzey sınırında artan gerilim ve Hizbullah'ın İsrail hedeflerine yönelik saldırılarının arttığı bir dönemde gerçekleşti.
Gelişmenin arka planı
İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmalar, 7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'e yönelik saldırısının ardından tırmanışa geçti. Hizbullah, Lübnan'ın güneyinden İsrail'in kuzeyindeki askeri ve sivil hedeflere roket ve füze saldırıları düzenlerken, İsrail de hava saldırıları ve topçu ateşiyle karşılık veriyor. Bu operasyon, İsrail'in Hizbullah'ın yeraltı tünel ağını hedef alan kapsamlı bir stratejinin parçası olarak görülüyor. İsrail, Hizbullah'ın İsrail sınırı yakınında kazdığı tünellerin, savaşçılarını gizlice İsrail topraklarına sızdırmak için kullanıldığını iddia ediyor. Mecdül Zun'daki tünelin, Hizbullah'ın lojistik ve askeri hareketliliği için kritik bir öneme sahip olduğu belirtiliyor.
Operasyon sırasında İsrail'in hassas güdümlü mühimmat kullandığı ve tünelin tamamen çökertildiği bildirildi. İsrail ordusu, bölgede Hizbullah'a ait silah depolarını da hedef aldığını duyurdu. Saldırıda sivil kayıp yaşanmadığı ifade edilse de, Lübnanlı kaynaklar bölgedeki bazı evlerin hasar gördüğünü bildirdi. İsrail, operasyonun uluslararası hukuka uygun olduğunu savunuyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu saldırı, İsrail ile Hizbullah arasındaki sınır ötesi çatışmaların tırmanma potansiyelini gösteriyor. Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, daha önce yaptığı konuşmalarda İsrail'in kuzeydeki hedeflerine yönelik saldırıları yoğunlaştıracaklarını belirtmişti. İsrail'in ABD'ye bilgi vermesi, Washington ile koordinasyonun devam ettiğini ortaya koyarken, ABD'nin bölgedeki diğer aktörler üzerinde itidal çağrısı yapma çabalarını da yansıtıyor. İran'ın desteklediği Hizbullah, Lübnan'da önemli bir siyasi ve askeri güç olarak varlığını sürdürürken, bu tür saldırılar bölgesel gerginliği artırıyor. Özellikle Gazze'deki savaşın etkisiyle Lübnan sınırındaki çatışmaların daha geniş bir bölgesel savaşa dönüşme riski bulunuyor. BM Lübnan Geçici Gücü (UNIFIL), taraflara itidal çağrısı yaparken, uluslararası toplum da çatışmaların yayılmasından endişe duyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail-Lübnan sınırındaki çatışmaların bölgesel istikrarı tehdit ettiğini vurgulamaktadır. Türk dış politikası, Akdeniz'deki güvenlik dengeleri ve enerji kaynaklarının paylaşımı açısından Lübnan'daki gelişmeleri yakından takip etmektedir. Hizbullah-İsrail çatışmasının tırmanması, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji arama faaliyetleri ve bölgedeki askeri varlığı üzerinde dolaylı etkiler yaratabilir. Ayrıca, çatışmaların yayılması Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı Suriyeli mültecilerin durumunu da etkileyebilir. Bu nedenle Türkiye, diplomatik girişimlerle tansiyonun düşürülmesini desteklemekte ve BM nezdinde adımlar atmaktadır.